Kömür talebi yavaşlıyor, yeni maden planları büyüyor
Küresel kömür talebindeki büyüme yavaşlarken ve yeni madenlerin devreye alınma hızı son 10 yılın en düşük seviyesine inerken, hükümetlerin ve şirketlerin planladığı yeni kömür madenciliği kapasitesi büyümeyi sürdürüyor.
Küresel Enerji Gözlem’in (Global Energy Monitor / GEM) Küresel Kömür Madeni Takip Sistemi verilerine dayandırdığı araştırmasına göre dünyada planlanan kömür madenciliği kapasitesi 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 11 artarak yıllık 2 milyar 521 milyon tona (Mtpa) ulaştı.
Bu artış, kömür piyasasındaki diğer göstergelerle ters yönde ilerliyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) küresel kömür talebinin on yılın sonuna doğru yatay seyretmesini beklerken, GEM’in aktardığı verilere göre 2025’te küresel kömür talebindeki büyüme yüzde 0,5’in altında kaldı.
Yeni kömür madeni kapasitesinin devreye alınması da yavaşlıyor. 2025’te yaklaşık 113 milyon ton/yıl yeni kapasite faaliyete geçti. Bu miktar 2024’teki 185 milyon tonluk artışın yaklaşık yüzde 40 altında ve son 10 yılın en düşük seviyesi.
Yeni kömür kapasitesi son 20 yılın en düşük seviyesinde
Artışın başlıca kaynağı Hindistan
Planlanan kapasitedeki artışın neredeyse tamamı Hindistan’dan kaynaklandı.
Ülkede planlanan kömür madenciliği kapasitesi bir yılda 329 milyon ton/yıldan 638 milyon ton/yıla çıkarak neredeyse iki katına ulaştı.
Hindistan Kömür Bakanlığı, 2025-26 mali yılında kömür üretimini yaklaşık 1,15 milyar tona çıkarma hedefi belirledi. Hükümet bu politikayı sıcak hava dalgaları sırasında artan elektrik talebi, ekonomik büyüme ve enerji güvenliği gerekçeleriyle savunuyor.
Ancak yeni maden planları yalnızca Hindistan’la sınırlı değil.
Çin, Hindistan, Avustralya, Rusya ve Güney Afrika birlikte küresel kömür madeni geliştirme projelerinin yaklaşık yüzde 92’sini oluşturuyor.
Çin ise geliştirme aşamasındaki kapasitenin büyüklüğü bakımından açık ara ilk sırada. GEM verilerine göre ülkede izin öncesi, izin verilmiş ve inşaat aşamasındaki projelerin toplam kapasitesi yaklaşık 1 milyar 321 milyon ton/yıla ulaşıyor; bu miktar Çin dışındaki ülkelerin toplamından daha fazla.
Projelerin yüzde 70’i henüz inşaata başlamadı
Bununla birlikte planlanan madenlerin önemli bölümü henüz geri dönülmez bir yatırım aşamasına ulaşmış değil.
GEM verilerine göre dünyada 1 milyar 297 milyon ton/yıllık kapasite henüz izin öncesi aşamada bulunuyor. İzin almış ancak inşaatı başlamamış projelerin kapasitesi ise 443 milyon ton/yıl.
Böylece geliştirme aşamasındaki toplam kapasitenin yaklaşık yüzde 70’i inşaat öncesi aşamalarda kalıyor.
Kömürün kullanım alanı değişiyor
Yeni kapasite planlarının arkasındaki etkenlerden biri de kömürün kullanım alanlarındaki değişim.
Elektrik üretiminde rüzgâr ve güneşin payı artarken bazı ülkeler kömürü kimya ve gazlaştırma projeleri için kullanmayı planlıyor. Çin’de planlanan kömür madeni kapasitesinin yaklaşık yüzde 15’i kömürden kimyasal üretimi projeleriyle bağlantılı.
Hindistan hükümeti de kömür gazlaştırmasını teşvik ediyor ve bu alanda milyarlarca dolarlık yatırımları destekliyor.
Bu durum kömür talebindeki dönüşümün yalnızca termik santraller üzerinden okunamayacağını gösterirken, yeni maden yatırımlarının uzun vadede ekonomik olup olmayacağı sorusunu da gündeme getiriyor.
