Krizin faturası: Kadınların şiddetten çıkışı zorlaşıyor
Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UN Women) “Beyond the Breaking Point” raporu, kriz ve çatışma bölgelerinde kadın örgütlerinin yaşadığı finansman daralmasının, kadınların temel hizmetlere erişimini doğrudan etkilediğini ortaya koyuyor.
Rapora göre kadın örgütlerinin yüzde 84’ü destek taleplerinin arttığını, yaklaşık 10 örgütten dokuzu ise mevcut ihtiyaçları karşılayamadığını belirtti. Ocak 2025’ten bu yana en az 1 milyon kadın ve kız çocuğunun kritik destek hizmetlerine erişimini kaybettiği ifade ediliyor.
Rapor Türkiye’deki kadın örgütlerinin finansman durumunu doğrudan ele almıyor. Ancak Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ile Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) bianet'e yaptıkları değerlendirmelere göre, ekonomik ve kurumsal daralmanın kadınların şiddetten uzaklaşmak için ihtiyaç duyduğu desteklere erişimini zorlaştırdığını gösteriyor.
Mor Çatı: Sivil toplumdaki daralma kadınların başvurularına yansıyor
Mor Çatı, UN Women raporunun ağırlıklı olarak insani yardım alanına odaklandığını ve kendilerinin bu alanda çalışmadığını belirtiyor. Buna karşın özellikle göç alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının kapasitesindeki azalmanın kadınların başvurularına yansıdığını söylüyor.
Daha önce başka kuruluşlardan destek alan göçmen ve kimliksiz kadınların Mor Çatı’ya yönlendirildiğini belirten örgüt, Türkiye’nin farklı kentlerinden ve farklı ülkelerden göç ve şiddet deneyimi yaşayan kadınların kendilerine ulaştığını aktarıyor.
Mor Çatı’ya göre destek seçeneklerinin azalması özellikle barınma alanında sorun yaratıyor. Prosedürlerin uzaması ve güvenli barınma imkânlarının sınırlanması, kadınların şiddetten uzaklaşıp bağımsız bir yaşam kurmasını güçleştiriyor.
Örgüt, uluslararası fonlara erişimdeki azalmanın yalnızca göç alanını değil, insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında uzun süredir çalışan kuruluşları da etkilediğini belirtiyor.
Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi: Çerçeve yasa kadınların katılımıyla hazırlanmalı
“Sorun kadınların yönlendirildiği yerde başlıyor”
Mor Çatı, şiddete maruz kalan kadınlara hakları ve başvurabilecekleri mekanizmalar hakkında bilgi vererek ilgili kurumlara yönlendirme yaptığını belirtiyor. Ancak kurumların görevlerini yerine getirmemesi ya da ekonomik, psikolojik, tıbbi ve sosyal desteklerin yetersiz kalması, kadınların şiddetten uzaklaşmasını zorlaştırıyor.
Ekonomik şiddet de bu sürecin önemli bir parçası. Kadınların çalışmasının engellenmesi, gelirlerine veya banka hesaplarına el konulması, borçlandırılmaları, ortak malların kontrol edilmesi ve nafakanın ödenmemesi ekonomik şiddetin farklı biçimleri arasında yer alıyor.
Mor Çatı, ekonomik bağımsızlığın olmamasının bakım yüküyle birleştiğinde kadınların şiddet ortamından çıkmasını daha da güçleştirdiğine dikkat çekiyor.
KCDP: Ekonomik kriz şiddetten çıkış koşullarını daraltıyor
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu da ekonomik kriz ile kadınların şiddetten çıkabilme koşulları arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor.
Platforma göre şiddet gören bir kadının evden ayrılabilmesi; güvenli barınma, düzenli gelir, çocuk bakım hizmetleri, ulaşım, sağlık ve hukuki desteğe erişebilmesine bağlı.
Düzenli geliri olmayan kadınlar açısından ayrılma kararı, “Nerede kalacağım, çocuğuma nasıl bakacağım, kirayı nasıl ödeyeceğim?” sorularını beraberinde getiriyor.
