Kuir aktivist Nana için uluslararası koruma çağrısı
*Azerbaycanlı kuir, feminist ve vegan aktivist Nana Xanım Babazade'nin yaşadığı hak ihlalleri İstanbul'da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı ve Nana'ya Özgürlük Platformu, Nana'nın kadın hakları, LGBTİ+ hakları ve hayvan hakları mücadelesi nedeniyle hem ailesinden hem de devlet kurumlarından baskı gördüğünü açıkladı.
*İstanbul Üniversitesi'nde yüksek lisans yaparken resmî kurumlar tarafından çevresindekiler hakkında bilgi vermeye zorlandığı, ardından gözaltına alındığı belirtildi. Arnavutköy ve Çatalca Geri Gönderme Merkezleri'nde çıplak arama, fiziksel şiddet, sağlık hizmetlerinden mahrum bırakılma gibi ihlallere maruz kaldığı iddia edildi.
*Yaklaşık iki aylık alıkoymanın ardından Azerbaycan'a gönderilen Nana'nın, ailesinden gelen tehditler ve devlet takibi nedeniyle saklanarak yaşadığı, pasaportu hakkında bilgisi dışında kayıp başvurusu yapıldığı öne sürüldü.
*Platform, uluslararası koruma mekanizmalarının işletilmesini ve hak ihlallerinin soruşturulmasını talep etti.
* Gözaltında kaldığı süre boyunca d türlü fiziki ve psikolojik baskıyla iş birliği dayatıldı, nsan onurunu hiçe sayan uygulamalara karşı iradesini teslim etmedi.
* Çıplak arama, fiziksel ve psikolojik şiddet, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılma gibi çok sayıda hak ihlaline maruz bırakıldı.
* Azerbaycan’a döndüğü andan itibaren güvenli bir yaşam sürmesi fiilen imkansız hale geldi.
“Ailesinden gelen tehditler, devlet kurumlarının takibi ve kamuoyunda hedef gösterildi olması nedeniyle sürekli yer değiştirmek zorunda kalmış, saklanarak yaşadı.
*Daha sonra ülkeyi terk etmeye çalıştığında ise pasaportu hakkında bilgisi ve rızası dışında Türkiye’de kayıp başvurusu yapıldığını öğrendi.
Azerbaycanlı kuir, feminist ve vegan aktivist Nana Xanım Babazade’nin (Nana) yaşadığı hak ihlalleri, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu.
Göçmen Mülteci Dayanışma Ağı ve Nana’ya Özgürlük Platformu tarafından İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nde gerçekleştirilen toplantıda, Nana’nın Türkiye’deki sürecinden Azerbaycan’a gönderilmesine, ardından yaşadığı güvenlik sorunlarına kadar uzanan süreç anlatıldı.
Toplantıda yapılan açıklamada, Nana’nın kadın hakları, LGBTİ+ hakları ve hayvan hakları alanlarında yürüttüğü çalışmalar nedeniyle hedef haline geldiği ileri sürüldü. Açıklamada, Nana’nın yaşadıklarının yalnızca bireysel bir göç süreci olmadığı, insan hakları savunucularına yönelik baskı mekanizmalarının bir örneği olduğuna dikkat çekildi.
Aktivizmi nedeniyle hedef alındığı iddiası
Açıklamaya göre Nana Xanım Babazade, Azerbaycan’da kuir kimliği ve yürüttüğü hak mücadelesi nedeniyle hem ailesinin hem de devletlerin baskısıyla karşı karşıya kaldı.
Nana’nın uzun yıllar boyunca aile içinde fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığı, ailesinden ayrılmak istediğinde ise ölüm tehditleri aldığı hatırlatıldı.
“Nana Xanım Babazade hayvan hakları, kadın hakları ve LGBTİ+ hakları mücadelesi yürütmektedir. Ancak bu mücadelesi ve kuir kimliği nedeniyle hem ailesinin hem de devletlerin hedefi haline gelmiştir.”
