Cumartesi Anneleri/İnsanları 1094. hafta buluşmasında, gözaltında kaybedilen Yusuf Erişti için seslendi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları 1094. hafta buluşması için Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Polis bariyerlerinin önünde gerçekleşen buluşmada kayıpların fotoğrafları ve karanfiller taşındı. Grup adına basın metnini insan hakları savunucusu Setenay Yarıcı okudu.
“Gözaltında kaybedilişinin 35. yılında Yusuf Erişti’yi unutmadık” başlıklı açıklamada Yarıcı, Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen gerçek buluşma mekânlarından uzak tutulduğunu söyledi.
Yarıcı, polis bariyerleri ve katılımcı sınırlamalarıyla toplanma özgürlüğüne yönelik ihlallerin sürdüğünü belirtti.
"Meclis raporundaki kararlar uygulanmıyor"

Yarıcı, Anayasa Mahkemesi kararlarının en üst düzeyde bağlayıcı olduğunu vurguladı. Anayasaya uygun olmayan normlar ve uygulamalar bulunan bir ülkede “anayasal devlet”ten söz edilemeyeceğini ifade etti. Temel hak ve özgürlükler hukuksal güvence altında olmadığında keyfi yönetimlerin ortaya çıktığını dile getirdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun da raporunda Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması için yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olmadığını açıkça belirttiğini hatırlatan Yarıcı, 18 Şubat’ta açıklanan rapora rağmen yaklaşık bir ay geçmesine karşın kararların uygulanması konusunda herhangi bir adım atılmadığını söyledi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın taleplerini yineleyen Yarıcı, Anayasa Mahkemesi kararına uyulmasını ve derhal uygulanmasını istedi. Galatasaray Meydanı’nda kişi sayısına getirilen sınırlamanın hukuki temelden yoksun olduğunu ve vicdanen kabul edilemez olduğunu ifade ederek bu kısıtlamaya son verilmesi çağrısında bulundu.
Yarıcı, 1094. haftada Erişti ailesiyle birlikte 35 yıl önce gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Yusuf Erişti için hakikat ve adalet talebiyle Galatasaray’da olduklarını söyledi.
Tokat’ın Reşadiye ilçesinde doğan 30 yaşındaki Yusuf Erişti, 14 Mart 1991 Perşembe sabahı arkadaşıyla buluşmak için Belgradkapı civarına gitti. Terörle Mücadele polisleri Erişti’yi burada gözaltına aldı ve Gayrettepe Siyasi Şube’ye götürdü.
Avukat Fethiye Pekşen, Yusuf Erişti ile görüşebilmek için Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne başvurarak izin aldı. Pekşen Emniyet Müdürlüğü’ne gittiğinde polisler Erişti ile görüşmesine izin vermedi. Bunun üzerine Pekşen, 29 Mart’ta polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun ardından emniyet yetkilileri “Yusuf Erişti’nin gözaltında olduğuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanmamıştır” yanıtını verdi.
Aynı operasyon kapsamında gözaltına alındıktan sonra İstanbul Bayrampaşa Cezaevi’ne gönderilen bazı kişiler ise Yusuf Erişti’yi gözaltına alınırken ve emniyette sorgulanırken gördüklerini avukatları aracılığıyla kamuoyuna açıkladı. Tanıkların aktardığına göre polisler Yusuf Erişti’ye işkence yaptı ve “Seni gözaltına aldığımızı kayıtlara geçirmedik. Buradan ölün çıkar, kimsenin haberi olmaz” diyerek tehdit etti. Bir başka tanık, “Yusuf’a yoğun işkence yapıldı. Onu en son 17 Mart’ta komaya girmiş halde hücresine götürülürken gördüm” dedi.
13 Mayıs 1991’de üniversite öğrencisi C.Ç., 1 Mayıs eylemine katıldığı için gözaltına alındığını ve sorgu sırasında polislerin kendisini “Seni Yusuf Erişti gibi öldürürüz. Kimsenin haberi olmaz” sözleriyle tehdit ettiğini kamuoyuna açıkladı.
Milletvekili Mahmut Alınak, 25 Nisan 1991’de Başbakan Yıldırım Akbulut’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde tanık ifadelerini aktararak Yusuf Erişti’nin akıbetini sordu. Dönemin İçişleri Bakanı Abdulkadir Aksu ise önergeye verdiği yanıtta Yusuf Erişti’nin gözaltına alınmadığını ve önergede yer alan iddiaların gerçekle ilgisi bulunmadığını söyledi.
"Yusuf Erişti dosyasında etkin bir yargılama yürütülsün"

Baba Bekir Erişti, Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Yıldırım Akbulut başta olmak üzere siyasi parti genel başkanlarına, İstanbul Valiliği’ne ve Cumhuriyet Savcılığı’na yaklaşık otuz dilekçe verdi. Ancak yapılan başvurulara ve suç duyurularına rağmen Yusuf Erişti’nin akıbetini araştıran bir soruşturma açılmadı.
Bekir ve Arife Erişti oğullarının akıbetini öğrenemeden hayatını kaybetti. Cumartesi Anneleri/İnsanları, Yusuf Erişti’nin nerede olduğunu sormayı sürdüreceklerini belirtti.
Yarıcı, Yusuf Erişti’nin gözaltında kaybedilişinin 35. yılında yargı makamlarına da çağrıda bulundu. Zorla kaybetme vakalarında uygulanan cezasızlık politikasına son verilmesini isteyen Yarıcı, uluslararası sözleşmeler ve insan hakları belgeleri uyarınca bu vakalarda zamanaşımı hükümlerinin uygulanmaması gerektiğini söyledi. Yusuf Erişti dosyasında etkin bir yargılama yürütülmesi çağrısını yineledi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, aradan kaç yıl geçerse geçsin Yusuf Erişti ve tüm kayıplar için adalet istemekten vazgeçmeyeceklerini ve devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmayı sürdüreceklerini vurguladı.




