Özgürlük için Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Çocuk Hakları ve Hafızası Komisyonu, 2026 Newroz kutlamaları sonrasında çocuklara yönelik gözaltı ve tutuklama uygulamalarına ilişkin açıklama yaptı.
Komisyon, Newroz’un takvimsel bir kutlama değil; tarihsel hafızanın, kimliğin, direnişin ve özgürlük arayışının simgesi olduğunu hatırlattı. Barışçıl biçimde gerçekleşen kutlamalara güvenlikçi bir yaklaşımla müdahale ettiği ifade edildi.

16 yaşındaki müzisyen çocuk, Kürtçe şarkılar söylediği gerekçesiyle tutuklandı
"Slogan atarken dudak oynatma suçu"
Komisyonun paylaştığı bilgilere göre İstanbul Yenikapı’daki Newroz kutlamalarına katıldıkları gerekçesiyle 15 çocuk gözaltına alındı. Bu çocuklardan 4’ü “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklandı, 2’si hakkında ev hapsi kararı verildi, 7’si hakkında ise imza şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandı.
Açıklamada ayrıca İzmir’de “slogan atarken dudak oynattığı” iddiasıyla 1 çocuğun, Batman’da sahnede Kürtçe şarkı söylediği gerekçesiyle 1 çocuğun ve Diyarbakır'da Newroz’a katıldığı gerekçesiyle 1 çocuğun daha tutuklandığı belirtildi.
Böylece, komisyona kayıtlarına göre, Newroz’a katıldıkları için en az 7 çocuk tutuklu, 2 çocuk ise ev hapsinde bulunuyor.

Kürt illerinde çocuk ve gençlere yönelik yaşam hakkı ihlalleri veritabanı açıldı
Öne çıkan hak ihlalleri
Basın açıklamasına göre süreçte öne çıkan ve çocukların maruz kaldığı hak ihlalleri şöyle:
Özgürlük ve güvenlik hakkının ihlali: Çocukların barışçıl bir etkinliğe katıldıkları gerekçesiyle gözaltına alınması ve tutuklanması.
Tutuklamanın “son çare” ilkesine aykırılık: Çocuklar bakımından özgürlükten yoksun bırakmanın istisna olması gerekirken tutuklamanın fiilen cezalandırma aracına dönüşmesi.
İfade özgürlüğünün ihlali: Kürtçe şarkı söylemek, sloganlara eşlik etmek ya da “dudak oynatmak” gibi eylemlerin suçlama konusu yapılması.
Barışçıl toplanma hakkının ihlali: Newroz gibi kitlesel ve barışçıl bir etkinliğe katılımın kriminalize edilmesi.
Çocukların kültürel haklarının ihlali: Kürtçe müzik söylemenin cezai yaptırım konusu yapılması.
İşkence ve kötü muamele yasağının ihlali: Gözaltı ve tutuklama süreçlerinde çocuklara yönelik işkence ve kötü muamele iddiaları.
Çocuğun üstün yararı ilkesinin ihlali: Yargısal ve idari işlemlerde çocuğun korunması yerine güvenlikçi-cezalandırıcı yaklaşımın öne çıkması.
Adil ve çocuk koruma odaklı yargılama güvencelerinin zedelenmesi: Çocuk adalet sisteminin onarıcı değil bastırıcı şekilde işletilmesi.
Ayrımcılık riski ve hedef gösterme: Çocukların politik ve kültürel kimlikleriyle bağlantılı etkinliklere katılımlarının cezalandırılması.
Etkili soruşturma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi riski: İşkence ve kötü muamele iddiaları karşısında bağımsız ve şeffaf soruşturma yürütülmemesi.

Kızıltepe’de polisin yere fırlattığı çocuğun avukatı yaşananları anlattı

Açıklamada, 2025’in son aylarında TBMM bünyesinde kurulan Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu da hatırlatıldı. Yasama organının çocuk adalet sistemini onarıcı bir anlayışla tartıştığı bir dönemde, barışçıl Newroz kutlamalarına katılan çocukların tutuklanmasının bu hedeflerle açık bir çelişki yarattığı ifade edildi.
(NÖ)






