22 Haziran 2023 tarihinden itibaren Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Ahmet Yozgatlıgil, 16 Ağu 2024’te Resmî Gazete’de yayımlanan ve AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan kararla okulumuza rektör olarak atandı.
ODTÜ’de Mayıs 2019’da düzenlenen Onur Yürüyüşü’nde, dönemin rektör danışmanı olan Yozgatlıgil, polisin yanında konumlanarak eylem sırasında yürüyüşe katılan öğrencilerin fotoğraflarını çekti. Kampüse polisin girmesi ve 23 öğrencinin işkenceyle gözaltına alınmasının ardından, bir ay sonra rektör yardımcılığına getirildi.
Yozgatlıgil’in, ODTÜ rektörlüğüne atandığı ilk günden bu yana bizler ise geçmişten bugüne neyi temsil ettiğini, ilk dönemlerinde çizmeye çalıştığı “öğrenci dostu” imajını defalarca deşifre ettik. Atandığı ilk günden itibaren, Kavaklık Direnişi sürecinde de rektör danışmanı olması nedeniyle alanın tahribatındaki rolü açıkça ortada, bu yönde pek çok videosu ve beyanı da bulunuyor. Verşan Kök’ün aksine Yozgatlıgil’in iktidarla bağı da daha doğrudan ve açık.
Dolayısıyla Yozgatlıgil’in göreve geldiği günden bu yana oluşturmaya çalıştığı “öğrencinin karşısında değilim, geçmiş rektörün yarattığı olumsuz imajı düzeltiyorum” duruşu, iktidarın yıllardır uyguladığı genetik bir stratejinin parçası. LGBTİ+’lar hakkında bir dönem “Homoseksüellerin hak ve özgürlükleri yasal güvence altına alınmalı” diyen bir iktidarın bugün “terör” ve “sapkınlık” söylemine evrilmesi elbette tesadüf değil. Türkiye’deki ekolojik yıkımlarda payı olan Taner Yıldız’ın yeğeninin “masum” bir figür olmadığını, kendisinin de bu ekolden geldiğini en başından dile getirdik.
Ancak buna rağmen, çok değerli hocalarımızın bir kısmı dahi Yozgatlıgil’in “uysal” imajını yeni dönemde demokratik bir uzlaşı ihtimali olarak yorumladı. “Yozgatlıgil ODTÜ’ye rektör olamaz!” denildiğinde, “Ama Onur Yürüyüşü’ne saldırı olmadı, disiplin soruşturmaları azaldı,” gibi argümanlar öne sürüldü. Yaratılmak istenen algı tam da buydu: “Öğrenciler abartıyor.” Oysa iktidar zihniyeti, sıkıştığı an kendini açığa vurur. Filistin’e düşmanlığıyla eleştirilen, İsrail’e petrol taşıyan SOCAR ile fotoğraflar veren ve anlaşmalar yapan Yozgatlıgil, bu durumu ifşa eden öğrencilere parmak sallayıp tehdit edebilmektedir.
Lafı uzatmadan soralım: Yozgatlıgil, öğrenci dostu mu? Hayır.
“LGBTİ+ çağrışımı”
Sansür denince ODTÜ özelinde akla gelen en tipik örneklerden biri, 2018 Aralık’ta Medya Topluluğu’nun kapatılması. Protestoları haberleştirdikleri için alınan bu karar, sansürün açık bir örneği. Kök döneminde Onur Yürüyüşleri’nin yasaklanması, öğrencilerin polis şiddetine maruz bırakılması ve ODTÜ LGBTİQAA+ Dayanışmasının etkinliklerine yönelik müdahaleler, kayyım yönetiminin karakteristik bir pratiği olarak hafızalara kazındı.
Bugün, “kayyım ve LGBTİ+fobik sansür” dediğimiz genetik, üniversitelere atanan kayyımlardan önce Kürt belediyelerine atanan kayyımlarla ortaya çıktı. Seçilmiş belediye eş başkanlarının tutuklanıp yerlerine kayyım atanmasıyla birlikte demokratik yerel yönetim anlayışı tasfiye edilerek yerine merkezi, despot bir yönetim biçimi getirildi. Bu süreçte LGBTİ+fobik sansür uygulamaları da gözlemlendi. Örneğin Batman (Êlîh) Belediyesi’ne atanan kayyım, Yılmaz Güney Parkı girişindeki gökkuşağı renklerini “LGBTİ+ çağrışımı” gerekçesiyle beyaza boyadı. Benzer şekilde Çatak (Şax) Belediyesi’nde köprü korkuluklarındaki gökkuşağı renkleri “estetik bulunmadığı” gerekçesiyle kırmızı-beyaza çevrildi.
