“Herkül’ün Marifetleri” ya da Onurr’un bizimle kurduğu bağ
Pop müzik sanatçısı Onurr (Onur Özdemir), bir süredir her cuma, dinleyenlerine bir sürpriz yaparak başka sanatçılar için yazdığı şarkıların demolarını yayınlıyor. En son 12 Haziran’da “Harcandıkça”yı yayınlayan şarkıcı, bu özel demo albüme birlikte yaşadığı köpeği Herkül’ün ismini taşıyarak “Herkül’ün Marifetleri” dedi.
Instagram hesabından da Herkül’ün hayatındaki ve üretimlerindeki yerini son derece duygusal bir yerden duyurarak şöyle dedi:
“Başka sanatçılar için yazdığım/ız şarkıların demolarını yayınlama fikri bir süredir kalbimi heyecanla sürüklerken, nasıl bir başlık altında toplasam diye kendimce şuna karar verdim: Benim evlatlarımın hepsi patili! Onlar bana aile olmayı, her koşulda birbirimizle yetinmeyi ve en güzeli de sokaktan gelip kapıyı kapattığımızda, tüm dünyayı dışarıda bırakıp kendi mükemmel hayatımızda var olabilmeyi öğrettiler; çoğu zaman, gerçekten onlar sayesinde aile sıcaklığında yaşıyoruz. Şükürler olsun her birine! Onlara bir baba olarak bırakabileceğim yegane mirasım da aslında onların hatıralarını tarihe bir şekilde sunmak ise; müziğin bana uğrayan dar sokaklarında, onların da hatıralarını duvarlardaki posterlerden izleyin istedim…
“İlk albüm Herkül’den! Herkül’üm! Fıstık kokulu paşam! Sayende yazdım tüm bu güzel şarkıları oğlum; sen olmasan, asla olmazdı hiçbiri. Herkesten ümidi kestiğim yerde bile, yanıma sokulup bana verdiğin huzuru hiçbir cennete değişmem. Senin olmadığın cennete, tenezzül dahi etmem. Akustik kayıtlarda bazen Herkül’ün ayak seslerini, silkinmesini ve hatta su içmesini duyacaksın yolcu, şaşırma!”
Ancak bu, Herkül’le ilk karşılaşmamız değil. Sanatçı, bazı kliplerinde ve Instagram’da paylaştığı kayıtlarında da Herkül’e sık sık yer veriyor. Mesela Herkül, “Bal Düşleri” klibinin başrol oyuncularından biri!
Sakin
Onurr, aslında hepimizin eskilerden, Sakin zamanından tanıdığı bir dost.
2004 yılında Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun olduktan sonra eğitimine Boğaziçi ve Oxford üniversitelerinden yüksek lisans dereceleriyle devam eden sanatçı, 2000’lerin başında profesyonel müzik üretimlerine başladı. Ankara’da doğup büyümüş biri olarak Sakin’in bende ayrı bir yeri var. Grubun 2008 çıkışlı Hayat albümü özellikle “Edepsiz Komedya” ve “Denek Hayatım” gibi şarkılarla benim için özel bir yerde duruyor. Grup artık sahne alamasa da şarkıları, benim de yakın zamanda tanık olduğum üzere, Onurr’un bazı konserlerinde yaşamaya devam ediyor.
Farklı kuşaklardan ve farklı müzikal çizgilerden sanatçılar için üretmeye devam eden Onurr, şimdi yakın dostu Alper Narman ile birlikte Türkiye popunun en görünür söz yazarı ve bestecilerinden biri. Sanatçının Sakin’den sonraki kariyeri biraz daha pop müziğe doğru kaysa da özgün üretimlerini sürdürdü. Üstelik bunu yalnızca kendi adıyla değil, başkaları için yazdığı şarkılarla da yaptı. Bugün artık bir marş hâline gelen ve Simge’nin Galatasaray maçlarında söylediği, taraftarların bir tür tezahürata dönüştürdüğü “Aşkın Olayım” şarkısı bir Onurr bestesi. Bunun yanı sıra Edis’in kariyerindeki en büyük hitlerden biri olan “Çok Çok”, Hadise’nin “Nerdesin Aşkım?”ı ve Sezen Aksu’nun “Günaydın Memur Bey”i de onun imzasını taşıyan işler arasında yer alıyor.
Bu isimlerin yanı sıra, Ayşe Hatun Önal, Murat Boz, Emir, İrem Derici ve Ferhat Göçer isimlerin şarkılarının bazıları yine Onurr’a ait. Sanatçının, Seyfi Teoman’ın yönettiği Bizim Büyük Çaresizliğimiz filminin müziklerinde de imzası var.
