İstanbul Trans Onur Haftası Komitesi, bu yıl 12’ncisi gerçekleştirilecek Trans Onur Haftası’nın temasını “Trans Tahayyül” olarak duyurdu.
15-21 Haziran tarihleri arasında düzenlenecek haftaya dair açıklama yapan Komite, hayal kurmanın sadece bireysel bir deneyim değil, politik bir eylem olduğunun da altını çizerek, tahayyülün dönüştürücü gücünü öne çıkardı.
Açıklamada, patriyarkal kapitalist sistemin, devlet politikalarının ve ikili cinsiyet rejimlerinin dayattığı sınırların reddedildiği vurgulanırken, transların yalnızca kendi yaşamlarını değil, dünyayı da değiştirme iddiasıyla hareket ettiği ifade edildi.

İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası’nın teması belli oldu: AÇIK S’AÇIK
“T zaman geldiğinde”
Açıklamanın devamında şöyle dendi:
Kendi bedenlerimizin kaderini tayin hakkı kendi elimizde. Ne hormon kullanmak ne de beden uyum süreçlerimiz için devletin, ailenin, partnerin iznine tabi olacağız. Halkların haklı mücadelesi saracak dünyanın her bir yanını bir sis gibi, o zaman silikleşecek, kaybolacak sınırlar. Savaş ve barış kelimeleri yalnızca bazı arkadaşlarımızın isimleri olacaklar; nostaljik…
Sizi durmadan red ve fesh etmek lazım! Ücretli ya da ücretsiz emeğimizin sömürüldüğü; kadınların katledildiği; Ortadoğu ve Güney halklarının soykırıma, işgale maruz bırakıldığı, göçmenlerin, lubunyaların, sakatların sistem dışına atıldığı; hayvanların metalaştırıldığı, katledildiği bu ırkçı cinsiyet ve emek rejimini reddediyoruz. Filistin’de, Rojava’da, Suriye’de, İran’da ve dünyanın bir çok yerinde emperyalist devletlerin açtığı savaşlarla binlerce insan katlediliyor, bu sömürgeci düzeni feshediyoruz.
Biz translar, tahayyüle alışığızdır. Kimi zaman kendi bedenimizi, kimi zaman dünyamızı, kimi zaman geleceğimizi tahayyül ederiz. Yıllardır tahayyül ettiklerimizle sokakları, kentleri, kendimizi, toplumu dönüştürdük. İnsanların doğa ve hayvanlar üstünde kurduğu tahakküm yok olacak. İnsan yerini bilecek. İnsana yeri öğretilecek. Yerimizi öğreneceğiz.
Tahayyül ediyoruz: Kutsal diye dayatılan ailenin olmadığı, erişilebilir temiz su ve gıdanın olduğu, trans çocukların yok sayılmadığı, kadınların, orospuların, travestilerin katledilmediği bir yaşam.
Kadın Kapısı, Voltrans, Kapsama Alanı, Amargi, Aligül, 1987 Açlık Grevi, Ülker Sokak Direnişi, ilk Trans Onur Yürüyüşü’nü gerçekleştiren translar, GaniMet – yıllardır mücadelemizde çeşitli kapılardan geçtik, tahayyüllere vardık. Eşikler tasarladık, üzerlerinden atladık.
T zaman geldiğinde, tüm hapishaneler çoktan yıkılmış olacak. Biz translar, kelepçesiz hayallerin peşinden gidenleriz. Zindanlar, kelepçeler akıllarımızdaki tutsaklıklar bile yok olmuş olacak. Boşluk ve kaosun huzurunda uçuşacağız etrafta; poyraz olup eseceğiz, yine yeniden.
Bizden çalınan hayatları geri alırken, bu dünyayı yeniden yazıyoruz. Kendi hikâyemizi, bedenimizi şekillendirirken, bu dünyayı yeniden yazıyoruz. Biz zaten oldum olası buralardayız, çokuz ve tahayyülden dönmeyiz. Kudretliyiz, transız.
Tahayyülleri çoğaltmaya, hayal kurmayı hatırlatmaya,
Tahayyülleri geleceğe, hayalleri gerçeğe, GELİYORUZ!
(TY)











