İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan hükümet karşıtı protestolar sırasında ekonomik boykot çağrısı yaptığı gerekçesiyle hakkında dava açılan 21 kişi bugün hakim karşısına çıktı.
“Kişiler arasında ayrımcılık yaparak bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını engelleme" ve "basın ve yayın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlamasıyla yargılanan öğrenci ve farklı meslek gruplarından isimler 7 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle yargılanıyor.
Sanıklar, sosyal medya paylaşımlarının ardından 3 Nisan 2025’te gözaltına alınmışlardı.
İstanbul 39. Asliye Ceza Mahkemesinde görülmesi gereken duruşma, sanık sayısının fazlalığı nedeniyle 10. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü. Duruşmayı sanıkların yakınları ile gazeteciler takip etti.
Sanıklar ve müdafi avukatlar boykotun suç olmadığını belirterek Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı boykot çağrılarını hatırlattı.
Yargılanan isimler şöyle:
Cem Yiğit Üzümoğlu, Aslı Yirsutimur, Bekir Aslan, Berna Güneri Kutlu, Burçin Erol, Buse Vatansever, Ceren Örnek, Damla Kırali, Deniz Bulutsuz, Mehmet Erdem Cevahirefendioğlu, Muhammet Enes Özel, Ömer Çiftçi, Seren Aydın, Sertaç Doğanay, Seyda Murat Germen, Şenay Ağgez, Tunahan Mert Topuz, Uğur Yangın, Yeliz Ağdemir, Zeynep Ocak ve Zeynep Sena Altan.
Erdoğan'ın boykot çağrıları hatırlatıldı
Duruşma kimlik tespitiyle başladı. Hakim, kimlik avukatların SEGBİS kaydı ve yasal unsurlar oluşmadığı gerekçesiyle “derhal beraat” taleplerini reddetti.
Sanıklardan Aslı Yirsutimur, savunmasında, gözaltında maruz kaldığı kötü muameleyi anlatarak şöyle dedi:
“Diğer sanıklarla birlikte oldukça kötü şartlarda bir gözaltı süreci geçirdik, ilaçlarıma erişemediğim için baygınlık geçirdim, uzun süre aç bırakıldık. Sorgum dahi yapılmadı, savunma hakkım kısıtlandı. Adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldım, bu süreçte psikolojim altüst edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, mahkemenizce kabul edildi ancak hiçbir şekilde bu maddelerin iddia ettiği gibi bir suç işlemedim. Ayrımcılık yapmadım, kişilere karşı farklı davranışta bulunan paylaşımlar yapmadım. Boykot çağrısını milyonlarca insan yaptı, ben de sadece ifade özgürlüğüm kapsamında paylaşımda bulundum.
Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçu, paylaşımlarımda asla yoktur. Aynı paylaşımı yapan milyonlarca insan varken, yalnızca 21 kişi yargılanıyor. Kimseyi hedef almadım, halkı kin ve düşmanlığa sevk etme gibi bir iradem olmamıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da geçen sene ocak ayında boykot çağrısı yapmıştır, yakın zamanda Migros işçilerinin haklı mücadelesi için de boykot çağrısı yapılmış ve bu eylem, kazanımla sonuçlanmıştır. Boykot çağrısı suçlamalarını kabul etmediğimi belirtir ve derhal beraatimi talep ederim.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Ocak 2025’teki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada bazı işletmelerin “fırsatçılık” yaptığını söylemiş ve vatandaşı fahiş fiyatları boykot etmeye çağırmıştı. Erdoğan “Pahalı ürün satanları dize getirecek etkili yöntemlerden biri boykottur. Fırsatçılık yapanlara karşı en büyük kozumuz, satın almama özgürlüğünü kullanmaktır.” demişti.
Erdoğan daha önce de birçok ülke ve ticari ürüne boykot çağrıları yapmıştı:

Boykot kimin hakkı: Erdoğan çağırınca 'milli duruş', muhalefet yapınca 'kriz'

