5 Ocak 2026 tarihinde, Urfa'da yaşayan 2008 doğumlu bir çocuk, dijital bir platformda yaşanan tartışma gerekçe gösterilerek “suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehdit”, “kişinin hatırasına hakaret” ve “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” suçlamalarıyla tutuklandı.
Şu an Hatay Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan çocuğun ailesi, çocuğun akli dengesinin yerinde olmadığını ve uzun süredir psikiyatrik tedavi gördüğünü belirtiyor.
Çelişkili raporlar ve cezai ehliyetin tartışılması
Dosyada yer alan bilgilere göre, soruşturma aşamasında hazırlanan bir değerlendirme raporunda çocuğun mental kapasitesi “sınır düzeyde” olarak tanımlandı. Ancak, aile ve savunma tarafının sunduğu belgeler, çocuğun zeka geriliği, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi tanılarla tedavi gördüğünü ve cezai ehliyetinin bulunmadığını vurguluyor.
Savunma tarafı, bu çelişkilerin giderilmeden tutukluluğun sürdürülmesini eleştiriyor.
Cezai ehliyeti, bir kimsenin belirli bir tarihte ve yerde işlediği bir suça ilişkin kusur yeteneğine sahip olmasını ifade eder. Cezai ehliyeti, isnat yeteneğine (kusur yeteneği) göre belirlenir. Bir kimsede cezai ehliyetinin tam olması için isnat yeteneğinin iki unsurunun bir arada bulunması gerekir:
Algılama yeteneği: Kişinin işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, diğer bir deyişle anlayabilme, kavrayabilme yeteneğidir.
Davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneği: Fiilin hukuki anlam ve sonucunu kavrayan kişinin davranışlarını bu algılaması doğrultusunda yönlendirme yeteneğidir. Ceza hukukunda davranışlarını yönlendirme yeteneğine “irade yeteneği” de denilmekte.

Otizmli Uğur Yıldırım'ın öldüğü bakım merkezinde 100'den fazla ihmal ve istismar
Cezaevinde intihar girişimleri
İnsan Hakları Derneği avukatlarınca cezaevine yapılan ziyarette elde edilen bilgilere göre çocuğun cezaevinde bulunduğu süre zarfında birden fazla intihar girişiminde bulunduğu ve ağır krizler yaşadığı ifade ediliyor.
Ayrıca, çocuğun cezaevine girişte kullandığı ilaçların içeri alınmadığı, ilaçların düzenli verilmediği ve bu durumun çocuğun sağlık sorunlarını ağırlaştırdığı iddia ediliyor. İlaçlar bittiğinde aileye bildirilmediği, bazı intihar girişimlerinin ise aileye bildirilmediği belirtiliyor. Aile, bu durumu çocuğun sağlığını daha da kötüleştiren bir etken olarak nitelendiriyor.
Milletvekili Uysal'dan eleştiriler
Konuyu takip eden DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal, dosyanın tek bir vaka olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Uysal, çocuğun korunması gerektiğini ancak devletin onu korumak yerine kapattığını ve tedavi etmek yerine tecrit ettiğini ifade etti.
Uysal, tutuklama kararının da eleştirerek, “Çocuğun tutuklanması için somut bir gerekçe yok. Kaçma şüphesi ya da delil karartma durumu söz konusu değil. Cezai ehliyeti tartışmalı olan bir çocuğun tutuklanması hukuken ve vicdanen kabul edilemez” dedi. Ayrıca, çocuğun başkaları tarafından yönlendirilmiş olabileceği ihtimaline de dikkat çekerek, “Bu çocuk, kolayca yönlendirilebilen kırılgan biri” ifadelerini kullandı.

16 yaşındaki müzisyen çocuk, Kürtçe şarkılar söylediği gerekçesiyle tutuklandı
Hukuki çelişkiler ve ihlaller
Uysal, sürecin hukuki çelişkilerle dolu olduğunu belirterek, çocuğun önce tutuklandığını, ardından cezai ehliyetinin tartışıldığını söyledi. “Önce özgürlüğünden yoksun bırakılıyor, sonra cezai ehliyeti tartışılıyor. Bu bile sürecin çocuk hakları açısından ne kadar sorunlu olduğunu gösteriyor” dedi.
Şubat 2026'da Hatay Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na yaptığı ziyareti anlatan Uysal, cezaevindeki çocukların darp, hakaret, rıza dışı saç kesimi, kıyafet verilmemesi ve yetersiz psikososyal destek gibi ihlalleri dile getirdi. Uysal, bu tür ihlallerin Türkiye’deki çocuk adalet sistemiyle ilgili daha büyük bir sorunun parçası olduğunu ve çocukların korunmak yerine cezaevlerine disiplin mantığıyla gönderildiğini söyledi.
Tahliye talebi
Uysal, çocuğun tutukluluğunun sona erdirilmesi gerektiğini belirterek, “Ortada kaçma şüphesi ya da delil karartma durumu yok. Buna karşılık akli melekeleri tartışmalı olan, defalarca intihara sürüklenen ve cezaevinde sağlığı giderek kötüleşen bir çocuk var. Bu çocuk için artık tutukluluğun değil, acil koruma ve tahliye konuşulmalı” dedi.

"Cezaevinde çocuklara işkence yapıldı, Meclis harekete geçsin"
DEM Parti'den iki adım birden
DEM Parti İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu -Çocuk Hakları Alt Komisyonu- üyesi Beritan Güneş ve Adalet Komisyonu üyesi Newroz Uysal, bu durumu gündeme taşıyarak çözüm için harekete geçti. Bugün, çocuğun tutukluluğu ve sağlık durumu hakkında bir İHİK (İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu) başvurusu yapıldı ve aynı zamanda ilgili bakanlığa bir soru önergesi verildi. Bu adımlar, çocuğun cezaevindeki durumunun aciliyetini ve çözülmesi gereken sorunları vurgulamayı amaçlıyor.
(NÖ)







