Gezi Direnişi 13 yaşında: Polis ablukasına rağmen Taksim’de eylem
Türkiye tarihinin en büyük kitlesel hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi’nin 13. yıldönümünde Taksim’de basın açıklaması yapıldı.
DİRENİŞİN 13. YILDÖNÜMÜ
İstanbul'da ‘Gezi’ yasakları başladı
Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla saat 19.00’da başlayan eylemden saatler önce Taksim ve çevresi polis tarafından ablukaya alındı. Yasak kararı ve ulaşım engellerine rağmen çok sayıda yurttaş Mis Sokak’ta toplandı.
Eyleme, Gezi Direnişi sırasında Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fişeğiyle yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’ın yanı sıra siyasi parti, emek-meslek ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri, milletvekilleri ile çok sayıda yurttaş katıldı.
#Gezi13Yaşında 🔴 Polis ablukasına rağmen Taksim'de eylem
— bianet (@bianet_org) May 31, 2026
📢 Eylem başladı: "Yıllardır olduğu gibi, bu yıl da maalesef büyük bir kuşatmayla karşı karşıyayız."
📹 Video: @kepenekevrimm pic.twitter.com/JAbAdbX5au
Gezi Davası hükümlülerinin fotoğraflarının yer aldığı “Gezi için adalet” yazılı dövizlerin taşındığı eylemde sık sık “Her yer Taksim, her yer direniş”, “Gezi’de düşene, dövüşene bin selam” ve “Gezi biziz, yine geleceğiz” sloganları atıldı.
GEZİ DİRENİŞİ'NİN 11. YILDÖNÜMÜ
Gezi Direnişi'nin zaman tüneli
Eylemde ilk olarak Gülsüm Elvan konuştu. Elvan, “Mutlaka bir gün bu ablukayı yıkacak ve Gezi’de karanfil bırakarak çocuklarımızı anacağız. Can Atalay, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman da yanımızda olacak” dedi.
#Gezi13Yaşında 🔴 Polis ablukasına rağmen Taksim'de eylem
— bianet (@bianet_org) May 31, 2026
🗣️ Berkin Elvan'ın annesi Gülsüm Elvan: "Mutlaka bir gün bu ablukayı yıkacak ve Gezi'de karanfil bırakarak çocuklarımızı anacağız. Can Atalay, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman da yanımızda… pic.twitter.com/ulmPYntlvX
Elvan’ın konuşmasının ardından Gezi Direnişi’nde hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu. Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Berkin Elvan ile Esenyurt’ta sokak ortasında öldürülen gazeteci Hakan Tosun’un isimleri tek tek okunarak “Yaşıyor” denildi.
#Gezi13Yaşında 🔴 Polis ablukasına rağmen Taksim'de eylem
— bianet (@bianet_org) May 31, 2026
👉 Gezi Direnişi'nde hayatını kaybedenler için saygı duruşu yapıldı. Ardından Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Medeni Yıldırım, Hasan Ferit Gedik, Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan, Berkin Elvan ile… pic.twitter.com/o7mEB8rxaF
“Gezi Direnişi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor”
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Aydan Adanır Usta tarafından okunan “Gezi Direnişi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor! Gezi sadece bir park değil bir adalet çağrısıdır!” başlıklı açıklamanın tam metni şöyle:
Bugün 31 Mayıs 2026... Ülkemiz tarihinin o en görkemli halk hareketinin 13. yıldönümü. Bugün bir parka sahip çıkarken demokrasinin, barış çığlığının, adaletin ve ranta karşı sosyal devlet talepli kamusal anlayışın; çadırlarda, forumlarda, meydanlarda, mitinglerde ve yeryüzü sofralarında, yaratıcı zekayla, gençlerin coşkusu ve kadınların kararlılığıyla buluştuğu Gezi’nin yıldönümü.
Bugün 31 Mayıs 2026… Bugün bir Parkın park olarak kalmasını isteyenlerin talep ve beklentilerine kulak tıkayanlara karşı 80 ilde milyonlarca yurttaşın sokaklara taştığı ve demokratik tepkisinin gür sesle yankılandığı gün.
Bugün 31 Mayıs 2026… Bugün Gezi direnişinde kaybettiğimiz ve adları o ağaçlardan kent meydanlarına kadar her yerde yankılanacak olan Mehmet Ayvalıtaş’ı, Ethem Sarısülük’ü, Abdullah Cömert’i, Medeni Yıldırım’ı, Hasan Ferit Gedik’i, Ali İsmail Korkmaz’ı, Ahmet Atakan’ı ve Berkin Elvan’ı… unutmadığımız ve unutturmayacağımız kardeşlerimizin anılarının yaşatılacağı gün.
