Aras Yayıncılık kitap panayırı başladı
Türkiye’de bağımsız yayıncılık alanı, artan baskı maliyetleri, dağıtım tekelleri, zincir kitabevlerinin yüksek komisyon oranları ve giderek daralan kültürel kamusallık nedeniyle uzun süredir ciddi bir sıkışma yaşıyor.
Özellikle eleştirel düşünce, azınlık hafızası, feminist ve kuir teori, ekoloji, kent, kültür ve çeviri edebiyat gibi alanlarda üretim yapan küçük ve orta ölçekli yayınevleri için okurla doğrudan temas kurabilecek alanlar her geçen gün daha da sınırlanıyor.
Bu zorlu koşullar altında bağımsız yayıncılık yalnızca kültürel bir faaliyet değil; aynı zamanda kolektif var olma ve dayanışma pratiği olarak yeniden tarif ediliyor.
Tam da bu tartışmaların ortasında, Aras Yayıncılık 17 Mayıs’a kadar “Panayır Aras’ı”na ev sahipliği yapıyor.
Dayanışma zemini
Aras Yayıncılık ekibinden Mazlum Subaşı, “Panayır Aras’ı”nı bir etkinlikten ziyade “dayanışma zemini” olarak düşündüklerini söylüyor:
“Panayırı Arası’nı aslında bir dayanışma zemini olarak kurduk. Yayıncılığın her geçen gün daha da zorlaştığı bir dönemde, bağımsız yayıncıların satış kanallarının sınırlı olması, zincir kitabevlerine girmekte yaşanan güçlükler ve yüksek komisyonlar bizi böyle bir ortak yapı kurmaya itti. Bu panayır da o dayanışmanın bir sonucu olarak ortaya çıktı. Elbette bunu sürdürmek istiyoruz. İmkân olursa büyütmek gibi fikirlerimiz var. Panayır fikrinin ruhuna uygun biçimde, farklı yerlere giden, gezen bir yapı hayal ediyoruz.
“Bugün burada Aras’la birlikte 15 farklı kurum yer alıyor. Yesayan Derneği, Hrant Dink Vakfı, Lîs, istos gibi kurumlar da bunların arasında. Alan kısıtı nedeniyle davet edemediğimiz başka kurumlar da vardı, ileride onları da dahil ederek büyümeyi hedefliyoruz.”
“Panayır Aras”ı başladı! 15-17 Mayıs tarihlerinde 12.00-18.00 saatleri arasında birbirinden kıymetli yayınevleriyleyiz. Bu özel buluşmaya tüm okurlarımızı bekliyoruz.
— Aras Yayıncılık (@arasyayincilik) May 15, 2026
📍İstiklal Cad.… pic.twitter.com/DnVfYYMWUV
“Buradaki yayıncılar arasında doğal bir ilişki var”
Subaşı, panayırda yer alan yayınevlerini ve aralarındaki ortaklığı ise şöyle anlatıyor:
“Buradaki yayıncıların ortak noktası bağımsız yayıncılık yapmaları. ‘Butik yayıncılık’ kavramını çok tercih etmiyoruz. Az sayıda kitap basmaları onları ‘butik’ yapmıyor, hepsi çok özgün alanlarda üretim yapan bağımsız yayıncılar. Umami’nin, Habitus’un ya da diğer yayınevlerinin yaptığı işleri büyük yayınevleri yapmıyor. Bu nedenle bağımsız yayıncılık tanımı daha doğru.
“Yayın politikalarımız birbirinden oldukça farklı; ama hep birlikte Türkiye’deki eleştirel ve entelektüel yayıncılığın önemli bir damarını oluşturuyoruz. Okur kümelerimiz de büyük ölçüde kesişiyor. Umami okuyan biri Aras’ı da bilir. Politik ve kültürel duruş nedeniyle buradaki yayıncılar arasında doğal bir ilişki var.”
Aras Yayıncılık’tan üç gün sürecek kitap panayırı
Bağımsız yayıncılığı destekleme çağrısı
Subaşı, Panayır Arası’nın ileride farklı kentlere taşınabileceğini belirterek, okurlara bağımsız yayıncılığı doğrudan yayınevlerinden ve bağımsız kitabevlerinden alışveriş yaparak destekleme çağrısında bulunuyor:
“Panayırın ardından daha kalıcı bir kolektif yapının oluşup oluşmayacağını henüz konuşmadık. Ancak burada ortaya çıkan deneyim başarılı olursa, hiçbir sponsor ya da merkezi kuruma bağlı olmadan birlikte hareket edebildiğimizi görürsek, bunu başka şehirlere taşımak mümkün olabilir. Ankara’da, İzmir’de, Eskişehir’de benzer buluşmalar neden olmasın? Nitekim ilk duyurudan sonra özellikle Ankara ve Eskişehir’den çok sayıda mesaj aldık.
“Bu vesileyle okurlara çağrımız da bağımsız yayıncılığı desteklemeleri. Bu yalnızca kitap satın almakla sınırlı değil; kitapları paylaşmak, hediye etmek, yayınevlerinin etkinliklerine katılmak da önemli. Mümkün olduğunca kitapları doğrudan yayınevlerinden ya da bağımsız kitabevlerinden almak gerekiyor. Çünkü büyük zincirlerin uyguladığı yüksek iskontolar yayıncılığı giderek daha kırılgan hâle getiriyor. Yayınevlerinin kendi sitelerinden yapılan alışverişler ise doğrudan bir dayanışma anlamına geliyor.”
Panayır, İstiklâl Caddesi Hıdivyal Palas No: 231, Kat 1, Tünel-Beyoğlu adresinde, 12.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
(TY)
“Türkiye-Ermenistan normalleşmesi Bakü’nün iradesine bağlı”
BİA ÇOCUK KİTAPLIĞI
Bir mektubun izinde: Telekli Sincap ve türler arası bağ
Eylem Sıla Bayram için açıklama: Hedef sosyalistler, kadınlar ve LGBTİ+’lar
‘Köpek anneliği’ tartışması: Kimin kime, ne tür duygular besleyebileceğine kim karar veriyor?
Sanatçı Muzaffer Akyol: Ne bir cana kıydık ne de haram yedik