Bolu Kartalkaya’da Grand Kartal Otel'de çıkan ve 34’ü çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği, 137 kişinin yaralandığı yangının üzerinden bir yıl geçti. Facianın yıldönümünde hayatını kaybedenler anıldı.
Hayatını kaybedenlerin yakınları ve yurttaşlar yangının meydana geldiği saat 03.17'de otelin önünde sessizce toplandı.
Otelin önündeki alana hayatını kaybedenlerin fotoğraflarının konulmasının ardından karanfiller bırakıldı, mumlar yakıldı, dilek balonları gökyüzüne uçuruldu.
Yangında yaşamını yitirenlerin isimleri ve "melek figürleri", lazerle otelin ön cephesine yansıtıldı. Bazı ailelerin gözyaşı döktüğü ve sarılarak birbirlerini teselli ettiği görüldü.
"Acılarımız hiçbir zaman eksilmedi"

Yangında oğlu Yiğit Gençbay'ı yitiren Danıştay 9. Daire Başkanı Abdurrahman Gençbay, gazetecilere, tam bir yıl önce, bunun gibi zifiri karanlık bir gecede 78 canlarını kaybettiklerini söyledi.
Çok basit şekilde çıkan ve kendi kendine sönümlenebilecek bir yangının, organize kötülükler, hatalar, kusurlar, kasıtlarla faciaya, insan kaybı açısından dünyada altıncı büyük otel yangınına dönüştüğünü belirten Gençbay, "Maalesef bu topluma yakışmayan bir fotoğraftı. Biz 1 yıl önce bu fotoğrafla karşılaştık ve evlatlarımızı, canlarımızı kaybettik." dedi.
Gençbay, aradan geçen sürede acılarının katlanarak büyüdüğünü anlatarak, "Acılarımız hiçbir zaman eksilmedi. Zaman küllendirmedi, daha da artırdı ama bu sürede tutunduğumuz tek şey vardı. Bu organize kötülüğe karışan kişilerin hak ettikleri cezaları almaları açısından adalete tutunmak istiyorduk. Adaletten medet umuyorduk. Çok şükür ki bunun da karşılığını en azından ilk etapta mahkeme aşamasında görmüş olduk." diye konuştu.
Bir yıla yakın süren yargılama sonucunda Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin toplum vicdanında da yerini bulan ve emsal olabilecek karara imza attığını ifade eden Gençbay, şöyle devam etti:
"Bu tür organize kötülüklerin bir daha yaşanmaması, toplumları içten içe kemiren cezasızlık algısının bu toplumun gündeminden sökülüp atılması, 'yapanın yanına kar kalıyor' algısının sökülüp atılması için emsal olabilecek karara imza attılar. Bu karar toplumda karşılığını da buldu çünkü artık anneler karşılaştıkları kötülükler karşısında 'Kartalkaya adaletini' ister duruma geldiler. Acılı annelerin, acılı insanların, adaletin tecellisini mahşerde, mahkeme-i kübra'da değil, artık bu dünyada da bu adalet sistemimizden de alabileceklerine inançları geri geldi."
"Düşünmediğimiz, dua etmediğimiz, anmadığımız hiçbir an olmadı"

Yiğit Gençbay'ın teyzesi Sibel Özdemir de söyleyecek çok sözlerinin olduğunu belirterek, "Biz öldük, dünyada kaldık. 365 gün, düşünmediğimiz, dua etmediğimiz, anmadığımız hiçbir an olmadı. Çok üzgünüz. Allah'ım sabırlar versin." ifadesini kullandı.
Yangından kurtulan ve insanları kurtarmak için tekrar girdiği otelde yaşamını yitiren yeğeni Gençbay ile arkadaşı Alp Mercan ve hayatını kaybeden 34 çocuğun teyzesi olduğunu aktaran Özdemir, "Biz artık yaşamaya devam etmeye çalışıyoruz. Sevdiklerimiz ve geride kalanlar için tek isteğimiz adaletin yerini bulması." şeklinde konuştu.
Yangında annesi Gülçin, ağabeyi Şenol ve 11 yaşındaki yeğeni Mina Akişli'yi kaybeden Oktay Akişli ise artık her şeyini kaybetmiş birisi olduğunu söyledi.
Bütün hayallerinin ve umutlarının ellerinden alındığını dile getiren Akişli, şunları kaydetti:
"Biz 1 yılda sadece nefes aldık ama canlarımızın da hakkının, adaletin peşini bırakmadık. Bundan sonra da bırakmayacağız. 2 ay önce Bolu'daydık. Dava sürecinde mahkeme salonundaydık. 2 gün önce ailemin mezarındaydım. Mezarları kendi ellerimle yaptım. Bugün de buradayım. Yarın nerede olacağımız belli değil ama canlarımızın nerede ne zaman ne şartlarda hak hukuk adalet arayışı varsa orada olacağız."
Yangında manevi kızı Mina Akişli ile eşi Şenol Akişli’yi kaybeden Menşure Akişli de yaşadığı acıyı sözlerle ifade etmekte zorlandı. Akişli, “Buraya gelmek benim için çok zor oldu. Ayaklarım geri geri geldi. Ama hiçbir çaresizlik, kocamın yaşadığı çaresizlikten büyük olamaz. Defalarca itfaiyeyi aramış. Onun hiç uyanmadığını düşünerek kendimi teselli ediyordum ama maalesef o cehennemi yaşadı” dedi.
