"Gerçekliği anlattım, 'politik' dediler": Bakanlık, yönetmene verdiği desteği faizi ile geri istedi
*Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas'ın Kapadokya'daki doğa tahribatını anlatan "Şiirli Oda'nın İzinde" belgeseli için sağladığı 175 bin liralık desteği, filmin "politik" bulunması gerekçesiyle faiziyle geri istedi.
*Elmas'a yetkililerce, filmde Kapadokya'daki yol çalışmalarıyla ilgili bakanlık ve Alan Başkanlığı'nın sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceği söylendi. Yönetmen, daha önce belgesellerin teknik kriterlere göre değerlendirildiğini, ancak son yıllarda içeriğin de ölçüt haline geldiğini belirterek, yeniden değerlendirme talebinin reddedildiğini açıkladı.
*Resmi yazının gecikmeli gelmesine rağmen faizin ilk ödeme tarihinden itibaren işletildiğini söyleyen Elmas, durumun sadece kendisini değil birçok bağımsız sinemacıyı etkilediğini ve otosansür baskısı oluşturduğunu vurguladı. Sinema Emekçileri Sendikası da kararın bağımsız sinema üzerindeki baskıyı artırdığını belirtti.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, yönetmen Bingöl Elmas’ın Kapadokya'daki doğa tahribatını anlattığı "Şiirli Oda'nın İzinde" belgeseli için daha önce sağladığı 175 bin liralık yapım desteğini, filmin “politik” olduğu gerekçesiyle faiziyle geri istedi.
bianet'e konuşan Elmas, son dönemde filmlerin teknik kriterler yerine içerikleri üzerinden değerlendirildiğini söylerken, Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) kararın bağımsız sinemacılar üzerindeki sansür ve otosansür baskısını artırdığını belirtti.
"Önceden teknik açıdan bakılırdı"
Daha önce de Sinema Genel Müdürlüğü’nün yapım desteklerinden yararlandığını belirten Elmas, bu süreçte değerlendirme kriterlerinin değiştiğini söyledi. Elmas, geçmişte belgesellerin ağırlıklı olarak teknik açıdan değerlendirildiğini, ancak son yıllarda içeriklerin de değerlendirme kapsamına alındığını söyledi.
“Şimdiye kadar belgesel sinemada benim tanık olduğum kadarıyla filmler teknik olarak değerlendirilirdi. Siyah ekran kalmıştır, altyazı okunmuyordur gibi teknik eksikliklere bakılırdı. Son yıllarda ise filmin içeriği değerlendirmeye dahil ediliyor.”
"Gerçekliği anlattım"
Belgeselini tamamlayarak teslim ettiğini anlatan Elmas, uzun süre kendisine herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, daha sonra telefonla aranarak filmin kabul edilmediğinin bildirildiğini söyledi.
“Ben teknik bir sorun söyleyeceklerini düşündüm aradıklarında. CD açılmadı ya da teknik bir aksaklık vardır diye bekliyordum. Ama bana ‘Filminiz politik bulundu’ dediler.”
Telefon görüşmesinin ardından Sinema Genel Müdürlüğü yetkililerine ulaşmaya çalıştığını belirten Elmas, uzun uğraşlar sonucunda bir genel müdür yardımcısıyla görüşebildiğini söyledi.
Elmas, görüşmede kendisine filmde Kapadokya’da yaşananlarla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kapadokya Alan Başkanlığı’nın sorumlu tutulmasının kabul edilmeyeceğinin söylendiğini aktardı.
“Bana, ‘Filminizde Kapadokya’daki olan bitenlerle ilgili bakanlığımızı sorumlu tutuyorsunuz. Alan Başkanlığımızı muhatap olarak gösteriyorsunuz. Bu bizim kabul edeceğimiz bir şey değil’ dediler. Ben ise bir yurttaş olarak yaşanan gerçekliği anlattığımı söyledim.”
Filmde yer alan karakterin Kapadokya’daki yol çalışmalarına karşı mücadele eden bir yurttaş olduğunu belirten Elmas, belgeselin yaşanan süreci olduğu gibi aktarmayı amaçladığını söyledi.
