SAMER raporu: Yeni Parti "yenilenme" mi, "bölünme" mi sayılıyor?
SAMER Araştırma, 23–27 Temmuz 2026 tarihleri arasında X (Twitter) platformunda paylaşılan binlerce içerik üzerinden siyaset gündeminin üst sıralarında yer alan "Yeni Parti" tartışmalarına ilişkin kamuoyu algısını mercek altına aldı.
Nitel tematik kodlama yöntemiyle incelenen veri seti, tartışmaların sadece yeni bir siyasal örgütlenme arayışından ibaret olmadığını gösterdi. Söylemlerin ana eksenini; CHP'deki meşruiyet krizi, siyasal temsil yetkisinin kimde olduğu, muhalefetin yeniden inşası ve Özgür Özel’in bu süreçteki liderlik performansı oluşturdu.
Raporun bulguları:
Sosyal medyadaki paylaşımların analizi sonucunda kamuoyunda öne çıkan 13 temel eğilim ve baskın söylem şöyle:
1. Zorunlu bir çıkış yolu olarak Yeni Parti: Destekleyici grupta yer alan kullanıcılar, yeni partiyi keyfi bir tercih değil, CHP’de yaşanan krizlerin ve hukuki/örgütsel engellerin ardından seçmen iradesini korumak adına atılmış zorunlu bir adım olarak nitelendiriyor. "Yola devam etme" ve "yeniden başlama" söylemi ön planda yer alıyor.
2. CHP’den kopuş mu, CHP’nin devamı mı?: Eksen tartışmalardan biri tarihsel miras üzerinde yoğunlaşıyor. Bir kesim yeni partiyi "seçilmiş iradeyi temsil eden gerçek CHP" olarak görürken, karşıt kesim ise partiyi içeride savunmak yerine terk edip kurumsal yapıyı parçalamakla eleştiriyor.
3. Oyların bölünmesi ve muhalefetin geleceği: İktidara alternatif üretmek yerine muhalefet oylarının bölüneceği endişesi dile getiriliyor. Destekçiler ise asıl bölünmenin yeni partiyle değil, mevcut CHP yönetimiyle ortaya çıktığını, bu adımın dağılan iradeyi yeniden toplama amacı taşıdığını savunuyor.
4. Özgür Özel’in liderliği Paylaşımlarda Özel’e yönelik ikili bir anlatı göze çarpıyor. Destekçiler kendisini baskılara karşı eğilmeyen ve cesur bir yol açan lider olarak konumlandırırken; eleştirenler ise kararı geç kalınmışlık, mevcut partiyi yönetememe ve başarısızlık olarak okuyor.
5. Kılıçdaroğlu, geçmişle hesaplaşma ve karşı kutup: Kemal Kılıçdaroğlu, yeni partinin hangi zihniyete karşı kurulduğunu simgeleyen sembolik bir aktör haline gelmiş durumda. Yeni partiye verilen destek, aynı zamanda eski yönetim anlayışına dönülmesine gösterilen tepkiyi de içeriyor.
6. Umut ve yeniden başlangıç anlatısı: Destekleyici grupta "İktidara Yürüyoruz", "Yanındayız" gibi ifadelerle güçlü bir toplumsal mobilizasyon arzusu dikkat çekiyor. Oluşum, muhalefetin dağılmasını önleyecek moral kaynağı olarak görülüyor.
7. Güvensizlik, hayal kırıklığı ve başarısızlık korkusu: Eleştirel kulvarda ideolojik karşıtlıktan ziyade bir güven sorunu göze çarpıyor. Seçmenler, sadece logonun ve ismin değişip mevcut yönetim sorunlarının aynen devam edip etmeyeceğini sorguluyor.
8. Meşruiyet mücadelesi ve "mutlak butlan" söylemi: Hukuki bir terim olan "mutlak butlan", dışarıdan müdahaleye ve parti iradesinin gaspına karşı direnişi simgeleyen siyasal bir slogana dönüşmüş durumda.
9. seçmen tabanı ve ideolojik yön arayışı: Partinin yalnızca CHP tabanıyla büyüyemeyeceği; merkez sağdan, milliyetçilerden ve kararsız seçmenden oy alması gerektiği vurgulanıyor. Partinin ideolojik duruşunun netleşmesi talep ediliyor.
10. İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın konumu: Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş, yeni oluşumun geleceğini belirleyecek kilit figürler olarak görülüyor. İki ismin partiyle kuracağı temasın ve toplumsal desteğinin oluşumun başarısında doğrudan rol oynayacağı düşünülüyor.
11. İktidara karşı direnç mi, iktidara yarayan bölünme mi?: Yeni parti bir kesim tarafından iktidara karşı taze bir direnç alanı; diğer kesim tarafından ise mevcut iktidarın işini kolaylaştıracak bir parçalanma olarak değerlendiriliyor.
12. Kadro, program ve örgütlenme beklentisi: İsimler kadar liyakatli kadrolara, somut yerel örgütlenmeye ve adalet/hukuk vurgulu net bir parti programına ihtiyaç duyulduğu belirtiliyor.
13. Alay, öfke ve kutuplaştırıcı dil: Tartışmaların kayda değer bir kısmında siyasal eleştirilerin ötesine geçen sert, küçümseyici ve kutuplaştırıcı bir üslubun hakim olduğu görülüyor.
Lozan’ın yıl dönümü ve tarihsel sembolizm
Yeni partinin kuruluşunu 24 Temmuz Lozan Antlaşması'nın yıl dönümünde deklare etmesi, dijital alanda farklı tarihsel hafızaların çatıştığı bir sembolizm tartışması başlattı:
Destekleyenler: 24 Temmuz seçimini Türkiye'nin bağımsızlık belgesine ve Cumhuriyet’in kurucu iradesine verilmiş güçlü bir selam olarak okuyor. Bu kesime göre kuruluş, CHP çizgisinin gerçek sahiplerince yaşatılması anlamı taşıyor.
Karşıtlar: Tarih seçimini iki farklı açıdan eleştiriyor. İlk grup, Atatürk'ün partisini bölüp yeni bir parti kurarken Lozan sembolizmini kullanmayı çelişkili buluyor. İkinci grup ise muhafazakar/revizyonist bir bakış açısıyla Lozan'ı eleştirerek, partinin "eski vesayetçi/İttihatçı" anlayışı sürdüreceğini iddia ediyor.
Kürt siyasal hafızası: Yapılan paylaşımlarda Lozan'ın, Kürt kimliği ve statüsünün görünmez kılındığı bir dönüm noktası olarak Hatırlandığı belirtiliyor. Kuruluş günü olarak 24 Temmuz'un seçilmesi ile Hacı Bayram Camii ve Anadolu Kulübü ritüelleri birlikte değerlendirildiğinde; kapsayıcı bir dil arzulanmakla birlikte kültürel tanınma hususunda muğlaklık yaşandığı ifade ediliyor.
SAMER Araştırma’nın raporu, "Yeni Parti"nin kamuoyu nezdinde henüz nihai başarısı ya da başarısızlığı tescillenmiş bir yapı olmadığını ortaya koyuyor.
X platformundaki dinamikler, oluşumun umut ile güvensizlik, direnç ile bölünme arasında sürekli müzakere edilen yeni bir siyasal ihtimal olarak görüldüğünü kanıtlıyor. Partinin kalıcı bir toplumsal desteğe ulaşıp ulaşamayacağını ise zaman içerisinde açıklayacağı kadro, program ve izleyeceği kapsayıcı ittifak stratejisi belirleyecek.
Raporun tamamını buradan okuyabilirsiniz.
(EMK)