Pentagon Küba dosyasını raftan indirdi
Pentagon'un İran'la savaş tırmanırken Küba'ya yönelik askeri seçenekleri gözden geçirdiği iddia edildi. CBS News'in haberine göre, 101'inci Hava İndirme Tümeni'nin öncülüğünde hava indirme operasyonu da dahil çeşitli senaryolar değerlendiriliyor. Ancak yetkililer bunun rutin planlama süreci olduğunu, yakın vadede operasyon ihtimalinin düşük olduğunu belirtti. ABD'nin askeri kapasitesi İran cephesine yoğunlaşmış durumda. Trump yönetimi Küba'yı teröre destek veren ülkeler listesine aldı, petrol sevkiyatlarına ve GAESA Holding'e yaptırımlar uyguladı. Ekonomik ambargolar nedeniyle Küba ağır enerji kriziyle karşı karşıya; elektrik kesintileri, sağlık ve ulaşım hizmetlerinde aksama yaşanıyor. Demokrat milletvekilleri Havana'yı ziyaret ederek yaptırımları "sessiz insani kriz" olarak nitelendirdi ve hafifletilmesi çağrısında bulundu.
ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) İran'la savaş yeniden tırmanırken Küba'ya yönelik olası askeri seçenekleri sessizce gözden geçirmeye başladığı iddiası Washington'da yeni bir tartışma başlattı.
Haberi ilk duyuran CBS News, çok sayıda ABD'li yetkiliye dayandırdığı özel haberinde, son haftalarda Pentagon planlamacıları tarafından Küba'ya yönelik çeşitli harekât senaryolarının değerlendirildiğini bildirdi. Bunlar arasında, ABD Ordusu'nun 101'inci Hava İndirme Tümeni'nin öncülüğünde binlerce askerin katılacağı bir hava indirme operasyonunun da yer aldığı öne sürüldü.
Ancak haberde görüşlerine yer verilen ABD'li yetkililer, bu planların Başkan Donald Trump ya da Pentagon'un Küba'ya askeri müdahale kararı aldığı anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. Yetkililere göre Pentagon, rutin olarak dünyanın farklı bölgelerine ilişkin çok sayıda olası harekât planını hazırlıyor ve güncelliyor. Bu nedenle planların gözden geçirilmesi kendi başına operasyon kararı anlamına gelmiyor.
CBS News'e konuşan kaynaklar ayrıca, İran savaşının yeniden başlaması nedeniyle ABD'nin hava gücü, istihbarat kapasitesi ve önemli askeri unsurlarının hâlen Orta Doğu'ya yoğunlaştığını, bu nedenle kısa vadede Küba'ya yönelik büyük çaplı bir operasyonun olası görünmediğini ifade etti.
Habere göre Trump yönetimince Küba konusunda uzun süredir artan bir baskı siyaseti izleniyor. Başkan Trump göreve döndükten sonra Havana'yı yeniden "teröre destek veren ülkeler" listesine aldı; petrol sevkiyatlarına yaptırımlar getirdi, Küba ordusunun kontrolündeki GAESA Holding'e bağlı şirketleri hedef alan yeni yaptırımları uygulamaya soktu. Ayrıca Dışişleri Bakanı Marco Rubio, son haftalarda Küba yönetiminin ekonomik reform taleplerini reddettiğini savunarak baskının süreceğini açıkladı.
CBS'nin haberinde dikkat çeken bir başka yan da Trump yönetimi içindeki görüş ayrılıklarıydı. Adı saklı yetkililer, Trump'ın İran savaşının uzamasından rahatsızlık duyduğunu, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in ise daha sert bir askeri çizgiyi savunduğunu öne sürdüler. Buna karşın Beyaz Saray iddiaları doğrulamadı; Sözcü Anna Kelly, Trump'ın Hegseth ve CENTCOM Komutanı Oramiral Brad Cooper'ın liderliğinden "son derece memnun" olduğunu söyledi. Pentagon Sözcü Vekili Joel Valdez ise "varsayımsal askeri operasyonlar hakkında yorum yapmayacaklarını" belirtti.