İstanbul’daki eğitim sürecinde baskı iddiası
Nana’nın İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimine devam ettiği dönemde göç rejimi ve sınır politikalarının hedefi haline geldiği öne sürüldü.
Açıklamada, Nana’nın Türkiye’de katıldığı 8 Mart etkinlikleri ve üniversitedeki boykot faaliyetleri nedeniyle baskı gördüğü iddia edildi. Resmî kurumlar tarafından görüşmeye çağrıldığı ve çevresindeki kişiler hakkında bilgi vermeye zorlandığı belirtildi.
“Resmî kurumlar tarafından görüşmeye çağrılmış, yakın çevresinde bulunan arkadaşları hakkında bilgi vermesi için baskıya maruz bırakılmıştır.”
Açıklamada, Nana’nın arkadaşları, ilişkileri ve çevresi hakkında bilgi vermeye zorlandığı, bu baskıların bir hak savunucusunu kendi çevresine karşı muhbirleştirme amacı taşıdığı öne sürüldü.
“Bir hak savunucusunu kendi çevresine karşı muhbirleştirmeyi ve ajanlaştırmayı amaçlayan bu baskılar sistematik biçimde sürdürülmüştür.”
Gözaltı sürecinde kötü muamele iddiası
Açıklamada, bilgi verme baskılarına karşı çıkmasının ardından Nana’nın gözaltına alındığı belirtildi.
Gözaltında kaldığı süreçte fiziksel ve psikolojik baskıya maruz kaldığı iddia edilen Nana’nın iş birliği yapmaya zorlandığı öne sürüldü.
“Gözaltında kaldığı süre boyunca da türlü fiziki ve psikolojik baskıyla iş birliği dayatılmış, insan onurunu hiçe sayan uygulamalara karşı iradesini teslim etmemiştir.”
Geri gönderme merkezinde ağır hak ihlali iddiaları
Nana’nın Arnavutköy ve Çatalca Geri Gönderme Merkezleri’nde tutulduğu süreç, açıklamanın en önemli bölümlerinden biri oldu.
Bültende, Nana’nın “gönüllü geri dönüş” belgelerini imzalamaya zorlandığı ileri sürüldü.
“Arnavutköy ve Çatalca Geri Gönderme Merkezlerinde tutulduğu süreç boyunca ‘gönüllü geri dönüş’ belgelerini imzalaması için sistematik baskıya uğramıştır.”
Ayrıca geri gönderme merkezinde çıplak arama, fiziksel ve psikolojik şiddet, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılma gibi ihlaller yaşadığı iddia edildi.
“Çıplak arama, fiziksel ve psikolojik şiddet, sağlık hizmetlerine erişimin engellenmesi ve temel ihtiyaçlardan mahrum bırakılma gibi çok sayıda hak ihlaline maruz kalmıştır.”
Vegan olması nedeniyle beslenme sorunu yaşadığı iddiası
Açıklamada Nana’nın vegan kimliği nedeniyle uygun gıdaya erişemediği öne sürüldü.
Uzun süre yetersiz beslendiği, sağlık durumunun kötüleşmesine rağmen tedaviye erişemediği ve ancak durumunun kritik hale gelmesi üzerine hastaneye sevk edildiği iddia edildi.
“Vegan olması nedeniyle uygun gıdaya erişememiş, uzun süre yetersiz beslenmiş, sağlık durumu ağırlaşmasına rağmen gerekli tedaviye ulaşamamış ve ancak durumu kritikleştiğinde hastaneye sevk edilmiştir.”
Azerbaycan’a gönderildi, güvenli yaşam hakkı tehlikeye girdi iddiası
Açıklamada, Nana’nın yaklaşık iki aylık alıkoyma sürecinin ardından Azerbaycan’a gönderildiği belirtildi.
Bültende, geri gönderildiği ülkede ailesinden gelen tehditler, takip ve kamuoyunda hedef gösterilme nedeniyle güvenli bir yaşam sürdüremediği iddia edildi.
