Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları protesto etmek ve Rojava ile dayanışmak için Mardin'in Nusaybin ilçesine giden yurttaşlara polis müdahale etmiş, bu esnada sınırda bir kuleden Türk bayrağının indirilmesine ilişkin görüntüler sosyal medyada tartışmaya neden olmuştu.
Eylemin çağrıcılarından DEM Parti, 'bayrak indirme' görüntülerini kınarken; AKP Sözcüsü Ömer Çelik, görüntülerdeki kişilerin sınırın öbür tarafından gelerek eylemi gerçekleştiğini açıkladı. Adalet Bakanlığı ise konuya ilişkin yaptığı açıklamada 14 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Tartışma sürerken bir gencin kolluk görevlileri tarafından işkence gördüğü görüntüler sosyal medyada yayıldı. Günlerce "bayrak indiren kişi" olarak sosyal medyada hedef gösterilen gencin olayla herhangi bir ilişkisi olmadığı mahkemede ortaya çıktı.
Hastanede de kötü muamele
Kolluk tarafından darp edilen ve saatlerce işkence gören D.K., ağır hasta durumda hastane hastane dolaştırıldı. En son Nusaybin Devlet Hastanesi'nden durumunun ağır olması nedeniyle Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.
D.K., hastaneye ilk getirildiğinde doktorların tavırları oldukça iyi ve ilgiliyken, polislerin müdahalesiyle durum değişti. Avukatlarının aktardığına göre, hastanın durumuyla ilgili bilgi vermek üzere gelen doktorun sözü iki polis tarafından kesildi. Kolluk tarafından başka odaya götürülen doktorun döndüğünde hastaya ve yakınlarına karşı tavrı sertleşti. Sınırda başlayan kötü muamele, polisin yönlendirmesiyle hastanede de devam etti.
Durumu ağırken taburcu edildi
Tedavisi süren D.K.'nin omurgasında ve kafa bölgesinde çok sayıda kırık, yüzünde derin yaralar tespit edildi. Dosyada yer alan sağlık raporlarında iç kanama bulguları kaydedildi.
Hayati riski devam eden D.K., mahkemeye çıkması için taburcu edildi. Avukatları hazırladıkları tutanakta, D.K.'nin taburcu edilmesinin "tıbbi gereklilik, hasta güvenliği, yaşam hakkının korunması ve sürekli tıbbi gözetim zorunluluğu" ile açıkça çeliştiğini belirtti. Karara sözlü itirazda bulunan avukatlar, D.K.'nin hastane gözetimi altında tutulmasını istedi.
Açık hak ihlali
Ayrıca tutanakta, hastanın hastaneden çıkış kararının Hasta Hakları Yönetmeliği'nin;
- insan onuruna yakışır şekilde sağlık hizmeti alma,
- sağlık hizmetlerinden adalet ve hakkaniyete uygun biçimde faydalanma,
- tıbbi gereklere uygun teşhis, tedavi ve bakım görme,
- güvenliğin sağlanması hakkına açıkça aykırı olduğu ifade edildi.
Üstelik kararın, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ilgili maddelerinde güvence altına alınan yaşam hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı gibi evrensel hukuk ilkeleriyle de çeliştiği not düşüldü.
"Kuleden düştü" yazıldı
Soruşturmada kısıtlama kararı olması nedeniyle avukatlar uzun bir süre gözaltı işlemi hakkında da bilgi alamadı. D.K.'nin avukatı Berivan Orhan, detaylara mahkemeye saatler kala ulaşabildi. Gözaltı tutanağında yer alan bilgileri bianet'e aktaran Orhan, D.K.'ye uygulanan işkencenin kolluk tarafından tutanaklara "kuleden düştü" şeklinde geçtiğini belirtti.
D.K.'nin darp edildiği görüntüler de açıkça görülebiliyorken 'aşağıdan sivillerin taş atması sonucu yaralandığı' iddia edildi.
Kolluk tutanağında gözaltına ilişkin şunlar kaydedildi: "Tutanak 20 Ocak 2026 tarihinde saat 18.15'te kayda alınmıştır. Faruk Gezen Hudut Karakolu askeri yasak bölgeye izinsiz giren gençler, sloganlar atmış bu esnada aşağıdaki gençler kuleye taş atmış ve kendisine isabet etmiş ve kuleden düşmüştür."
"Bayrak indirmedi, astı" iddiası
Ayakta bile duramayack halde, iç kanama riski devam ederken mahkemeye çıkarılan D.K.'ye 'bayrak' iddialarına ilişkin hiçbir soru yöneltilmedi. Bayrak indirme görüntüleriyle ilişkilendirilen, sosyal medyada linç edilen D.K.'ye bu konuda yöneltilen suçlama aslında "PYD bayrağı asması" iddiasına ilişkindi.
Provokasyon mahkemede çöktü
Mahkemede D.K.'ye bayrağı ne indirdiğine ne de astığına dair herhangi bir soru yönlendirmedi. Sosyal medyadaki iddialar dosyasında da yer almadı.
Hakim, D.K.'nin "örgüt propagandası", "örgüt üyeliği" ve "sınır güvenliği ihlali" suçlamalarıyla tutuklanmasına karar verdi. D.K. tutuklanarak Mardin Cezaevine gönderildi.
"Yetkililer de doğruladı"
D.K.'nin sınırda gördüğü işkenceyi milletvekilleri TBMM gündemine de taşıma hazırlığında. İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi ve DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın, işkenceyi kınarken "Nusaybin'de yaşandı diye paylaşılan görüntüler gerçeği yansıtmıyor" dedi ve şunları söyledi:
"Orada bayrak da yok, bu tamamen halkları birbirine kırdırmak, protestoların toplumsal gücünü azaltmak, halkları kışkırtmak için yapılmış bir provokasyon. İşkence başvurusu üzerine avukatlarının bize ulaşmasıyla bizler gittik, durumunu sorduk, öğrendik, ifadesini okuduk. Yetkililerle konuştuk. Mardin Valiliği de Nusaybin Kaymakamlığı da Emniyet de çok net biliyor ki bayrak indirme gibi bir olay burada yaşanmadı."
(AB)








