Esra için...
İyiyi kötüden ayırt edebilmeleri için gereken ölçütleri yıllar içinde onlara gösterin. Çünkü iyilik hayatta çok çok önemli. Vicdanlı olsunlar. Haksızlık karşısında susmamayı öğretin; içlerinde sağlam bir adalet duygusu gelişsin. İnsana, hayvana, doğaya karşı adil olsunlar.
Duyarlılığı öğretin. Yalnızca kendileri için değil; arkadaşları, aileleri, tanıdıkları ve hatta hiç tanımadıkları insanlar için de. Kirlenen doğayı umursasınlar. Hayvanlara eziyet etmesinler; edenlere de sessiz kalmasınlar.
Bir insanlık ölçütleri olsun. Dini, dili, cinsel yönelimi ya da cinsiyeti nedeniyle kimseyi aşağılamamayı, ayrımcılık yapmamayı öğrensinler. Onlara şunu anlatın: Önce ırkçılık icat edildi, sonra ırk. Yani ırkçılık olmadan ırk da olmaz.
Hiçbir milletin diğerlerinden üstün olmadığını öğretin. Üstünlük iddialarının ırkçılık, ayrımcılık ve faşizm olduğunu; bu yalanın kalabalık kitlelerce kolaylıkla benimsendiğini. Milliyetçiliğin toplulukları nasıl kışkırtmak için kullanıldığını ve çağımızın en zehirli ideolojilerinden biri olduğunu anlasınlar. Birinin kanının diğerinden üstün olmadığını bilsinler. Bir yeri sevmekle, o kültür içinde büyümüş olmakla eli kanlı milliyetçiliğin birbirinden çok farklı şeyler olduğunu kavrasınlar.
“Yüksek kültür, alçak kültür” diye bir ayrımın olmadığını anlasınlar. Yalnızca kültür ve kültürel farklılıklar vardır; bu farklılıklar bir yük değil, büyük bir zenginliktir.
Ailenin önemini bilsinler. Ama aileyi yalnızca kan bağıyla tanımlamasınlar. Sorumluluk duymak, şefkat göstermek, sevmek — bunların seçilmiş ailelerde de var olabileceğini; hatta bazen kan bağından çok daha güçlü olabileceğini öğrensinler.
Tüm bunların boyun eğmeyi gerektirmediğini de öğretin. Sevmek, aynı düşünmek değildir. Farklı görüşlere saygı göstermeyi bilsinler; ama kendi düşüncelerini savunmaktan da vazgeçmesinler. Saygının ve güvenin, itaatle hiçbir ilgisi olmadığını iyi kavrasınlar.
Çoğunluğa, yakın çevrelerinin inanç ve düşüncelerine karşı durmanın ne denli zor, ama gerektiğinde ne denli önemli olduğunu öğretin. Çoğunluk baskısının gücünü ve yıkıcılığını anlayan biri, azınlığın yanında durmayı da öğrenir. Çoğunluk karşısında temkinli olmayı, genel kabul göreni sorgulamayı öğretin — ister siyasi düşünce, ister dinî inanç, ister etnisite, ister toplumsal cinsiyet olsun. Her şeyi sorgulayabilmenin hem önemini hem de güçlüğünü bilsinler.
Erkek çocuk yetiştiriyorsanız, erkek egemen bir dünyada yaşadıklarını göresinler. Ve bu egemenliği sorgulamasını öğrensinler. Var olanın her zaman doğru olmadığını kavrasınlar. Adam akıllı olmasınlar.
Kız çocuklarına her şeyi yapabileceklerini hissettirin. Dünyanın yalnızca adamlardan değil, insanlardan oluştuğunu bilsinler. “Adam gibi” olmasınlar. Kimsenin de öyle olmasına izin vermesinler.
Çocuğunuzun cinsel yönelimi farklıysa, ikili cinsiyet kalıplarına uymak istemiyorsa — anlayış gösterin. Zor olduğunu biliyorum. Ama hayatta hiçbir şey kolay değil. Ona destek olun, güven verin ve ne olursa olsun sevin.
Vicdanlı, duyarlı, adaletli, şefkatli insanlar yetiştirin. İyi, güzel, eşitlikçi ve özgür bir dünyanın mümkün olabilmesi için, önce böyle insanların var olması gerektiğini bilsinler.
Bilsinler ki öyle olsunlar.
Olsunlar ki — devlet gelip onları gözaltına alsın, tutuklasın, cezaevine kapatsın…
(MÇ/VC)








.jpg)