“Ailesinden gelen tehditler, devlet kurumlarının takibi ve kamuoyunda hedef gösterilmiş olması nedeniyle sürekli yer değiştirmek zorunda kalmış, saklanarak yaşamıştır.”
Pasaport ve seyahat özgürlüğü iddiası
Açıklamada Nana’nın ülkeyi terk etmeye çalıştığı sırada pasaportu hakkında bilgisi ve rızası dışında Türkiye’de kayıp başvurusu yapıldığını öğrendiği öne sürüldü.
Bültende bu durumun Nana’nın hareket özgürlüğünü daha da kısıtladığı savunuldu.
Gürcistan’da da güvenlik endişesi yaşadığı iddiası
Azerbaycan’dan ayrıldıktan sonra Gürcistan’a geçen Nana’nın burada da kendisini güvende hissetmediği söylendi.
Açıklamada, Azerbaycan ile Gürcistan arasındaki ilişkiler ve güvenlik iş birlikleri nedeniyle Nana’nın burada kalmasının risk oluşturduğu anlatıldı.
Daha sonra başka bir ülkeye geçtiği belirtilen Nana’nın, uzun süreli oturum veya uluslararası koruma hakkına sahip olmadığı, sürekli sınır dışı edilme tehdidi altında yaşadığı aktarıldı.
“Nana yalnızca bir aktivist değil, baskı mekanizmalarının mağduru”
Basın açıklamasında Nana’nın yaşadıklarının sistematik bir baskı sürecinin parçası olduğu savunuldu.
“Nana bugün yalnızca bir aktivist olarak değil, devletler arası baskı mekanizmalarının mağduru olarak hayatta kalmaya çalışmaktadır.”
Platform ve dayanışma ağı, Nana’nın güvenli bir ülkede yaşamını sürdürebilmesi için uluslararası koruma mekanizmalarının işletilmesini, geri gönderme merkezlerindeki hak ihlallerinin araştırılmasını ve insan hakları savunucularına yönelik baskı politikalarının son bulmasını talep etti.
Talepler
-Nana Xanım Babazade’nin güvenli bir ülkede yaşamını sürdürebilmesi için gerekli uluslararası koruma mekanizmalarının derhal işletilmesini talep ediyoruz.
-Türkiye’deki geri gönderme merkezlerinde yaşanan hak ihlalleri hakkında bağımsız ve etkin soruşturma yürütülmesini talep ediyoruz.
-İnsan hakları savunucularına, feministlere, LGBTİ+ aktivistlerine ve hayvan hakları savunucularına yönelik ajanlaştırma, baskı, takip, sınır aşan yıldırma ve kriminalizasyon politikalarına son verilmesini talep ediyoruz.
-Devletlerin, insan hakları savunucularını kriminalize eden, ajanlaştırmaya çalışan ve yaşamlarını tehlikeye atan uygulamalarına son vermesini talep ediyoruz.
-Ulusal ve uluslararası insan hakları kurumlarını, demokratik kamuoyunu ve sivil toplum örgütlerini Nana ile dayanışmayı büyütmeye ve yaşanan hak ihlallerine karşı harekete geçmeye çağırıyoruz.
48 günde sınır dışı edilen Nana'nın avukatı Çelik: Acele karar verilmesi şüpheli
Uluslararası Göçmenler Günü’nde bir deport hikâyesi: Nana
Nana sınır dışı edildi: Elimi, ayağımı, ağzımı bağladılar
(EMK)
Öğretmenlerin açlık grevi 10. gününde: Komisyon neden toplanmıyor?
Halide Türkoğlu: Kadınların özgürlük mücadelesi bu ülkede demokrasinin kurucu gücüdür
İstanbul'da meslektaşlarına destek olmak isteyen 5 öğretmen darp edilerek gözaltına alındı
HABER / İZLENİM
Hopa’ya Kazım Koyuncu Müzik Okulu çağrısı: Kazım’ın umudunu büyütelim
“Kanun Hükmü” İstanbul Barosu’nda izleyiciyle buluşuyor