Rize’de hafızlık projesindeki şiddet şüphesine takipsizlik
Rize’de, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü bünyesinde Diyanet İşleri Başkanlığı iş birliğiyle yürütülen “Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi” kapsamında yatılı bir Kur’an kursunda eğitim gören 11 yaşındaki bir çocuğa yönelik şiddet şüphesine ilişkin soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği avukatı Bilge Çarpıcı, çocukların üstün yararı, etkili soruşturma yükümlülüğü ve adil yargılanma ilkeleri bakımından dosyada eksiklikler bulunduğunu söyledi.
Şiddet şüphesi nasıl ortaya çıktı?
Edinilen bilgilere göre aile, çocuğun davranışlarında ve sağlık durumunda bazı değişiklikler gözlemlemesi üzerine 11 Şubat 2026’da çocuğu Rize’deki bir eğitim ve araştırma hastanesinin çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümüne götürdü.
Hastanedeki değerlendirme sonrasında ihmal ve istismar şüphesi nedeniyle durum Tıbbi Sosyal Hizmet Birimi’ne bildirildi. Çocuk ve annesiyle yapılan görüşmelerin ardından hazırlanan sosyal inceleme raporunda, çocukta fiziksel ve duygusal istismar bulgularına rastlandığı, psikososyal destek ve tedavi sürecinin başlatıldığı kaydedildi. Annenin Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne ve İl Müftülüğü’ne başvuruda bulunduğu belirtilen raporda, fiziksel, duygusal ve psikolojik ihmal ve istismar şüphesi nedeniyle durumun hem adli makamlara hem de sosyal hizmet birimlerine bildirilmesinin uygun olacağı kanaatine yer verildi.
Hastane yönetimi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamında Rize Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirimde bulundu.
Meclis'te çocuk istismarı ve tehdit: "Kimseye söylemeyeceksiniz, aileniz bilmeyecek"
Hastane ve sosyal hizmet süreci
Rize Sosyal Hizmet Merkezi tarafından hazırlanan 6 Mart 2026 tarihli raporda, çocuğun kursunu değiştirdiği ve yeni eğitim ortamından memnun olduğunu ifade ettiği kaydedildi.
Raporda, ailenin gerekli koruyucu önlemleri aldığı, mevcut durumda devam eden bir ihmal veya istismar riski değerlendirilmediği ve bu nedenle koruyucu-destekleyici tedbir kararına ihtiyaç bulunmadığı yönünde görüş bildirildi.
Çocuğun ve başka bir öğrencinin beyanları
Sosyal inceleme ve adli görüşme raporlarında yer alan bilgilere göre çocuk, kursta görev yapan bir belletmenin kendisine fiziksel şiddet uyguladığını ve çeşitli cezalandırma pratiklerine maruz bıraktığını anlattı.
Çocuk, aynı belletmenin başka öğrencilere de benzer davranışlarda bulunduğunu ileri sürdü.
Sosyal inceleme sürecinde görüşülen başka bir öğrenci de aynı belletmenin kendisine şiddet uyguladığını beyan etti. Raporda yer alan ifadelere göre öğrenci, arkadaşının anlattığı bazı olaylara tanık olduğunu, durumu aktardığında ise kendisine inanılmadığını söyledi.
Adli Görüşme Değerlendirme Raporu’nda, çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişiminin akranlarıyla uyumlu olduğu, gelişim dönemine uygun özellikler gösterdiği belirtildi.
Urfa'da 2 yılda 1008 çocuk cinsel istismara maruz kaldı
Raporda, çocuğun ailesi tarafından ihmal veya istismara maruz bırakıldığına ilişkin bir bulguya rastlanmadığı, temel ihtiyaçlarının karşılandığı ve çocuğun yaşadığı sorunlara da gerektiğinde ailenin müdahale ettiği ifade edildi.
Hakkında soruşturma yürütülen belletmen, savcılık ifadesinde herhangi bir öğrenciye şiddet uygulamadığını beyan etti. Kurs yönetimi ve bazı öğretmenler de ifadelerinde sistematik bir şiddet uygulamasının söz konusu olmadığını savundu.
