Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, küresel petrol taşımacılığını sert şekilde etkiledi. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve bölgedeki gerilimi tırmandıran süreçte, boğazın fiilen kapanması deniz yoluyla petrol akışını ciddi biçimde yavaşlattı.
AA'nın geçtiği habere göre, Mart ayında petrol taşımacılığının hacim ve mesafesini gösteren “ton-mil” verileri yıllık bazda yüzde 13,7 düşerek, covid-19 döneminin bile altına geriledi.
Savaş öncesinde günde ortalama 130 geminin geçtiği boğazda, çatışmaların ardından bu sayı tek hanelere kadar indi.
Bölgesel gerilimler
Küresel enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz’deki bu daralma, petrol ve doğal gaz sevkiyatında zincirleme aksamalara yol açtı. 8 Nisan’da ABD ile İran arasında varılan geçici ateşkes umut yaratsa da, sahadaki karşılıklı ihlal iddiaları ve bölgesel gerilimler nedeniyle geçişler hâlâ istikrara kavuşmuş değil.
Krizin en büyük etkisi, Basra Körfezi çıkışlı sevkiyatın ana omurgasını oluşturan dev ham petrol tankerlerinde görüldü. “VLCC” olarak adlandırılan bu gemilerin ton-mil verileri martta yüzde 20 azalırken, gemi başına düşen taşıma miktarı yüzde 27 geriledi. 8 Nisan itibarıyla Körfez’de bulunan 73 VLCC’den 58’inin bölgeden çıkamaması, küresel filonun yaklaşık yüzde 6,3’ünün fiilen mahsur kaldığını ortaya koydu.
Buna karşılık, Hürmüz’e bağımlı olmayan alternatif rotalarda çalışan Aframax ve Suezmax tipi tankerler görece daha az etkilendi. Özellikle kısa ve orta mesafeli hatlarda faaliyet gösteren bu gemilerde taşımacılık büyük ölçüde devam etti. Aframax tankerlerinde ton-mil verileri artış gösterirken, Suezmax tankerlerinde ise sınırlı bir düşüş yaşandı. Bu durum, Körfez dışındaki ticaret hatlarının işlevini koruduğunu gösterdi.
Tüm tanker türleri birlikte değerlendirildiğinde, mart ayında deniz yoluyla petrol taşımacılığı son yılların en düşük seviyesine geriledi. Uzmanlara göre bu düşüş, Eylül 2020’den bu yana kaydedilen en düşük aylık hacme işaret ediyor.

Sektör temsilcileri, önümüzdeki dönemde özellikle Asya’daki rafinerilerin alternatif tedarik yollarına yönelip yönelmeyeceğinin belirleyici olacağını vurguluyor.
Eğer Körfez’den gelen arz kaybı Atlantik Havzası üzerinden telafi edilirse, taşımacılıkta kademeli bir toparlanma mümkün olabilir. Aksi halde Hürmüz’deki kriz, küresel enerji lojistiği üzerinde baskı yaratmaya devam edecek.

HAMANEY: "BOĞAZIN YÖNETİMİNDE YENİ AŞAMA"
İran'ın Hürmüz şartları: "Geçenden 10 akçe, geçmeyen kendi bilir"

BM: Hürmüz’deki kriz, Covid-19’dan bu yana en kritik aksaklığa neden oldu
(EMK)








