Komedyen Deniz Göktaş’ın ters kelepçe ile gözaltına alınmasına tepki
Komedyen Deniz Göktaş’ın, dün (2 Temmuz) yurt dışı dönüşünde İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmasının ardından, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ndeki ters kelepçeli görüntüleri servis edildi.
Görüntüleri ilk olarak Demirören Haber Ajansı (DHA) paylaştı.
Hak savunucuları ve hukukçular ise görüntülere tepki göstererek ters kelepçe uygulamasının ulusal ve evrensel hukuk açısından işkence ve diğer kötü muamele yasağının ihlâli olduğunu hatırlattı.
İnsan hakları savunucusu ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Eski Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Ters kelepçenin pozisyonel işkence kapsamında olduğunu hatırlatayım,” dedi.
“Gözaltı tedbirine ilişkin adli sürecin bir parçası değil”
İstanbul Barosu da Göktaş ile ilgili yayımladığı yazılı açıklamada ters kelepçe uygulamasına ilişkin şöyle dedi:
“Deniz Göktaş’a ters kelepçe uygulanması ve emniyet binası içinde ters kelepçeli halde çekilen görüntülerinin servis edilmesi, güç gösterisinden öte; insan onurunu zedeleyen, kötü muamele ve işkence yasağı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken ağır bir uygulamadır. Bu uygulama, gözaltı tedbirine ilişkin adli sürecin bir parçası değildir. Bu görüntüler, kamuoyuna verilen bir gözdağıdır. İnsan onurunu zedeleyen bu uygulama; masumiyet karinesini, kişi özgürlüğünü ve kötü muamele yasağını delmektedir. Hukuk devleti, teşhir ve itibarsızlaştırma üzerinden işletilemez.
“Ayrıca, bu tür işlemler yalnızca kişi özgürlüğünü değil; sanatsal ve eleştirel ifade alanını da baskılayan, toplumda otosansürü yaygınlaştıran caydırıcı bir etki yaratmaktadır.”
MİZAH SUÇ DEĞİLDİR
— İstanbul Barosu (@istbarosu) July 2, 2026
DENİZ GÖKTAŞ SERBEST BIRAKILSIN!
Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinin sosyal medyada yayımlanmasının ardından hakkında soruşturma başlatılması ve yurt dışından dönüşünde gözaltına alınması; Anayasa’nın düşünce, ifade ve sanat… pic.twitter.com/Vvh6lIVjqa
TİHV: Ters kelepçe işkencedir
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) da 2024 yılında yaptığı “Ters Kelepçe İşkencedir!” başlıklı açıklamada şöyle demişti:
Gözaltına alınan kişilerin maruz kaldıkları kolların geriye/yukarı çekilip ters yönde bükülmesi yöntemiyle birlikte ters kelepçe uygulamasının, hem bu konuda yapılan bilimsel çalışmalar hem de ulusal ve evrensel hukuk açısından işkence ve diğer kötü muamele yasağının ihlali olduğu gerçeğini bir kez daha tüm kamuoyu ile paylaşmak isteriz. Ters kelepçe uygulamalarında kollar geriye/yukarıya çekilip omuz eklemi iç rotasyon pozisyonunda uzun süre kaldığında omuz eklemi ve kollarda damar, sinir ve tendonlarda sıkışma sonucu hasarlanmalar meydana gelebilmekte, kelepçenin teması ve basısı altında sürtünmeye bağlı deri/ yumuşak doku ve sinir hasarları olabilmektedir.
İşkence ve diğer kötü muamelenin tespiti, etkili biçimde soruşturulması ve belgelendirilmesi için çok önemli bir Birleşmiş Milletler (BM) belgesi olan İstanbul Protokolü’nün 2022 baskısının 448. paragrafında da yer verildiği gibi, aslında tüm biçimleri ile kelepçe uygulamaları, ‘Özellikle el bileğinin kemikli kısımlarında yüzeysel ekimozlara, abrazyon ve laserasyonlara neden olabilir. Ayrıca elde ödeme, tenosinovit semptomlarına, radius veya ulnanın styloid kısmının kırılmasına veya en sık radyal sinirin yüzeysel bir dalı olmak üzere sinir sıkışmasına bağlı değişken süreli nörolojik defisitlere neden olabilirler.’
Kaldı ki, ters kelepçe uygulamasının esas olarak yasal bir dayanağı da bulunmamaktadır. Gözaltına alınan kişilere yasa ve hukuk dışı talimat gereği ya da isteyerek ‘ters kelepçe’ uygulayan, talimat veren ya da göz yuman, silsile içindeki, tüm kamu görevlileri hakkında herhangi bir şikayet beklenmeksizin, İstanbul Protokolü çerçevesinde res’en etkili bir biçimde soruşturma süreçleri derhal başlatılmalıdır. Ayrıca kolluk görevlilerinin uyguladığı ters kelepçe görüntülerinin kamuoyu ile paylaşılması açıkça suçtur. Çünkü bu görüntüler, mutlak yasak olan işkence ve diğer kötü muamelenin teşvik edilmesine, sıradanlaştırılmasına ve meşrulaştırılmasına yol açmaktadır. Görüntüler ayrıca kişilik hakları ve mahremiyetinde ihlalidir. Dolayısıyla derhal bu görüntülere erişim engellenmeli ve görüntüleri paylaşanlar hakkında etkin soruşturma başlatılmalıdır.
(TY)