Bu örnekleri özellikle anmamın nedeni, aynı “kayyım genetiği”nin ODTÜ’de de kendini göstermesi. Gezi Direnişi sürecinde ODTÜ Devrim Stadyumu’ndan 1. Yurt’a uzanan merdivenler gökkuşağı renklerine boyanmıştı. Boğaziçi sürecinde gökkuşağı ve trans bayrağı taşıdığı için öğrencilerin gözaltına alınmasının ardından bu merdivenler yeniden boyandı. ODTÜ’nün o dönemki kayyımı Verşan Kök bu merdivenleri gri ve beyaza boyattı, bizler ise yeniden gökkuşağı renklerine kavuşturduk. Bu boyama ya da “silme” süreci defalarca tekrarlandı ve sonunda merdivenler kırmızı-beyaza boyandı. Bu tablo, Kürt belediyelerinden üniversitelere uzanan kayyım pratiğinin sürekliliğini açıkça gösteriyor.
Verşan Kök döneminde kayyım yönetiminin AKP’li kanadı olarak öne çıkan Yozgatlıgil, rektör olarak atandıktan sonra öğrencilere yönelik stratejik bir “dostane” imaj kurdu. Ancak bu yaklaşım da tanıdık: “Benim de Gezi fotoğraflarım var”, “Yurtlara kurutma makinesi aldım” gibi söylemlerle kurulan bir yakınlık dili… Sonrasında neler yaşandığını hepimiz biliyoruz. Yozgatlıgil, geçmişteki tüm pratikleri ve iktidarla ilişkisi nedeniyle oluşan dezavantajı bu tür bir imajla dengelemeye çalıştı; ancak bu yaklaşımın bizim nezdimizde karşılığı yok.
70. Yıl Sanat Festivali
Bugünlerde ODTÜ’de 70. Yıl Sanat Festivali düzenleniyor. Festival kapsamında birçok sergi ve etkinlik gerçekleştirilirken, Girls to The Front’un açıklaması gündeme geldi. Hem festival fotoğrafçısı olarak hem de “This is What Loud Looks Like” sergisiyle festivale katılmayı planlayan kolektif, sergi metninden “kuir” ifadesinin çıkarılmasının istenmesi ve sergide LGBTİ+ bayrağına yer verilmemesi yönündeki müdahaleler nedeniyle festivalden çekildiklerini duyurdu.
Sözünü ettiğimiz “kayyım genetiği”, bu pratikle Yozgatlıgil yönetiminde de kendini göstermeye başladı ve belli ki bununla sınırlı kalmayacak. İlk atama sürecinde “ses çıkarın” dendiğinde “ilişkileri zedelemeyelim” diyen herkesin artık özeleştiri vererek ses çıkarması gerekiyor. Çünkü LGBTİ+fobi, sansür ve benzeri uygulamalar, bireysel tercihler değil, ideolojik bir mekanizmanın ürünü.
Dün (3 Nisan) öğrenciler, ODTÜ LGBTİQAA+ Dayanışması öncülüğünde Kültür Kongre Merkezi’nde yasaklanmak, silinmek ve yok sayılmak istenen gökkuşağı bayrağını göndere çekti. Bu eylem sıradan bir protesto değil, kolektif iradenin güçlü bir ifadesiydi. Kayyım yönetimine ve bu anlayışın yarattığı atmosfere karşı, varlığımız ve direncimizle karşı koymaya devam edeceğiz.
Siz bu tablonun neresinde duracaksınız? Asıl soru bu, cevabının ise dayanışmada olması gerekiyor.
ODTÜ’lü bir lubunya ve amatör bir fotoğrafçı olarak, Girls to The Front’a bu sansüre boyun eğmedikleri ve yanımızda oldukları için teşekkür ederim. Sizdeniz ve sizinleyiz abla! (TG/TY)





.jpg)
.jpg)

