CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 106’sı tutuklu toplam 402 sanığın yargılandığı İBB Davası, bugün Silivri’de görülmeye devam etti.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşma öncesinde ve sırasında, salonun çevresinde jandarma ekipleri tarafından geniş güvenlik önlemleri alındı. Tutuklu sanıkların yalnızca birinci dereceden birer yakınının izleyici olarak salona alınmasına izin verilirken, tutuksuz sanıkların yakınları içeri alınmadı.
BirGün’den Kayahan Ayhan’ın haberine göre, Duruşma, İBB iştirak şirketi Ağaç AŞ’nin Satın Alma Müdürü tutuklu sanık Ümit Polat’ın çapraz sorgusuyla başladı. Ekrem İmamoğlu’nun salona girişi sırasında alkış yükseldi.
Günün öne çıkan gelişmelerinden biri, Ümit Polat’ın İstanbul Valisi Davut Gül ile ilgili önceki beyanına ilişkin yaptığı düzeltme oldu. Polat, “Düzeltme yapmak istiyorum. ‘Vali yalanladı’ denildi. Ben Vali’ye saygısızlık yapmak istemem, yanlış bir şey olduysa özür dilerim. Akrabası değil, akrabasının arkadaşı çalışıyor” dedi.

İBB davası: Basın odasında jandarmalar, "diyanet değil bianet", itirafçı çelişkileri
Polat’ın avukatı Sevgi Dağdeviren de savunmasında, davayı siyasi bir zemine çekmediklerini vurgulayarak, “Bizim ne siyasi partilerle ne de Ekrem İmamoğlu ile bir sorunumuz yok. Kendisini seviyorum, çok da saygı duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Nuri Aslan sonrasında salona girdi
Duruşmada daha sonra söz alan Fatih Yağcı ise gizli tanık Gürgen’in ifadelerini reddetti. Yağcı, “Gürgen isimli gizli tanığın ifadeleri tamamen yalan. Bana para teslim edilmedi. Beyan da yok” dedi. HTS kayıtlarına ilişkin değerlendirmesinde ise, “HTS kayıtları tamamen fiziki koşullardan. Binaya gelen herkesle ortak baz veriyorum, bu çok normal” savunmasını yaptı.
"Dava siyasi"
Duruşmada söz alan Hüsnü Yüksel Tunar, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, adı geçen kişilerle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını söyledi. Tunar, hakkındaki iddiaların çelişkili ifadelere dayandığını savunarak, dosyada somut delil bulunmadığını öne sürdü. Avukatı Özer Kırca ise davanın siyasi boyutuna dikkat çekerek, dosyanın “basit bir rüşvet davası” niteliği taşıdığını ifade etti.
Tutuklu iş insanı Evren Şiroğlu da savunmasında, kendisine yöneltilen suçlamaların belirsiz ve dayanıksız olduğunu dile getirdi. Şiroğlu, ticari faaliyetleri kapsamında Ağaç A.Ş.’ye mal sattığını ancak alacaklarını tahsil edemediğini belirterek, rüşvet iddialarını kabul etmedi. Şahit olarak gösterilen kişilerin henüz dinlenmediğini vurgulayan Şiroğlu, somut kanıt bulunmadığını söyledi.
Üner: Hakkımda somut kanıt yok
Bir diğer tutuklu sanık Ali Üner ise yaklaşık 10 aydır tutuklu olduğunu belirterek, hakkında herhangi bir kesin delil bulunmadığını savundu. Üner, dosyada yer alan ifadelerin varsayıma dayandığını ve kimsenin açık şekilde rüşvet verdiğine dair beyanda bulunmadığını ifade etti. Tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Duruşma salonuna girişler de tartışma yarattı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Nuri Aslan, bir süre salona alınmadığını belirterek tepki gösterdi. Aslan, “İstanbul Büyükşehir’i ilgilendiren, İstanbul’u ilgilendiren bir yargılamayı izlemek istiyorum ve salona alınmıyorum. Halkımızın kendi vicdanında bunu değerlendireceğine eminim” dedi. Yapılan görüşmelerin ardından Aslan’ın salona girişine izin verildi.
Duruşma, yarın 18 Mart Çarşamba devam edecek.

Avukat Aynur Tuncel Yazgan, İBB davasını anlattı: Sanıklar insan onuruna aykırı uygulamalara maruz kalıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası kronolojisi
(EMK)