Bugün 31 Mayıs 2026… En demokratik, en katılımcı ve en barışçıl gösterilerin bile ağır hapis cezaları ile karşılık bulacağını göstererek halkın demokratik tepkilerinde korkuyu ve kaygıyı yaygınlaştırmayı amaçlayan;
Silahsız, ordusuz birbirini tanımayan kişilerin darbe yapabileceği tezine dayandırılan hukuksuz, delilsiz, mantıksız yargılamalarla, onlarca yıllık hapis cezalarına çarptırılan ve halen cezaevinde tutulan dostlarımız, arkadaşlarımız ve kardeşlerimizle; iş insanı Osman Kavala, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, Mimarlar Odasının yetkili avukatı Şerafettin Can Atalay, vakıf çalışanları Çiğdem Mater ve Mine Özerden ile dayanışma göstermenin, suçsuzluklarını haykırmanın günü…
Bugün 31 Mayıs 2026… Bugün, kimseden emir almayan, kimseye emir vermeyenlerin, dayanışma ile revirler, kütüphaneler açanların, gerektiğinde barikat kuranların, öğrencisi, ev kadını, taraftar grubu, sendikalı işçisi, gündüz işe gece direnişe gelen sendikasız beyaz yakalısı, işsizi, emeklisi, Türkü, Kürdü, Ermenisi, Alevi ve Sünnisi ile bütün bir halkın ayağa kalktığı gün…
Bugün 31 Mayıs 2026… Bugün ülkemizi karnesi zayıf olsa da demokratik ülkeler sınıfından çıkarmakla kalmayıp, yüzyıllık Cumhuriyetin kazanımlarından, evrensel hukuk normlarından ve yurttaşların temel haklarından uzaklaştıracak, otoriter ve militer bir rejim inşasına doğru sürükleyen içinde bulunduğumuz sürecin ilk haber vericisi olan Gezi’yi hatırlama ve anlama günü
Bugün 31 Mayıs 2026… Partili Başkanlık rejiminin doğal sonucu olan “Partili Hakim ve Savcıların” iktidar çıkarlarını gözeten kararları ile Ana Muhalefet Partisine Kayyum atanabilmesinin, seçilmiş belediye başkanlarının kolaylıkla ve inandırıcılığı olmayan verilerle tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının, tweet atan gazetecinin, itiraz eden akademisyenin bir anda kendisini hapishanede bulmasının ilk adımlarının Gezi davalarında atılmış olduğunu hatırlamanın ve hatırlatmanın günü,
Bugün 31 Mayıs 2026… Ülkenin bütününün maden sahası ilan edilerek her yerin kolaylıkla maden şirketlerine peşkeş çekilebilmesine, şehirlerin ortasındaki hastane arazilerinin bile özelleştirme kapsamına alınmasına, doğanın talanının bambaşka bir seviyeye çıkarılmasına ilk itirazın Gezi’de gösterildiğini akılda tutmanın 13. yıldönümü…
Bugün 31 Mayıs 2026… Bugün milyonlarca gencin işsizlik ve geleceksizlik girdabında kumar ve uyuşturucu batağında, mafyatik ilişkilere özendirildiği; kadın cinayetlerinin hız kesmediği, LGBTİ+ bireylerin düşmanlaştırıldığı, üniversitelerin bir gecede kapatılıp, liyakatsizlikle ünlenmiş kişilerin en yetkili yerlere atanabildiği bir yönetim anlayışının ülkeyi getireceği yerin yıllar öncesinde Gezi Parkı’ndan teşhirinin yapıldığı gün…
Bugün 31 Mayıs 2026… Gezi’yi hatırlamanın ve savunduğu değerleri düşünmenin zamanıdır! Çünkü; Gezi, sadece bir park değil Adalet talebidir. Hukuksuz, delilsiz, gerekçesiz on yıllara varan hapis cezalarını veren siyasallaşmış yargının teşhiridir. Gezi, taşı, toprağı, denizi, deresi, kamu arazisi ile yer altı ve yer üstü bütün kaynaklarının yağmalanmasına karşı erkenden kurulmuş bir barikattır… Gezi, seçimlere, seçilmişlere, oy hakkına, demokrasiye ve laikliğe halkın sahip çıkmasının diğer adıdır. Gezi, anti demokratik uygulamaların, halka yönelen şiddetin, biber gazının pervasızca kullanılmasının normalleştirilmesine karşı çıkışın adresidir. Gezi, korku duvarlarının aşılması, cesaretin bulaşıcı hale gelmesidir. Gezi, siyasetin demokratik tepkisinin gençlerin enerjisi, kadınların kararlılığından güç aldığı ve sözün, sazın, halayın, horunun, sanatın ve sporun temsilcilerinin buluştuğu direnmenin ortak tarihinin adıdır. Ve bugün 31 Mayıs 2026… Gezi Direnişi yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor!
(VC)