Tekirdağ'ın Marmaraereğlisi ilçesinde, yaklaşık 163 bin metrekarelik tarım arazisi üzerine planlanan büyük ölçekli besi tesisi için yeniden başlatılan ÇED süreci, vatandaşların, belediye başkanlarının, milletvekillerinin ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu.
Marmaraereğlisi'nde yapılmak istenen ve daha önce defalarca iptal edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, tüm itirazlara rağmen tekrar başlatıldı. 13 bin büyükbaş ya da 65 bin küçükbaş hayvan kapasiteli olarak planlanan tesisin yeniden hayata geçirilmek istenmesine, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, TMMOB, Tekirdağ Barosu, Marmaraereğlisi ve Çorlu Belediyeleri, Trakya Platformu, kent konseyleri ve çevre derneklerinin yanı sıra CHP, AKP ve MHP temsilcileri de tesisin hukuka ve kanunlara aykırı şekilde yapılması, çevre kirliliği, ağır koku, su kaynaklarının tükenmesi ve halk sağlığı üzerindeki olası olumsuz etkileri nedeniyle karşı çıktı.
İmar izni bulunmayan tarım alanına daha önce ruhsatsız olarak inşa edildiği aktarılan ve sonradan yapı kayıt belgesi alan tesis, yapılan itirazlar sonucunda 2014 yılında durdurulmuştu. Projenin, Niğmet Hayvancılık Gıda San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yeniden gündeme getirilmesi, çevresel ve hukuki kaygılara neden oldu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne sunulan itiraz dilekçesinde; ÇED sürecinin eksik incelemeye dayandığı, verilerin bilimsel gerçeklerle örtüşmediği ve projenin bu haliyle telafisi güç ve imkansız çevresel zararlara yol açacağı vurgulandı. Bölge halkı ve kurumlar, tarım alanlarının korunması ve halk sağlığının gözetilmesi adına ÇED sürecinin durdurulması çağrısında bulundu.
Planlanan tesisle ilgili çevresel, teknik ve hukuki eksiklikler bulunduğuna dikkat çeken Trakya Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Murat Sevgi, proje alanının yer altı suyu besleme alanı, aşırı yer altı suyu çekim alanı ve Türkmenli Göleti içme ve kullanma suyu uzun mesafeli koruma alanı içerisinde kaldığını belirtti. Devlet Su İşleri ve ilgili kurumlardan alınması gereken görüşlerin ise ÇED dosyasında yer almadığını kaydetti.
Su Havzaları, yeraltı suyu ve atık riski
Günlük oluşacak binlerce metreküp hayvansal atığın ciddi koku ve çevre kirlilik yaratacağına dikkat çeken Sevgi, açık besi padokları, atık havuzları, gaz arıtma sistemleri, havalandırma bacaları ve filtrasyon süreçlerine ilişkin net bilgilerin dosyada bulunmadığını aktardı.
Tesisin meskun mahallere yakınlığı, kadastral yolunun bulunmaması, ulaşım ve trafik düzenlemelerinin yapılmamış olması, salgın hayvan hastalıklarına karşı alınacak önlemlerin belirtilmemesi ve kümülatif etki değerlendirmesinin yapılmadığını aktaran Sevgi, raporda koku sorununu önlemeye yönelik tatmin edici bir çözümün bulunmadığını söyledi.

Halkın daha önce, çevre kirliliğine ve sonuçlarına şahit olduğu için güçlü bir şekilde itiraz ettiğini söyleyen Sevgi, "Vatandaş, neyle karşılaşacağını deneyimledi. Bölge, doğal hayvancılık için uygun. Tarım arazilerinde endüstriyel hayvancılık yapılamaz. Ayrıca atıklar, şehir merkezinden geçerek Karatepe atık tesisine gidecek. Her açıdan problemli, bölgeye zarar verecek bir proje."
Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt ise yapı kayıt belgesi alınmış olsa dahi söz konusu binaların kaçak olarak inşa edildiğini belirterek, tesisin bulunduğu alanın tarım arazisi statüsünde olduğunu ve bu bölgede mevzuat gereği yapılaşmaya izin verilemeyeceğini söyledi.
Sarıkurt, 2011–2014 yılları arasında kanunlara aykırı şekilde inşa edilerek faaliyet gösteren tesisin bu süreçte ciddi çevre kirliliğine yol açtığını ifade ederek, söz konusu projeye karşı uzun süredir mücadele ettiklerini dile getirdi. Yapılan itirazlar sonucunda tesis faaliyetlerinin durdurulduğunu hatırlatan Sarıkurt, yürütülen mücadelenin temelinde halk sağlığını ve insanca yaşama hakkını koruma sorumluluğunun bulunduğunu kaydetti.

'Ruhsat vermeyeceğiz'
Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Onur Bozkurter ise su sıkıntısı yaşanan bir bölgede binlerce hayvanın barındırılacağı ve ciddi çevre kirliliği yaratacak tesislere karşı olduklarını belirterek, tesis için ruhsat vermeyeceklerini ifade etti.
ÇED başvurusunda bulunan Niğmet Hayvancılık’ın uluslararası Hijazi & Ghosheh Group bünyesinde yer aldığını ve sürekli isim değiştirerek başvuruda bulunduğunu hatırlatan Çorlu Kent Konseyi Başkanı Esra Ay Yüksel de grubun geçmişte çevre mevzuatına aykırı faaliyetler nedeniyle de soruşturmalara konu olduğuna dikkat çekti.
Şirketin 2014–2025 yılları arasında dördü aynı yer için olmak üzere beş kez ÇED başvurusu yapıp hiçbirini tamamlamadığını dile getiren Yüksel, bu durumun ÇED sürecinin deneme-yanılma yöntemiyle zorlandığını ve idarenin oyalandığını dile getirdi.
AKP Çorlu İlçe Başkanı Ali İhsan Şahpaz ise yaptığı yazılı açıklamada, çevreye ve insan sağlığına zarar verecek her türlü girişimin karşısında olduklarını vurguladı. Şahpaz açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Şehrimizi ve vatandaşlarımızı etkileyecek; ağır koku, çevre kirliliği ve halk sağlığını tehdit edecek her türlü girişimin karşısında olduğumuzu açıkça ifade etmek isteriz. Çorlu’da yaşayan hemşehrilerimizin bu tür sorunlardan muzdarip olabileceğini biliyor, bu hassasiyeti son derece önemsiyoruz."
(SC/Mİ)







