Sincan Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan mahpuslar, Kürtçe mektuplaşma hakkının engellendiğini belirtiyor.
Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan Ramazan Çeper, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği’ne (CİSST) yazdığı mektupta, aylardır Kürtçe mektuplarının gönderilmediğini ve kendilerine gelen Kürtçe mektupların da teslim edilmediğini söyledi.
Çeper, mektupların gönderilmesi için tercüman ücretinin mahpuslardan karşılanmasının istendiğini belirterek, “Aylardır Kürtçe mektuplarımıza yasak getirilmiş ve tercüman parasını kendimiz karşılamadığımız sürece hiçbir mektubumuzun gönderilmeyeceği ifade edilmiştir” dedi.
Mektubunda, sorunu diyalog yoluyla çözmeye çalıştıklarını ancak sonuç alamadıklarını belirten Çeper, uygulamanın yalnızca mektuplaşma hakkını değil, cezaevindeki genel atmosferi de etkilediğini anlattı.
Çeper mektubunda, “Uzun süredir bu konuyu diyalog yoluyla ve alternatif çözüm seçenekleriyle sorun haline getirmekten çıkarma girişimlerimize rağmen, tüm çözüm seçeneklerini elinin tersiyle iten, yasak ve engellemeye angaje olmuş bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu anladığımızda, sorunun çözümü ve burada yaşananların mercek altına alınmasını sağlamak için size yazma gereği duydum” ifadelerini kullandı.
“Kürtçe bilen personel var ama görevlendirilmiyor”
Daha önce Mektup Okuma Komisyonunda Kürtçe bilen infaz koruma memurlarının görevlendirildiğini ifade eden Çeper, bu yıl bu uygulamadan vazgeçildiğini anlattı
Kurumda Kürtçe bilen 10’u aşkın infaz koruma memuru bulunduğunu söyleyen Çeper, bu personelin Mektup Okuma Komisyonunda görevlendirilmesini talep ettiklerini ancak taleplerinin kabul edilmediğini aktardı.
Çeper ayrıca, “Tercüman sıkıntısı varsa bunu Bakanlığa yazarak bir hafta içinde çözebilecekken bu da yapılmıyor” dedi.
Kampüs içerisindeki diğer cezaevlerinde Kürtçe mektuplaşmaya yönelik benzer bir engel olmadığını savunan Çeper, “Yanı başımızda 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi de var. Bu cezaevinde yasak yokken bizde yasak var” ifadelerini kullandı.
CİSST ilgili kurumlara başvurdu
CİSST, mektubun ardından Cezaevi İzleme Kurulu, İl İnsan Hakları Kurulu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER), Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne (CTE) başvuru yaptı.
CİSST Ağırlaştırılmış Müebbet Tematik Alan Uzmanı Heval Zelal Avcı, bianet’e yaptığı değerlendirmede, ağırlaştırılmış müebbet hükümlülerinin infaz rejimi nedeniyle tecridi en yoğun yaşayan mahpus gruplarından biri olduğunu söyledi.
Avcı, telefon görüşmesi, ziyaret hakkı ve sosyal faaliyetlere katılım gibi hakların bu mahpuslar bakımından daha sınırlı uygulandığını belirterek, mektuplaşmanın dış dünyayla iletişim açısından kritik önemde olduğunu kaydetti.
“Mektuplaşma hakkını da sınırlandıran veya fiilen kullanılamaz hale getiren uygulamalar, zaten ağır tecrit koşullarında yaşayan mahpusların dış dünyayla kalan son iletişim kanallarından birini de zayıflatıyor” diye konuştu.
DEM Parti iddiaları Meclis’e taşıdı
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mardin Milletvekili Beritan Güneş de Sincan 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda mahpusların Kürtçe mektuplaşma hakkının sistematik biçimde engellendiği iddialarını Meclis gündemine taşıdı.
Güneş, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na yazılı soru önergesi sundu. Ramazan Çeper’in mektubundan bahseden Güneş, Anayasa’nın 22’nci maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetine dikkat çekerek, Anayasa Mahkemesi’nin ölçülülük ilkesine ilişkin kararlarını hatırlattı.
Kürtçe bilen personelin bulunmasına ve alternatif teknik imkanlara rağmen Kürtçe mektupların engellenmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, bunun aynı zamanda ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geldiği ifade etti.
Güneş, Gürlek’e “Sincan 1 ve 2 No’lu Ceza İnfaz Kurumlarında kaç Kürtçe bilen infaz koruma memuru görev yapıyor? Bu personelin mektup okuma komisyonlarında görevlendirilmemesinin gerekçesi nedir? Başka kurumlardan elektronik sistem üzerinden dil desteği alınması mümkünse bu yöntem neden kullanılmıyor?" diye sordu.
(HA)

