Çin ve Avustralya’da yeni kapasite sert düştü
2025’te faaliyete geçen yeni maden kapasitesindeki gerilemede özellikle Çin ve Avustralya etkili oldu.
Çin’de yeni kapasite ilaveleri yüzde 44 gerilerken, Avustralya’daki düşüş yüzde 96’ya ulaştı.
GEM, Çin’de rüzgâr ve güneşten elektrik üretiminin büyümesinin yanı sıra maden güvenliği denetimlerinin sıkılaştırılması, kapasite genişletme izinlerine getirilen kontroller ve kömür üretimini sınırlamaya yönelik düzenlemelerin yavaşlamada etkili olmuş olabileceğini belirtiyor.
Avustralya’da ise Japonya, Güney Kore ve Tayvan gibi önemli termik kömür ihracat pazarlarında talebin azalması yeni projeleri etkiliyor. Yeni Güney Galler’de yeni “greenfield” kömür madenlerine getirilen yasak da önümüzdeki yıllarda yeni kapasite artışlarının düşük kalabileceğine işaret ediyor.
GEM’in 2025 için hazırladığı grafik, yıllık yeni kömür üretim kapasitesinin 2018’deki yaklaşık 480 milyon tonluk zirveden 2025’te 113 milyon tona kadar gerilediğini gösteriyor.
Kömürden çıkanlar
Kömürden çıkış yönündeki gelişmeler de sürüyor.
Norveç, 2025’te ülkedeki son aktif kömür madeninin kapanmasıyla yerli kömür üretimini sonlandırdı. Avrupa’da bunu daha önce gerçekleştiren ülkelerden biri İspanya olmuştu.
Buna karşılık birçok ülkede mevcut madenleri genişletmeye veya yeni sahalar açmaya yönelik projeler devam ediyor.
"Türkiye’de dört yılda 31 ilde 123 madne projesi"
GEM Küresel Kömür Madeni İzleme Projesi Müdürü Dorothy Mei rapora yansıyan veriler ile ilgili "Bu piyasa koşullarında kömür madenciliği kapasitesinin artırılması, zaman içinde daha da az ekonomik hâle gelecek varlıklar yaratma riski taşıyor. Bu durum hükümetleri, şirketleri ve yatırımcıları; atıl varlıklara ve aşırı üretim kapasitesi nedeniyle artan piyasa oynaklığına maruz bırakıyor" yorumunu yaptı.
Raporun ortak yazarı olan GEM Kıdemli Araştırmacısı Tiffany Means de "Düşük maliyetli temiz enerjinin kömürün yerini almaya devam etmesiyle birlikte, kömür madenciliğini genişletmenin ekonomik gerekçesi giderek zayıflıyor. Hükümetlerin, önümüzdeki on yıllarda ilave kömür üretimini kalıcı hale getirmek yerine, geliştirme aşamasında olup henüz inşaata geçmemiş projeleri iptal etme fırsatı var" ifadelerini kullandı.
Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz ise Türkiye’nin Çin, Hindistan, Avustralya, Rusya ya da Güney Afrika ile kıyaslandığında büyük bir kömür üreticisi olmadığını söyledi. "Ancak bu, kömür madenciliğindeki genişlemenin Türkiye açısından önemsiz olduğu anlamına gelmiyor" diye ekledi.
Katısöz, "Yeni kömürlü termik santral yatırımlarının büyük ölçüde yavaşladığı bir dönemde mevcut maden sahalarının genişletilmesi ve yeni kömür sahalarının açılması, mevcut santrallerin ömrünü uzatacak koşulları yaratıyor ve Türkiye’nin kömürden çıkışını geciktirme riski taşıyor. Nitekim Ağustos 2021 - Ekim 2025 arasındaki sadece 4 yıllık sürede bile Türkiye’nin 31 ilinde toplam 123 kömür madeni projesinin izin sürecine başlamış olması, kömür madenciliğinin hâlâ ne kadar geniş bir coğrafyada gündemde olduğunu gösteriyor. Maden genişlemeleri ormanları, tarım alanları ve köyleri yok ediyor. Ayrıca, kömür üretimini sürdürmeye ve yeni alanlara genişletmeye yönelik politikalar, COP31 başkanlığını üstlenen Türkiye’nin uzun vadeli iklim hedefleriyle de çelişiyor" ifadelerini kullandı.
(HA)