İsrail ile Lübnan arasında 10 günlük geçici ateşkes, 17 Nisan saat 00.00 itibarıyla yürürlüğe girdi.
Ateşkesi ABD Başkanı Donald Trump duyurdu. Trump, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştüğünü, ardından tarafların geçici ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıkladı.
Trump, ateşkesin 10 gün süreceğini belirtirken, anlaşmanın Hizbullah’ı da kapsayacağını ve tarafların buna uyacağını düşündüğünü söyledi.
“Anlaşmaya Hizbullah da dahil olacak”
Trump ilerleyen saatlerde bir açıklama daha yaptı. Avn ve Netanyahu ile çok iyi birer telefon görüşmesi yaptığını anlatan Trump, "İsrail ile Lübnan (liderleri) gelecek hafta ya da sonraki hafta Beyaz Saray’da bir araya gelecek, bence bir anlaşma yapmaya çok yakınız. Bu anlaşmada Hizbullah ile ilgili konular da ele alınacak." dedi.
Trump, Hizbullah'ın ateşkesin bir parçası olup olmadığıyla ilgili soruya net bir ifadeyle, "İsrail-Lübnan ateşkes anlaşması Hizbullah'ı da kapsayacak. Onların da anlaşmaya uyacaklarını düşünüyorum." yanıtını verdi.
Daha sonra sosyal medyadan da bir paylaşım yapan Trump Hizbullah'ın "bu önemli dönemde güzel ve düzgün bir tavır sergilemesini umduğunu" belirterek, "Böyle yaparlarsa bu onlar için muhteşem bir an olacak. Artık öldürmek yok. Nihayet barış sağlanmalı." dedi.
Öte yandan Lübnan Cumhurbaşkanı Avn da Trump’a, “kalıcı barış ve istikrarı sağlamaya yönelik çabaları” nedeniyle teşekkür etti.
Ateşkes ilanına rağmen İsrail saldırılarına devam etti
Ancak ateşkes duyurusunun ardından da saldırılar sürdü. Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail’in Sayda’ya bağlı Gaziye beldesine düzenlediği hava saldırılarında en az 7 kişi öldü, 33 kişi yaralandı.
Nebatiye’ye bağlı Zefta beldesinde bir araca düzenlenen saldırıda da 2 kişi hayatını kaybetti. Böylece ateşkes öncesindeki son saatlerde en az 9 kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. İsrail ordusu ise ateşkes öncesi son 24 saatte Lübnan’da 380 noktaya saldırı düzenlediğini açıkladı.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra da ihlal iddiaları geldi. Lübnan resmi haber ajansı NNA’ya dayandırılan haberlere göre, güneydeki el-Hiyam ve Dibbin beldeleri ateşkese rağmen bombalandı; Raşeya ve Cebel eş-Şeyh çevresinde yoğun insansız hava aracı hareketliliği görüldü. İsrail tarafından bu iddiaya ilişkin bir açıklama yapılmadı.