Kısa vadede saldırı olasılığı var mı?
ABD'de güvenilir ulusal güvenlik muhabirlerinin dayandığı kaynaklar, askeri seçeneklerin incelendiğini doğrulamakla birlikte yakın vadede Küba'ya saldırı ihtimalini düşük görüyor. Bunun başlıca gerekçeleri şunlar:
* ABD'nin ana askeri kapasitesi hâlen İran cephesine yönelmiş durumda.
* Bunun yanında, Pentagon'daki planlama çalışmaları rutin askerî hazırlık sürecinin bir parçası
olarak değerlendiriliyor.
* Ayrıca, Beyaz Saray veya Pentagon'dan operasyon kararı alındığını gösteren herhangi bir resmî açıklama bulunmuyor.
* Washington yönetimi ekonomik yaptırımı ve diplomatik baskıyı öncelikli araçlar olarak kullanmayı sürdürüyor.
Pentagon'da askerî seçeneklerin yeniden masaya yatırıldığı yönündeki haberler, Küba'nın zaten ağır ekonomik yaptırımlar, enerji darboğazı ve yaygın elektrik kesintileri altında bulunduğu bir döneme denk geliyor. Bu nedenle Washington'da askerî senaryoların tartışılıyor olması, fiilî bir müdahale kararı alınmasa bile, Havana üzerindeki baskının yeni bir evreye taşındığı şeklinde değerlendiriliyor.
Bilgi kutusu | Ambargolar sonunda Küba’da durum
ABD ile Küba arasındaki gerilim, yalnızca olası askerî seçenekler üzerinden değil, son altı ayda giderek ağırlaşan ekonomik yaptırımlar üzerinden de tırmandı. Donald Trump, 29 Ocak 2026'da imzaladığı başkanlık kararnamesiyle Küba'ya petrol sağlayan ülkelere ek gümrük vergileri uygulanmasının önünü açtı. Ardından Küba ordusunun ekonomik omurgasını oluşturan GAESA Holding'i ve bağlantılı şirketleri ve bunlarla iş yapan yabancı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımlar genişletildi.
Washington yönetimi, bu adımları "ABD'nin ulusal güvenliğini ve dış politika çıkarlarını koruma" gerekçesiyle savunurken, Havana yönetimi ve çok sayıda uluslararası gözlemci, yaptırımların doğrudan sivil nüfusu etkilediğini belirtiyor. Küba'nın tükettiği yakıtın yalnızca yaklaşık yüzde 40'ını kendi üretmesi ve ithalatın büyük ölçüde sekteye uğraması, ülkeyi son yılların en ağır enerji krizlerinden biriyle karşı karşıya bıraktı.
2026 boyunca ülke çapında art arda yaşanan elektrik şebekesi çökmeleri, uzun süreli elektrik kesintileri, toplu ulaşımın aksaması, ameliyatların ertelenmesi, su temini ve iletişim hizmetlerinde ciddi kesintiler günlük yaşamı derinden etkiledi. Küba hükümeti kritik hizmetleri ayakta tutabilmek için yerel elektrik adacıkları (microgridler) oluşturmaya çalışırken, halk güneş enerjisi ve bireysel çözümlere yöneliyor.
ABD Kongresi'nden dört Demokrat milletvekili geçtiğimiz günlerde Havana'yı ziyaret ederek enerji ambargosunun insani sonuçlarını yerinde gözlemlediklerini açıkladı. Heyet üyeleri, yakıt ambargosunun elektrik, sağlık, ulaşım ve gıda tedariki üzerinde ağır etkiler yarattığını belirterek yaptırımları "sessiz bir insani kriz" olarak nitelendirdi ve yaptırımların hafifletilmesi çağrısında bulundu.
(AEK)