Galatasaray Meydanı’nda 1111’inci hafta: Bu bir sayı değil, bitmeyen bir bekleyiş
Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek amacıyla bugün, 1111’inci kez İstanbul Beyoğlu’daki Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Çok sayıda kişinin katıldığı eylemde, gözaltında kaybettirilenlerin fotoğrafları ve karanfiller taşındı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Kayıplar Komisyonu Üyesi Sebla Arcan, iktidarın kayıplara dair hakikati ortaya çıkarmak yerine sessiz kalmayı tercih ettiğini belirterek şöyle dedi:
“1111 haftadır, her cumartesi aynı soruyu soruyoruz: Gözaltında kaybedilen sevdiklerimiz nerede? Galatasaray Meydanı’nı bariyerlerle kapatt. Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına rağmen meydan yasağını ve kişi sınırlamasını sürdürdü. Galatasaray Meydanı üzerindeki hukuka aykırı engeller kaldırılmalı, kayıp dosyaları etkin biçimde yeniden soruşturulmalı, cezasızlık politikalarına son verilmeli ve ailelerin hakikati bilme hakkı güvence altına alınmalıdır.”
Talepler
1111’nci haftayı “bir ailenin hiç bitmeyen bekleyişi” şeklinde tanımlayan Arcan, Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu bekleyişin yükünü onlarca yıldır yalnızca kayıp aileleri taşıyor. Oysa bu yükün asıl sorumluluğu devlete ait. Devlet, hakikati açığa çıkarmak ve ailelerin hakikati bilme hakkını güvence altına almakla yükümlüdür. 1111 haftadır sürdürdüğümüz bu mücadele yalnızca kaybedilen sevdiklerimiz için değil; hukukun, adaletin ve insan onurunun korunması içindir. Bu mücadele, gözaltında kaybetmeleri tarihe ve toplumsal hafızaya kaydetme mücadelesidir.
“Resmî tarihin susturduğunu görünür kılma, eksik bıraktığını tamamlama mücadelesidir. Kararlıyız, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, umutsuzluğa teslim olmayacak; hakikat ve adalet mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.
“10 kişi dayatmasından vazgeçin”
“Bize yaşatılanların unutturulmasına, yaralarımızın izlerinin silinmesine izin vermiyoruz. Bitmeyen yasımızdan, kabuk bağlamayan yaramızdan ve dinmeyen acımızdan bir hakikat ve adalet mücadelesi örüyoruz. Maruz kaldığımız tüm baskılara, engellemelere ve yasaklara rağmen haklı direnişimizi kuşaktan kuşağa aktarıyor; kayıplarımızdan vazgeçmiyoruz. 1111 bir sayı değildir. 1111 haftadır süren cezasızlıktır. Gözaltında kaybetme suçunun fail ve sorumluları korunuyor. Dosyalar etkili biçimde soruşturulmuyor.
“Cezasızlığın son bulması, hakikatin açığa çıkarılması ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi, demokratik ve hukuk devleti olmanın vazgeçilmez koşuludur. Herkesin eşit ve onurlu yaşayacağı demokratik bir Türkiye’nin yolu, hakikatle yüzleşmekten ve cezasızlık politikalarına son vermekten geçmektedir. Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi yok sayanlara, hakikati inkâr edenlere ve cezasızlığı sürdürenlere karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Hakikat açıklansın. Kayıplar bulunsun. Failler yargılansın. Bizi kayıplarımıza yaklaştıracak adil ve onurlu bir barış için gerekli adımlar atılsın.”
“Bize bir mezar taşı gösterin”
Arcan’dan sonra söz alan diğer kayıp yakınları ise şöyle konuştu:
Hayrettin Eren’in kardeşi İkbal Eren: “Bugün 10 kişiyle sınırlandırılmış bir meydandayız. Karşımızda duranlar kayıp aileleridir. Bu 10 kişi dayatmasından vazgeçin. Burada yüzlerce kayıp ailesiyiz; ama sadece 10 kişi görünüyoruz. Bu hukuka aykırı uygulamadan vazgeçin.”
Fehim Tosun’un eşi Hanım Tosun: “Herkes bizim hikâyelerimizi, ne için burada durduğumuzu biliyor. Bu fotoğrafları boşuna taşımıyoruz. Bize bir mezar taşı gösterin. Devletin arşivlerinde, kayıpların gerçeği duruyor. Tek bir kayıp kalmayana kadar mücadelemiz sürecek. Haklıyız. Arşivlerinizi açana kadar meydanlarda olacağız. İki elimiz devletin yakasından hiç inmeyecek.”
Rıdvan Karakoç’un kardeşi Hasan Karakoç: “2000 yıl da geçse bu mücadeleyi bırakmayacağız. Belki bizim ömrümüz yetmeyecek ama çocuklarımız bu mücadeleyi sürdürüyor. Son fail yargılanana kadar burada olacağız.”
Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak: “Evlatlarına kavuşamadan aramızdan ayrılan aileler oldu. Bugün bu meydanda üçüncü kuşak kayıplarımızın mücadelesini sürdürüyor. 10 kişi dayatması nedeniyle ailelerimiz kenarda bekliyor. Meydanları kapatmanız ısrarımızı engelleyemeyecek. Sevdiklerimiz hâlâ kayıp, failleri hâlâ yargılanmıyor. Koşullar ne olursa olsun mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız.”
(TY)