Erdoğan'dan boykot çağrısı: Fransız mallarını almayın
"Boykot yapmak suç değildir"
Sanıklardan Bekir Aslan da gözaltına maruz kaldığı kötü muameleyi anlattı:
“Boykot yapmak ve boykot çağrısı yapmak suç değildir. İddianamede görüleceği üzere benim alıntıladığın tweet’lerden bazıları direkt Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın beyanlarıdır. Arkadaşımızın da belirttiği gibi gözaltında haklarımız gasbedildi, avukatlarımızla görüştürülmedik. Arka kapıdan zorla çıkarıldık. Üzerime atılı suçları kabul etmiyorum. Arkadaşlarım da aynı beyanlarda bulunacağı için çok uzatmadan beraatimi talep ediyorum.”
"Anayasal haklarımı kullandım"
Cem Yiğit Üzümoğlu ise savunmasında “Arkadaşlarımın beyanlarına katılıyorum, ben de mağdur oldum. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın attığı tweet’e de katılıyorum. Yaptığım hiçbir şeyin suç olduğunu düşünmüyorum, Anayasal haklarımı kullandım” dedi.
Hakim, Üzümoğlu'nun iddianamede yer alan ve oyuncunun cep telefonu incelemesinde Oyuncular Sendikası mesajlaşma grubunda “Teşkilat setinin nerede olduğunu öğreniyorum, basalım mı?” şeklindeki mesajını da sordu.
Üzümoğlu ise “Basalım, argo ve yanlış bir tabirdi. Aslında oyuncu bir arkadaşımıza destek olmak istemiştim, fikri ben sundum; ancak kararlar sendika olarak alınır. Zaten herhangi bir eyleme de geçilmedi, bu konuda da suçsuz olduğumu düşünüyorum” dedi.
"Dava çalışmalarıma yapılan ağır bir haksızlık"
Oyuncu Deniz Bulutsuz beyanında “Paylaşımlarımın herhangi birini hedef gösterme gibi bir amacı yoktu. Kimseyi kin ve nefrete yöneltmedim. İfade özgürlüğümü, Anayasal hak ve özgürlüklerimi kullandım. Hakkımdaki suçlamaları reddediyor ve beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Zeynep Ocak ise “Yayınlarımda yaptığım yorumlar ülkedeki ve dünyadaki aktüel durumlarla yakından ilgilidir. Örneğin geçen haftaki programlardan birinde Maraş ve Urfa’daki okul saldırıları üzerine konuştum. Toplum ve iktidarın ekonomi politikaları nezdinde yorum yaptım. İfadelerim dünya görüşümün yansıması olmakla birlikte mesleğimde de bununla doğrudan ilişkilidir. Bugüne kadarki tüm yorum ve paylaşımlarım hukukun uygulanmasını, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına yönelik görüş içerir. Bu vatandaşlık sorumluluğudur. Yargılamak yerine hukuki noksanları gidermek, çağrılara kulak vermek devletin görevidir. Bu davaya konu olan paylaşımlarımda suçlamaya konu isnat yok. Açılan bu davayı çalışmalarıma yapılan ağır bir haksızlık olarak görüyorum. Beraatımı talep ediyorum.” diye konuştu.
"
Sanıkların ardından müdafiler söz aldı. Avukatlar beyanlarına başlamadan önce SEGBİS kaydının açılmasını istedi. SEGBİS çözümlerinin “uğraştırıcı” olduğunu belirten hâkim, “Mağdur olduğunuzu biliyorum ama bizim de bu kayıtları çözümlememiz iki günümüzü alıyor” dedi. Kısa bir tartışmanın ardından mahkeme beyanları SEGBİS ile kayıt altına almaya başladı.
Avukatlar beyanlarında müvekkillerinin gözaltı süreçlerinde maruz kaldıkları kötü muameleleri anlattı. Mahkemenin suç duyurusunda bulunmasını istedi. Dosyadaki usul hatalarına dikkat çekti. Savcının bir talimat yazısına bilgisayarlardaki resim programıyla imza attığını belirtti. Müvekkillerinin Anayasal haklarını kullandığını dile getirip beraat talebinde bulundu. Avukatların konuşmaları yaklaşık 4 saat sürdü.
Savunmaların ardından ara karar kuran mahkeme tefrik taleplerini ve kötü muamele iddialarıyla bağlantılı polisler hakkında suç duyurusunda bulunulması taleplerini reddetti.
Duruşmaya katılmayan ve mazeret sunmayan sanıklar hakkında zorla getirme kararı çıkarttı. Cem Yiğit Üzümoğlu’nun da telefonunun iadesine karar verdi.
Davada bir sonraki duruşma 17 Haziran saat 10.00’a görülecek.

Boykot çağrısına 7,5 yıla kadar hapis istemli dava
(HA)