Savcılık takipsizlik kararı verdi
Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararın gerekçesinde, belletmenin üzerine atılı şüpheyi kabul etmemesi ve fiziksel şiddet şüphesini doğrudan ortaya koyan somut delillere ulaşılamaması gösterildi.
Dosyayı inceleyen Önce Kadınlar ve Çocuklar Derneği’nin avukatı Bilge Çarpıcı, soruşturmanın çocuk hakları ve adil yargılanma ilkeleri bakımından eksiklikler içerdiğini kaydederek, şunları paylaştı:
Bu dosyada etkin bir soruşturma yürütülmediğini düşünüyoruz. Tanıkların tamamı dinlenmemiş, kamera kayıtları talep edilmemiş. Çocuk 18 yaşından küçük ve mağdur sıfatıyla dosyada bulunmasına rağmen Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında avukat görevlendirilmemiş.
20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜ
İstanbul’da 5 yılda 29 bin avukat 'çocuğa yönelik cinsel istismar' için görevlendirildi
Çocuğun uzmanlar eşliğinde beyanının alınmasını olumlu bulduklarını belirten Çarpıcı, “Çocuk uzun bir süre maruz kaldığını ifade ettiği şiddeti somutlaştırabildi. Ayrıca başka çocuklar da sosyal inceleme raporlarında şiddete maruz kaldığını beyan etmiş. Buna rağmen dosya hakkında takipsizlik kararı verilmesini son derece yanlış buluyoruz" ifadelerini kullandı.
Çarpıcı, dosyanın yalnızca darp suçu kapsamında değerlendirilmesini de eleştirdi. “Kamu görevlisi tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlerin işkence suçunu oluşturabileceğini düşünüyorum” diyen Çarpıcı, bu nedenle soruşturmanın yalnızca darp iddiası üzerinden yürütülmesinin önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekti. Kamu görevlisi sıfatı bulunmasa dahi anlatılan eylemlerin eziyet suçunun unsurlarını oluşturabilecek nitelikte olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Davanın etkin yürütülmesi için soruşturmanın devam etmesi ve kovuşturmaya girmesi gerektiğini vurgulayan Çarpıcı, “Mutlak sonuca ulaşabilmek için çocukların hem fiziksel hem ruhsal sağlığı başat şekilde gözetilmeli” dedi.
"Çocuklar en çok evlerinde istismara maruz kalıyor"
Ailenin, takipsizlik kararına karşı itiraz başvurusunda bulunduğu öğrenildi.
CİMER ve İl Müftülüğü’ne de şikayette bulunduklarını aktaran aile sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Ailenin aktardığı bilgilere göre, başka aileler de çocuklarının benzer biçimde şiddete maruz kaldığını ileri sürerek ilgili kurumlara başvurdu. Şikayetlerin ardından hakkındaki şiddet şüphesi nedeniyle belletmenin kurstaki görevinden uzaklaştırıldığı belirtildi.
Çocuk istismarı ve şiddet şüphesinde başvuru mekanizmaları
Çocuklara yönelik ihmal, istismar veya şiddet şüphesinde çocuklar, aileler, öğretmenler, sağlık
çalışanları ya da durumu öğrenen herkes ilgili kurumlara ve hukuki destek mekanizmalarına
başvurabilir.
112 Acil Çağrı Merkezi: 112
ALO 183 Sosyal Destek Hattı: 183
CİMER: 150
Türkiye Barolar Birliği Adli Yardım Komisyonu: 0312 292 59 00
Türkiye Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı: 0549 417 26 05
Hukuki destek için bulunulan ildeki baronun adli yardım bürosuna başvuru yapılabilir.
(SCİ/NÖ)
Marmaraereğlisi’ndeki kimyasal depolama terminalinde kapasite artışı
Aynı işyeri için altıncı ÇED başvurusu
OPET deposuna ÇED itirazı
Seymen Merası’nda 'Kuvars Kumu Projesi'ne ÇED freni
Seymen Merası’nda kuvars kum ocağı için ÇED süreci başladı