Faciada eşi Kübra Altın ve 9 yaşındaki kızı Alya Altın’ı kaybeden Hilmi Altın da ise “Sabah Alya’mı okula yollamış gibi eşimle kahve sohbetimi yapıyorum. Sonra işe gidiyorum. Mezarlarını hala yaptıramıyorum. Yaptırınca kabullenmiş olacağım diye düşünüyorum. Doğal bir ölüm olmadığı için insanın bunu idrak etmesi de zaman alıyor. Bir adalet arayışı da olunca aslında yası bir anda bir kenara bırakıp insan bir an evvel bu büyük katliamda sorumluluğu olan kişilerin cezalandırılmasını istiyor” diye konuştu.
Yangında kızını, damadını ve iki torununu kaybeden Ayşe Ekici, “Kızım Seden Nurgül’ü, damadım Süleyman’ı ve torunlarım Ela ile Buse’yi bu yangında yitirdim. Benim çocuklarım yangında en son çıkarılanlardı. Çivili tabutlarda bize teslim edildiler. Yaşama sevincimiz olan yavrularımızı bizden kopardılar. Torunlarımın, çocuklarımın geleceğe dair hayalleri vardı. Maalesef bu hayaller de onlarla birlikte kül oldu” ifadelerini kullandı.
Ailelere destek için İstanbul'dan gelen Can Kaya, Tolstoy'un "Acı duyabiliyorsan canlısın ama başkasının acısını duyabiliyorsan insansın." sözünü anımsatarak, kendisinin de başkalarının acılarını paylaşmak için buraya geldiğini söyledi.
7 Temmuz 2025'te başladı, 31 Ekim'de karar açıklandı
Yangının ardından başlatılan yargı sürecinde, otel sahipleri ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu sanıklara “olası kast” ve “bilinçli taksir” suçlarından ağır hapis cezaları verildi.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği iddianamede 32 kişi suçlandı. Daha sonra bu sayı 35’e çıktı. Yargılama 7 Temmuz 2025'te başladı, 31 Ekim'de karar açıklandı.
Yargılama için Bolu Sosyal Bilimler Lisesi Spor Salonu, 700 kişilik duruşma salonuna dönüştürüldü.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi Halit Ergül'ün de aralarında olduğu 11 sanığa 34'er kez müebbet hapis cezası verdi. Ergül'ün de aralarında olduğu 11 sanık ayrıca 44'er kez 24 yıl 11'er ay hapse çarptırıldı. Sanıkların cezalarında indirim uygulanmadı. 21 sanık da çeşitli miktarlarda hapis cezaları aldı. 3 sanık ise beraat etti.
34’er kez müebbet hapis cezası alanlar şöyleydi:
- Otel sahibi Halit Ergül
- Yönetim Kurulu üyesi Emine Ergül (Halit Ergül’ün eşi)
- Yönetim Kurulu üyesi Elif Aras (Halit Ergül’ün kızı)
- Yönetim Kurulu üyesi Ceyda Hacıbekiroğlu (Halit Ergül’ün kızı)
- Genel Müdür Emir Aras (Halit Ergül’ün damadı)
- Otel Müdürü Zeki Yılmaz
- Otel Muhasebe Müdürü Kadir Özdemir
- Gazele Otel Müdürü Ahmet Demir
- Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Sedat Gülener
- Bolu Belediyesi İtfaiye Müdür Vekili Kenan Coşkun
- Bolu Belediyesi İtfaiye eri İrfan Acar
Grand Kartal Otel yangınında hayatını kaybeden 78 kişinin kimlikleri şöyle:
Dilara Ermanoğlu, Alya Turan, Müge Turan, Vedia Nil Apak, Ferda Apak, Eslem Uyanık, Nehir Sarıtaş, Yılmaz Sarıtaş, Doruk Sarıtaş, Ömür Kotan, Bilal Gültekı̇n, Zehra Sena Gültekı̇n, Sümeyye Güner, Bekir Sadık Gültekı̇n, Muhammed Selim Gültekı̇n, Yusuf Sinaneddin Gültekı̇n, Enes Gültekı̇n, Rümeysa Gültekı̇n, Mehmet Cem Doğan, Ayşemin Elif Doğan, Ayşe Maya Doğan, Habibe Çetı̇z, Vedat Çetı̇z, Ahmet Çetı̇z, Sedat Çetı̇z, Esat Çetı̇z, Alican Boduroğlu, Ebru Boduroğlu, Elif Naz Boduroğlu, Mert Doğan, Duygu Doğan, Doğa Doğan, Mavi Doğan, Eren Bağcı, Ceren Yaman Doğan, Lalin Doğan, Müge Suyolcu, Pera Suyolcu, Atakan Yalçın, Derin Yalçın, Atıl Enis Tokcan, Atlas Kaan Tokcan, Kemal Tokcan, Can Tokcan, Demir Tüzgı̇ray, Defne Tüzgı̇ray, Yasemen Boncuk Tüzgı̇ray, Erhan Tüzgı̇ray, Kıvanç Güngör, Kerem Güngör, Burcu Güngör, Pelin Güngör, Nedim Türkmen, Ayşe Neva Türkmen, Ala Dora Türkmen, Yüce Ata Türkmen, Defne Arkadaş, Dila İnal, Ela İnal, Laura Kurtınadze, Feray Kanpolat, Oya Kanpolat, Özüm Karataşlı, Alya Altın, Kübra Altın, Esra Nazı̇k, Seden Nurgül Dayı, Süleyman Dayı, Ela Dayı, Buse Dayı, Yiğit Gençbay, Alp Mercan, Şevval Şahı̇n, Mine Akı̇şli, Şenol Akı̇şli, Gülçin Akı̇şli, Kürşat Yıldız, Nergiz Yıldız.
(HA)











