Sosyal medyada paylaşım azalıyor; izleme, kaydetme ve özel mesajlaşma ise sürüyor. “Lurker” (gizli meraklı) diye anılan sessiz kullanıcı tipi, bir yandan dijital yorgunluk ve mahremiyet arayışıyla açıklanıyor, diğer yandan kamusal tartışmanın daralması açısından tartışılıyor.
Sessiz çoğunluk büyüyor
Sosyal medya platformları kalabalık, ama ana akış giderek daha sessiz. Ofcom’un (Birleşik Krallık'taki hükümet onaylı yayın, telekomünikasyon ve posta düzenleyicisi ve rekabet otoritesi) 2025 tarihli çocuk ve gençler raporuna göre, en az bir sosyal medya platformu kullanan 8-17 yaş grubunun yüzde 70’i “pasif kullanıcı”; bunların yüzde 41’i daha çok beğenip takip ediyor, yüzde 29’u ise yalnızca okuyup izliyor.
Reuters Institute’un 2024 Dijital Haber Raporu da birçok ülkede Facebook’un haber için kullanımının gerilerken, özel mesajlaşma uygulamaları ve video ağlarına yönelimin arttığını gösteriyor.
Bu tablo, sosyal medyada görünürlüğün hâlâ teşvik edildiği ama kullanıcıların giderek daha fazla geri planda kalmayı seçtiği bir döneme işaret ediyor. Eskinin “paylaşıyorum, öyleyse varım” mantığının yerini, daha kontrollü ve daha seçici bir dijital varoluş alıyor. Bu yeni kullanıcı tipi için en sık kullanılan kavramlardan biri de “lurker”.

Çocuklara sosyal medya yasağı “koruma” mı, “hak gaspı” mı?
Sessizlik her zaman ilgisizlik demek değil
“Lurker” kavramı uzun süre küçümseyici bir anlam taşıdı. Oxford Handbook of Cyberpsychology’de yer alan değerlendirmeye göre, bu kullanıcılar bir dönem topluluğun sunduğu imkânlardan yararlanıp karşılığında katkı sunmayan kişiler gibi düşünüldü. Ancak aynı kaynak, daha güncel yaklaşımın lurking’i “legitimate form of online participation” olarak, yani çevrimiçi katılımın meşru bir biçimi olarak ele aldığını söylüyor.
Bu görüşe göre sessizlik her zaman ilgisizlik demek değil. Bazı kullanıcılar tartışmaları takip ediyor, bilgi topluyor, gündemi izliyor; ama kendileri görünür olmamayı seçiyor. Başka bir deyişle, sosyal medya herkes için bir “sahne” değil; kimi kullanıcı için daha çok izleme, öğrenme ve biriktirme alanı.

OUR MEDIA'NIN SON RAPORU
Türkiye’de medyada çoğulculuk yok, çokluk var
Mahremiyet, yorgunluk ve kamusal alan
Sessizleşmenin ardında yalnızca tercih değil, yorgunluk da var. Sürekli görünür olma baskısı, içerik üretme zorunluluğu ve her paylaşımın ölçülüp değerlendirilmesi, kullanıcıların bir bölümünü kamusal akıştan uzaklaştırıyor.
Bu yüzden “lurker” figürü iki farklı biçimde okunabilir. Bir görüşe göre bu, mahremiyeti koruyan, dijital ayak izini azaltan ve görünürlük baskısına direnen bilinçli bir tutum. Diğer görüşe göre ise kamusal tartışmadan geri çekilme, ortak meselelerin daha az görünür, daha kapalı alanlarda konuşulması anlamına geliyor. Sessiz kullanıcı artarken, dijital kamunun nasıl şekilleneceği sorusu da daha kritik hale geliyor.
Kısacası “lurker”, yalnızca izleyen edilgen kullanıcı demek değil. Bazen yorgun, bazen temkinli, bazen de bilinçli biçimde görünmez kalmayı seçen bir dijital özneye işaret ediyor. Sosyal medyanın bugünkü yönünü anlamak için artık sadece konuşanlara değil, susanlara da bakmak gerekiyor.
(NÖ)