KCDP, TÜİK’in Mayıs 2026 verilerine göre kadınların işgücüne katılım oranının yüzde 35, istihdam oranının yüzde 31,4, işsizlik oranının ise yüzde 10,5 olduğunu hatırlatıyor.
ERKEK ŞİDDETİ ÇETELESİ TEMMUZ 2026
Erkekler Temmuz’da 28 kadını öldürdü
“Kadın örgütleri devletin yerine geçemez”
KCDP’ye göre kadınların şiddetten çıkabilmesi için yalnızca koruma kararları yeterli değil. Güvenli barınma, düzenli gelir, çocuk bakım hizmetleri, ücretsiz ve nitelikli hukuki destek ile etkili koruma mekanizmalarının birlikte işletilmesi gerekiyor.
6284 sayılı Kanun kapsamında geçici maddi yardım, barınma, koruma, uzaklaştırma ve hukuki destek gibi mekanizmalar bulunduğunu hatırlatan Platform, bir hakkın mevzuatta yer alması ile kadınların bu hakka zamanında ve etkili biçimde ulaşabilmesinin aynı şey olmadığını vurguluyor.
Kadın örgütleri ve dayanışma ağlarının önemli bir işlev gördüğünü belirten KCDP, bu yapıların kamu hizmetlerinin yerini tutamayacağını; kadınların yaşam hakkını koruyacak hizmetlerin oluşturulması ve sürdürülebilir biçimde finanse edilmesinin devletin sorumluluğu olduğunu söylüyor.
Nafaka tartışması ekonomik bağımsızlıktan ayrı değil
KCDP, nafaka hakkının da kadınların ekonomik koşullarından bağımsız düşünülemeyeceğini belirtiyor.
Ücretsiz bakım emeği, çocukların bakım yükü, eğitim ve istihdama erişimdeki eşitsizlikler ile güvencesiz çalışma koşulları, kadınların boşanma sonrasında yoksullaşma riskini artırıyor.
Platforma göre nafaka hakkının zayıflatılması, ekonomik bağımsızlığı olmayan ve şiddet gören kadınların evlilikten çıkmasını da zorlaştırabilir.
Diyarbakır Barosu’ndan nafaka hakkı ve kadın cinayetleri çalıştayı
“Kadın öldürülmeden önce hangi mekanizmalar çalışmadı?”
KCDP’nin 2026’nın ilk altı ayına ilişkin verilerine göre 150 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 151 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Haziranda 31 kadın cinayeti ve 31 şüpheli kadın ölümü kaydedildi.
Platform, kadın cinayetlerinin yalnızca cinayet gerçekleştikten sonra değil, öncesinde işlemeyen mekanizmalar üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Kadınların neden şiddet gördükleri evden çıkamadığı, neden güvenli barınmaya ulaşamadığı, neden ekonomik bağımsızlığını kuramadığı ve koruma kararlarına rağmen neden güvende olmadığı sorularının yanıtlanması gerektiğini vurguluyor.
UN Women’ın raporu küresel ölçekte kadın örgütlerinin yaşadığı finansman daralmasının hizmetlere erişimi nasıl etkilediğini ortaya koyarken, Türkiye’de Mor Çatı ve KCDP’nin aktardıkları, kadınların şiddetten uzaklaşabilmesinin yalnızca hukuki korumaya değil; barınma, gelir, bakım ve kamusal destek mekanizmalarının birlikte işlemesine bağlı olduğunu gösteriyor.
(SG/NÖ)
"Gerçekliği anlattım, 'politik' dediler": Bakanlık, yönetmene verdiği desteği faizi ile geri istedi
Çağrı merkezleri: Kulaklıkta müşteri, ekranda performans baskısı
Girls Of The Sun: Kürt kadınlar savaşın neresinde?
ÖĞRENCİLER TEPKİLİ
İstanbul Üniversitesi’nde restorasyon ve taşınma belirsizliği
İtalyan Lisesi’nde grev sonrası altı eğitim emekçisi işten çıkarıldı