“Yeniden değerlendirme talebimiz reddedildi”
Filmin yeniden değerlendirilmesi için başvuruda bulunduğunu söyleyen Elmas, bu talebinin kabul edilmediğini belirtti.
“Elbette en azından başvuruyu kabul edin, kurul değerlendirsin dedim. Ama o kapı bize tamamen kapalıydı. Bize sadece ödedikleri parayı faiziyle geri ödemek dışında bir seçenek bırakmadılar.”
“Resmi yazı geç geldi, faiz işlemeye devam etti”
Destek kararının iptal edildiğine ilişkin resmi yazının kendisine aylar sonra ulaştığını belirten Elmas, kararın gecikmeli bildirilmesine rağmen faizin desteğin ödendiği tarihten itibaren işletildiğini söyledi.
Filmi sözleşmede öngörülen iki yıllık süre dolmadan tamamlayıp teslim ettiğini belirten Elmas, “Ben filmi bir yıl içinde teslim ettim. Çünkü kalan ödemeyi alabilmek için bunu yapmak zorundaydım. Ama karar bana iki-üç ay sonra bildirildi. O süre boyunca faiz işlemeye devam etti” dedi.
Faiz uygulamasına tepki gösteren Elmas, “Ödeme yapılırken enflasyon karşısında değeri eriyen bir para söz konusu. Ama geri istenirken gün hesabıyla faiz uygulanıyor” diye konuştu.
“Bu sadece benim meselem değil”
Süreç içerisinde başka yönetmenlerin de benzer uygulamalarla karşılaştığını öğrendiğini belirten Elmas, bazı filmlerin belirli sahneler çıkarılması koşuluyla kabul edildiğini, bazı yönetmenlerin ise yaşadıkları sorunları kamuoyuna taşımadığını söyledi.
Sinemacıların yaşadıkları süreçleri paylaşmasının önemli olduğunu vurgulayan Elmas, “Daha fazla geri çekilmemiz isteniyor, çekildikçe bize alan kalmıyor” dedi.
Sinemacıların ekonomik olarak kırılgan koşullarda üretim yaptığını belirten Elmas, desteklerin geri istenmesinin yalnızca film üretimini değil, yönetmenlerin yaşamlarını da etkileyebileceğini söyledi.
“Türkiye’de sinemacılar ekonomik olarak güçlü değiller. En ufak bir müdahale her şeyi altüst edebilir. Siz sadece üretimi değil, insanların hayatını da altüst ediyorsunuz. Bu birçok kişiye gözdağı vermek anlamına geliyor.”
Sine-Sen: Bağımsız sinemacılar üzerindeki baskı artıyor
Sine-Sen üyesi İsmail Doğan, bianet’e yaptığı açıklamada Bingöl Elmas’ın yaşadığı sürecin son dönemde bağımsız sinemacıların karşı karşıya kaldığı uygulamalardan biri olduğunu söyledi.
“Bingöl Elmas’ın yaşadığı süreç, son dönemde bağımsız sinemacıların karşı karşıya kaldığı uygulamalardan yalnızca biri. İçerik gerekçesiyle desteklerin geri istenmesi ya da filmlerde değişiklik talep edilmesi yönetmenleri otosansüre itiyor ve bu da bağımsız sinema üretimini doğrudan etkiliyor.”
Destek mekanizmalarının işleyişini eleştiren Sine-Sen üyesi, kamusal desteklerin bir sansür aracına dönüşme riskine dikkat çekti.
bianet, Bingöl Elmas’ın yaşadıklarıyla ilgili değerlendirme almak için Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nü aradı. Santral üzerinden ilgili birimlere yönlendirme talebine rağmen haber yayına hazırlanırken kurumdan yetkili bir isimle görüşme sağlanamadı.
(SGE/EMK)
Çağrı merkezleri: Kulaklıkta müşteri, ekranda performans baskısı
Girls Of The Sun: Kürt kadınlar savaşın neresinde?
ÖĞRENCİLER TEPKİLİ
İstanbul Üniversitesi’nde restorasyon ve taşınma belirsizliği
İtalyan Lisesi’nde grev sonrası altı eğitim emekçisi işten çıkarıldı