Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1101. hafta buluşmasında 32 yıldır akıbeti gizlenen ve failleri cezasızlıkla korunan Mehmet Şerif Avşar için adalet talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Polis bariyerlerinin önünde yapılan buluşmada, kayıpların fotoğrafları ve karanfiller taşınırken, Cumartesi Anneleri/İnsanları adına açıklamayı Setenay Yarıcı okudu.

Cumartesi Anneleri/İnsanları: 1915’te kaybedilen Ermeni aydınları unutmayacağız
"İfadesini alıp bırakacağız" dediler
Yarıcı, Türkiye’nin yakın tarihinde ağır insan hakları ihlallerinin cezasız bırakıldığını belirterek, zorla kaybetmelerin ve siyasi cinayetlerin arkasındaki yapıların bugüne kadar gerçek anlamda araştırılmadığını söyledi. Yarıcı, 28 yaşındaki iki çocuk babası Mehmet Şerif Avşar’ın Diyarbakır’da yaşadığını, Yenişehir semtindeki ailesine ait işyerinde kardeşleriyle birlikte çalıştığını hatırlattı.
Yarıcı’nın aktardığına göre, 22 Nisan 1994’te işyerine gelen sivil giyimli altı kişi, “ifadesi var” diyerek Avşar’ı götürmek istedi. Ağabeylerinin resmi kimlik göstermelerini istemesi üzerine, gruptan biri dışarı çıkarak “müdürüm” dediği kişiyle geri döndü.
Açıklamada, gelen kişinin JİTEM’de uzman çavuş olarak görev yapan Gültekin Sütçü olduğu belirtildi. Sütçü’nün askeri kimlik göstererek, “Bir şey olmayacak, ifadesini alıp bırakacağız” dediği aktarıldı.
Ailenin ikna olmaması üzerine silahların Avşar kardeşlere çevrildiğini söyleyen Yarıcı, Mehmet Şerif Avşar’ın “Tamam, kardeşlerime dokunmayın, ben geliyorum” diyerek gitmek zorunda kaldığını ifade etti.

Cumartesi Anneleri/İnsanları: 2026 insan onurunun kazandığı bir yıl olsun
22 Nisan 1994 tarihinde işyerine gelen sivil giyimli 6 kişi “ifadesi var” diyerek onu götürmek istedi. Ağabeyleri resmi kimlik göstermelerini istedi. Bunun üzerine birisi dışarı çıkıp 'Müdürüm' dediği bir kişiyle döndü. Gelen şahıs, JİTEM'de uzman çavuş olarak görev yapan… pic.twitter.com/y0G8QnqOwG
— Cumartesi Anneleri (@CmrtesiAnneleri) May 2, 2026
İki hafta sonra bedeni bulundu
Yarıcı, Avşar’ın tanıkların gözleri önünde araca bindirildiğini, kardeşlerinin aracı takip ederek onun Diyarbakır’da JİTEM merkezi olarak bilinen Saraykapı Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğünü gördüğünü söyledi.
Ailenin hemen Alay Komutanlığı’na başvurarak Avşar’ı sorduğunu belirten Yarıcı, kendilerine “Biz gözaltı yapmıyoruz, araştıracağız. Siz burada beklemeyin” denildiğini aktardı. Yarıcı, ailenin beklediği sırada Avşar’ı götüren kişileri askeriyenin bahçesinde gördüğünü söyledi.
Ailenin, İnsan Hakları Derneği’nin ve Uluslararası Af Örgütü’nün yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığını belirten Yarıcı, Mehmet Şerif Avşar’ın ağır işkence izleri taşıyan cansız bedeninin iki hafta sonra Lice yolunda metruk bir binada bulunduğunu söyledi.

Cumartesi Anneleri: Zaman acımızı azaltmıyor
AİHM: Resmi makamların rolü ortaya çıkarılmadı
Açıklamada, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararına göre Avşar’ın jandarma komutanlığına kayıtlı araçla gözaltına alındığı, sorgulandığı ve öldürüldüğü belirtildi.
Ancak yargılamanın bu suçu örgütlü yapı ve sistematik politika çerçevesinde ele almadığı ifade edildi. Açıklamada, bu nedenle gerçek sorumluların önemli bir kısmının yargı önüne çıkarılmadığı vurgulandı.
Yıllar süren yargılamalar sonucunda korucu Ömer Güngör’ün 20 yıl, itirafçı Mesut Mehmetoğlu ile korucular Fevzi Gökçen, Yaşar Günbatı, Aziz Elbey ve Zeyat Akçin’in altışar yıl hapis cezasına çarptırıldığı hatırlatıldı. Uzman çavuş Gültekin Sütçü’nün ise olaydan 14 yıl sonra 30 yıl hapis cezası aldığı belirtildi.
Yarıcı, faillerden bir kısmının tespit edilip cezalandırılmış olmasının soruşturma ve yargılamanın etkin olduğu anlamına gelmediğini söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 10 Temmuz 2001 tarihli Avşar/Türkiye kararına da dikkat çekilen açıklamada, AİHM’in Türkiye’yi etkili soruşturma yürütmediği ve yaşam hakkını korumadığı için mahkûm ettiği hatırlatıldı.

1050. HAFTA
Cumartesi Anneleri/İnsanları: Erdoğan söz verdi ama tutmadı
"Hakikat tüm açıklığıyla ortaya çıkarılsın"
Açıklamada, Mehmet Şerif Avşar’ın zorla kaybedilmesini engellemeyen ve suçta sorumluluğu bulunan tüm kamu görevlilerinin yargılanması istendi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, devletin bu suçtaki sorumluluğunu kabul etmesi ve hakikatin tüm açıklığıyla ortaya çıkarılması çağrısında bulundu:
"Kaç yıl geçerse geçsin, Mehmet Şerif Avşar için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz."
(NÖ)