“Günaydın Memur Bey” ve Dargeçit
Bu noktada, artık bence hikâyesi çok bilinse de “Günaydın Memur Bey”in yazım sürecini sanırım bir kez daha aktarmak gerekiyor.
Sanatçı, kendisinin yazıp bestelediği bu şarkıyı 2020 yılında yayınladığı “Hayata” albümünde “Kurtlu Kuyu” adıyla dinleyici ile paylaştı. Şarkı, 1995’te Mardin Dargeçit’te gözaltında kaybedilen Seyhan Doğan’ın hikâyesinden ilham alıyor.
BİRCAN DEĞİRMENCİ’DEN
Yaşam Kaynağı Kuyu, Mezara Dönüştü
Çobanlık yapan 13 yaşındaki Seyhan, Ulaş köyündeki evinden dördü çocuk altı akrabasıyla birlikte, jandarma oldukları iddia edilen kişiler tarafından gözaltına alındıktan sonra bir daha evine dönemedi. Çocuğu kaybedilen Asiye Doğan için akrabaları “Asiye kahrından delirdi,” dediler. Ancak evladını bu kadar acı bir şekilde kaybeden Asiye Doğan, hakkı olsa da delirmedi ve Galatasaray Meydanı’ndaki Cumartesi Anneleri/İnsanları arasındaki yerini aldı. Seyhan’ın kemikleri 18 yıl sonra Kızıltepe’ye bağlı bir köyde taşla doldurulup üzerine asit dökülmüş bir kuyuda bulundu. Asiye Doğan ve baba Ramazan Doğan’ın ömürleri Seyhan’ı bulmaya yetmedi. “Seyhan’ı bilince bizi birlikte gömün. Bu dünyada kavuşamadık, mezarda kavuşalım,” vasiyetiyle aramızdan ayrıldılar. Onurr ise Seyhan’ın hikâyesiyle yaşadığı acıyı şu sözlerle aktardı:
Günaydın memur bey
Uzun zamandır hasretim
Hem güneşten, hem tenimden, nefesimden
Mahrumum hepsindenGünaydın memur bey
Simsiyah bir çukur
Tıkıldığım, sıkıldığım
Kemiklerimi saydırdığımDünya yıkıldı ben giderken
Erimiş cesedim ne fayda?
Islak yağmuru emdim de
Kurtlara karıştımBiraz dur memur bey
Ahir zaman cevaplarım hazır değil
Sorular kuyumda
Düşün sen memur beyZaman almaz
Nasıl bir karanlık getirdi bak
Eritti yaktı asitle.
Popüler olan ve vicdani olan
Bugün kültürel üretimin giderek çoraklaştığı, sanatçıların, her gün stigmatizasyona maruz kalan sokakta yaşayan hayvanlar gibi en temel meselelerde bile söz söylemekten çekindiği bir dönemde Onurr’un durduğu yer bana hâlâ ilham veriyor ve iyi hissettiriyor. Çünkü onun hikâyesi yalnızca başarılı şarkılar yazan bir müzisyenin hikâyesi değil. Köpeğine beslediği sevgiyi albümünün merkezine koyabilen, gözaltında kaybedilmiş bir çocuğun hikâyesini yıllar sonra milyonlara duyurabilen, popüler olanla vicdani olan arasında seçim yapmak zorunda olunmadığını gösteren bir sanatçının hikâyesi.
Belki de bu yüzden Herkül’e adadığı bu demo albüm, ilk bakışta göründüğünden daha anlamlı. Çünkü onun müziğinde şarkılar kadar onları mümkün kılan dostluklar, kayıplar, varoluşu silinmeye çalışılanlar, hayvanlar, anılar ve mücadeleler de yaşıyor. Herkül’ün çıt çıt ayak sesleri, su içmesi kayıtlara karışırken, aslında bir sanatçının hayatını oluşturan bütün o görünmez izler de şarkıların içinde kendine yer buluyor.
(TY)
“Sürecin halka indirilmesini istiyoruz”
CUMHURİYET’İN DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMÜ KONFERANSI
Buluştuğumuz yer neresi?
“Amedspor yalnızca bir kulüp değil, birçok Kürt için bir temsil alanı”
Feminist Gece Yürüyüşü davasında LGBTİ+ aktivisti İris Mozalar’a beraat
“Paşinyan’ın yeniden seçilmesi Ermenistan’ın barış konusunda netleştiğini gösterdi”