Trans aktivist ‘bayrak astığı’ iddiasıyla karakola götürüldü
12. İstanbul Trans+ Onur Haftası aktivistlerinden Arjin’in evine, gece geç saatlerde polis gitti.
Hakkında herhangi bir gözaltı kararı bulunmamasına rağmen Arjin, ifade vermek üzere kolluk ekiplerince Taksim Şehit Haşim Usta Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü.
Aktivistin, bayrak astığı iddiasıyla 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında ifadesi alınsa da, karakolda kendisine yalnızca İstiklâl Caddesi’nde yürürken çekilmiş bir fotoğraf gösterildi.
“Bizimle geleceksin”
İfade işlemlerinin ardından sabah erken saatlerde serbest bırakılan trans aktivist Arjin, yaşadığı süreci şöyle anlattı:
“Polisler gece evime geldiler, rozetlerini gösterdiler ve ‘Bizimle ifadeye gelmen gerekiyor,’ dediler. ‘Hakkımda bir suçlama mı var?’ diye sorsam da net bir açıklama yapmadılar, sadece ‘Bizimle geleceksin’ dediler. Suçlama yoksa ifadeye gitmeyeceğimi, ifadeye gideceksem de avukatım olmadan ifade vermeyeceğimi söyledim. Bunun üzerine ‘Avukatın da gelsin,’ dediler ve beni karakola götürmek konusunda oldukça ısrarcı davrandılar. Kapıda bekleyip sürekli ‘Hadi gidelim,’ diyerek baskı kurdular. İkisi de sivil giyimliydi ve sivil bir araca bindirildim.
“Avukatım geldikten sonra karakolda, 2911 sayılı Kanun kapsamında savcının ifademin alınmasını talep ettiğini söylediler ve bana bir fotoğraf gösterdiler. Fotoğrafta ben ve bir kişi daha İstiklâl’de sokakta yürürken görülüyorduk. Bu sefer de ‘Bu sen misin?’, ‘Yanındakini tanıyor musun?’ diye sordular. Sonrasında amir, savcıyla bir görüşme yaptı. Görüşmenin ardından tekrar içeri çağrıldım ve ‘Savcı ifadeden sonra bırakılmanı söyledi,’ dediler.”
“Dışlanmaya, gettolaştırılmaya itirazımız var”
Trans aktivist, yaşadığı sürecin kendisi için ne anlama geldiğini ve bu yıl 15-21 Haziran tarihleri arasında 12’ncisi düzenlenecek olan İstanbul Trans Onur Haftası etrafında şekillenen mücadelelerini ise şu sözlerle anlattı:
“Aslında söylemek istediğim çok şey var. Yaklaşan bir Trans Onur Haftası var ve her yıl olduğu gibi bu hafta için bir görünürlük alanı yaratmaya çalışıyoruz. Sesimizi duyurmaya, daha görünür olmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda şehrin merkezinden dışlanmaya, belirli alanlara sıkıştırılmaya ve gettolaştırılmaya karşı bir itirazımız var. Bu alanı yeniden dönüştürmek istiyoruz. Taksim’in bize ait olduğunu ve öyle kalacağını düşünüyoruz. Bu vurguyu yapmak için geçmişte başarıyla sürdürülebilmiş eylemliliklere referans veriyoruz ve insanları yeniden politik ve tarihsel olarak önemli bir mekânda buluşturmayı hedefliyoruz. Her adımımızın bir tehdit olarak görülmesi ve karakolda bana, İstiklâl Caddesi’nde öylece yürürken bir fotoğrafımın gösterilmesi de bu hedeflerimizi engellemeye yönelik sürecin bir parçası.”
Trans Pride Komitesi: Karşılaştığımız yasakların hiçbir dayanağı yok
“Haziran ayının gelmesiyle her yerde bizleri aradığınızı biliyoruz”
Konuya ilişkin açıklama yapan 12. İstanbul Trans+ Onur Haftası da şöyle dedi:
“Arjin’i aldık. İstiklal’de yürüdüğü için bayrak astığı iddiasıyla 2911’den ifadesi alındı ve serbest bırakıldı. Biz transları; arkadaşlarımızı sadece sokakta yürüdüğümüz için yıldırma politikalarınızla gözaltına aldığınızı biliyoruz. Haziran ayının gelmesiyle her yerde bizleri aradığınızı biliyoruz.
“Bugün tekrar görüyoruz ki, her yürüyüşümüz Onur Yürüyüşü’ymüş. Haziranın gelmesiyle biz birbirimize kenetlendikçe sizleri kudurtmaya devam edeceğiz.”
2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu hakkında
Toplantı ve protesto hakkının nasıl kullanılacağını düzenleyen temel yasa.
Kanunun 3. maddesi, herkesin önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız biçimde, kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahip olduğunu da düzenlemektedir.
Kanun; toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin düzenlenme koşullarının yanı sıra, ertelenme ve yasaklanma şartlarını ve kanuna aykırılık halinde uygulanacak ceza hükümlerini de belirler. Buna göre, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık, genel ahlâk ve başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması gerekçeleriyle vali veya kaymakamlar toplantıyı erteleyebilir. Ayrıca, suç işleneceğine dair açık ve yakın tehlike bulunması halinde yasaklama kararı da verilebilir.
Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenleyen veya yönetenler ile bunların eylemlerine katılanlar, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç oluşturmuyorsa, bir yıldan altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bildirimde düzenleme kurulu üyesi olarak gösterilen kişilerden, kanunda belirtilen nitelikleri taşımayanlar, toplantı veya yürüyüşün gerçekleştirilmesi halinde bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanunda öngörülen görevleri yerine getirmeyen düzenleme kurulu üyeleri ise altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Güvenlik kuvvetlerine veya toplantı ya da yürüyüş sürecinin teknik araç ve gereçlerle tespiti için görevlendirilen kişilere, görevlerini yaptıkları sırada cebir, şiddet, tehdit ya da nüfuz ve maddi güç kullanarak engel olanlar hakkında, fiilleri daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası hükmolunur.
(TY)
“Hornet değil, Hornet kullanıcısı ifadeye çağrıldı”
Trans Pride Komitesi: Karşılaştığımız yasakların hiçbir dayanağı yok
1993 Nijeryası’na bir yolculuk: Babamın Gölgesi
Aras Yayıncılık kitap panayırı başladı
“Türkiye-Ermenistan normalleşmesi Bakü’nün iradesine bağlı”