İsrail ordusunun Lübnan’a saldırıları: Can kaybı 2 bin 196’ya yükseldi
Güney Lübnan’da İsrail işgal sürecek
Netanyahu ise ateşkesi kabul ettiklerini açıklamakla birlikte, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği bölgelerde kalmayı sürdüreceğini söyledi.
Netanyahu, bu hattın yalnızca daha önce konuşlu olunan beş noktadan ibaret olmadığını, denizden Şeba Çiftlikleri ve Hermon Dağı yamaçlarına, Suriye sınırına kadar uzanan yaklaşık 10 kilometre genişliğinde bir alanı kapsadığını savundu. İsrail basınına göre Trump’ın ateşkes açıklamasının ardından Netanyahu telefonla acil güvenlik kabinesi toplantısı yaptı; bazı bakanların ateşkesi basından öğrendikleri ve oylama yapılmamasına tepki gösterdikleri aktarıldı.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12'nin haberine göre ise Netanyahu telefon görüşmesinde bakanlara, "Trump'ın talebine uyduk, ateşkes sırasında Lübnan'da kalacağız." dedi.
Netanyahu ayrıca Lübnan ile görüşmelerde iki temel taleplerinin olduğunu bunların Hizbullah’ın silahsızlandırılması ve sürdürülebilir barış anlaşması olduğunu söyledi.
İsrail muhalefetinden de farklı tepkiler geldi. Ana muhalefet lideri Yair Lapid, kuzeydeki tehdidin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmadığı sürece çatışmanın bitmiş sayılamayacağını savundu.
Avigdor Liberman ateşkesi “kuzey sakinlerine ihanet” diye nitelerken ateşkesin kabul edilemez olduğunu savundu. İsrail hükümetinin Hizbullah'a toparlanması için zaman tanıdığını ve savaştan sonuç almadan bitirilmemesi gerektiğini ileri sürdü.
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan ateşkesin doğru bir adım olduğunu ancak hükümetin yine dış baskıyla hareket ettiğini söyledi.
BM: Askeri bir çözüm yok
Birleşmiş Milletler, ateşkes girişimini memnuniyetle karşıladı. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, Mavi Hat’ın her iki tarafında da çatışmaları ve acıları sonlandıracak adımların desteklendiğini belirtti; kalıcı çözüm için BM Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararının tam uygulanması çağrısını yineledi.
Lübnan'da kalıcı bir ateşkes hedeflediklerine işaret eden Dujarric, bunun "askeri bir çözümünün olmadığını" kaydetti.
Dujarric, İsrail'in, Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 15'ini kapsayan tahliye kararları sonucunda ülkede 1,2 milyon kişinin yerinden edildiğini söyledi.
BM Uluslararası Göç Örgütü (IOM) de ateşkesi memnuniyetle karşılarken, krizin sona ermediğini ifade etti. Kuruma göre çatışmalar nedeniyle 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi; 141 binden fazla kişi 700’ü aşkın toplu barınma alanında kalıyor. Lübnan'daki insani bedelin yıkıcı olduğuna dikkat çeken IOM şunları kaydetti.
"2 binden fazla can kaybı yaşandı. Sağlık tesisleri ve çalışanları saldırıya uğradı ve kritik altyapı yıkıldı veya ciddi şekilde hasar gördü. Ateşkes olsa dahi kriz henüz bitmedi, yıkım devam ediyor. Aileler artık var olmayan evlerine geri dönemez. Yeniden inşa, sürekli finansman ve kritik kaynaklar gerektirecektir. Bunlar olmadan yerinden edilme uzun süre devam etme riski taşır, potansiyel olarak yıllarca sürebilir."

BM Lübnan Barış Gücü: Mevzilerimize yönelik saldırılar savaş suçu sayılabilir
İran ateşkese "ihtiyatla" yaklaşacaklarını bildirdi
İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkese bir yorum da İran’dan geldi. Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ateşkesin Hizbullah'ın "kararlılığı" ve "direniş ekseninin" birliğinin sonucu olduğunu belirterek, İran'ın ateşkese "ihtiyatla" yaklaşacağını söyledi.
Kalibaf “Zaferin tam olarak teyit edilmesine kadar birlik içinde kalmayı sürdüreceğiz. Biz sözümüze sadığız." ifadelerini kullandı.
İran ile ABD arasına 8 Nisan'da varılan ateşkes anlaşmasının arabulucusu Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ateşkesin Lübnan'ı da kapsadığını açıklamasına rağmen ABD yönetimi daha sonra İsrail'in Lübnan'a saldırılarının İran'la yapılan geçici ateşkesin bir parçası olmadığını savunmuştu.
İranlı yetkililer de ateşkesin Lübnan dahil bölgedeki tüm çatışma ve savaşların durdurulmasını içerdiğini açıklamış ve ABD ile görüşmelerin Lübnan'da ateşkesin ilanına bağlı olduğuna dair açıklamalarda bulunmuştu.
Öte yandan ateşkesin başlamasıyla ülkenin güneyine geri dönüşler de başladı. Ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinin ardından yerinden edilen on binlerce kişi evlerine dönmek üzere yola çıktı.
Beyrut'u Tyre de dahil olmak üzere güneydeki büyük şehirlere bağlayan sahil yolunda arabalar kuyruk oluşturdu. Sayda kentine giriş hattında da yoğun trafik oluştuğu görüldü.

(HA)









