"Kadın siyasetçilere yalnızca ‘sürecin vicdanı’ rolü biçilemez”
TBMM'de "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" 467 evet, 87 hayır oyu ile kabul edildi. Yasanın ardından üç kadın milletvekili, uygulamanın şeffaf, bağımsız ve denetlenebilir olması gerektiğini vurguladı.
DEVA Partili Elif Esen, silahsızlanmanın güvenilir biçimde yürütülmesi ve kararların yargı denetimine dayanması gerektiğini belirtti. EMEP'li Sevda Karaca, silah bırakmanın Kürt sorununun demokratik çözümünün yerine geçemeyeceğini, Meclis'in süreci sürekli izlemesi gerektiğini söyledi. DEM Partili Meral Danış Beştaş ise açık bir yol haritası ve demokratikleşme adımlarının gerekliliğine dikkat çekti.
Üç siyasetçi de kadınların karar ve denetim mekanizmalarında eşit ve etkin biçimde yer alması gerektiğini, kadınların sembolik değil asli rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.
TBMM’de geniş oy çoğunluğuyla kabul edilen çerçeve yasanın ardından gözler uygulama sürecine çevrildi. Silah bırakma ve çatışmasızlık sürecinin hangi hukuki ve siyasi adımlarla ilerleyeceği, Meclis’in nasıl bir denetim üstleneceği ve demokratikleşme başlıklarının sürece dahil edilip edilmeyeceği bundan sonraki dönemin temel tartışmaları arasında yer alacak.
Barışın ve çatışmasızlığın konuşulduğu Genel Kurul’da kadın siyasetçilerin sesinin sınırlı kalması, bir başka soruyu da gündeme taşıdı: Kadınlar karar ve denetim mekanizmalarında ne kadar yer alacak?
bianet, Genel Kurul’da oy kullanan ancak o gün kürsüden sesini duyamadığımız kadın siyasetçilere yasanın ardından nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiğini, uygulamanın hangi güvencelerle yürütüleceğini ve kadınların bu süreçte nasıl bir rol üstleneceğini sordu.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, EMEP Genel Başkan Yardımcısı ve Antep Milletvekili Sevda Karaca ile Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın değerlendirmelerinde ortak bir vurgu öne çıktı: Yasanın Meclis’ten geçmesi bir son olmayacak; asıl sınav uygulamada verilecek ve kadınların yer almadığı karar mekanizmaları eksik kalacak.
TBMM’de 'çerçeve yasa' oylaması: Kim 'evet', kim 'hayır' dedi?
Elif Esen: Uygulamada şeffaflık ve eşit temsil vurgusu
DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, yasanın kabulüyle sürecin yeni bir evreye geçtiğini değerlendirdi. Bundan sonraki dönemde silahsızlanmanın güvenilir, bağımsız ve denetlenebilir biçimde yürütülmesi; kararların açık ölçütlere, bireysel değerlendirmeye ve yargı denetimine dayanması gerektiğini söyledi.
“Yasanın kabulü asla bir son değil, tam aksine yeni bir evrenin başlangıcı. Silahsızlanma ve örgütün fiilî varlığının sona ermesi güvenilir, bağımsız ve denetlenebilir biçimde işletilmeli, izlenmeli ve doğrulanmalı; kanun kapsamındaki her karar şeffaflıkla açık ölçütlere, bireysel değerlendirmeye ve yargı denetimine dayanmalıdır. Barış hukukla, kardeşlik eşit vatandaşlıkla, millî birlik ise güvenle güçlenir.”
Yasanın uygulamada karşılık bulması için bağımsız doğrulama, etkili yargı denetimi, Meclis gözetimi, düzenli raporlama ve mağdurlar için açık başvuru yollarına ihtiyaç olduğunu değerlendiren Esen, 10’uncu maddedeki sorumsuzluk hükmünün ağır kusur, kötü niyet ya da yetki aşımını koruyan bir zırha dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
Kadınların ise sürecin “vicdanı” ya da “yumuşatıcı sesi” gibi sembolik bir konuma sıkıştırılmaması gerektiğini söyledi:
Kadın siyasetçilere yalnızca sürecin vicdanı veya yumuşatıcı sesi gibi sembolik bir rol biçilemez. Kadınlar karar, uygulama ve denetim mekanizmalarında eşit söz sahibi olarak sürecin içinde olmalıdır. Çünkü kadın temsili yalnızca bir cinsiyet meselesi değil, toplumun yarısını oluşturan kadınların güncel sorun ve ihtiyaçlarını çözüm mekanizmalarına taşıyan güçtür. Kadınların bakış açısı, deneyimi ve karar gücü olmadan barış masası eksik kalır.
Sevda Karaca: Demokratik çözüm silah bırakmanın ötesinde
EMEK Partisi Antep Milletvekili Sevda Karaca, yasaya yüklenen anlam ile düzenlediği alanın birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
“Silahların bırakılması ile Kürt sorununun demokratik çözümü aynı siyasal mesele değildir. Birincisi, ikincisinin önünü açabilecek önemli bir gelişmedir; fakat ikincisinin yerine geçirilemez.”
Karaca, bundan sonraki sürecin yönünü yasanın hangi siyasi iradeyle ve hangi toplumsal güçlerin denetiminde uygulanacağının belirleyeceğini kaydetti. Meclis’in yasa çıktıktan sonra süreçten çekilmemesi, uygulamayı sürekli izleyen, düzenli bilgi alan ve gerektiğinde müdahale edebilen bir mekanizma kurması gerektiğini söyledi.
Ortak sözün birlikte ortaya konması için daha fazla istişareye, daha fazla açıklığa ve daha güçlü bir ortaklaşmaya ihtiyaç var. Kürt halkının demokratik taleplerinin, emekçilerin barış ve eşitlik taleplerinin ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için mücadele eden güçlerin ortak sözünü birlikte kurabileceğimiz kanalları güçlendirmeliyiz.
Bunun sorumluluğu elbette öncelikle iktidardadır. Fakat iktidarın kapalılığı, bizim kendi aramızdaki açıklığı ve dayanışmayı azaltmamızın gerekçesi olamaz. Tam tersine, böylesi bir dönemde birbirimizi daha fazla bilgilendirmeye, tartışmaya, eleştirmeye ve ortak mücadele zeminlerini güçlendirmeye çalışmalıyız.
Karaca, kadınların süreçteki rolünün yalnızca Meclis’teki kadın milletvekili sayısı ya da müzakere masalarındaki temsil üzerinden ele alınamayacağını söyledi. Kadınların çatışmanın sonuçlarını doğrudan yaşadığını, aynı zamanda barış ve demokrasi mücadelesinin toplumsal hafızasını taşıdığını vurguladı:
“Kadınlar savaşın ve çatışmanın sonuçlarını hayatın en somut alanlarında yaşadılar. Göç, yoksulluk, kayıplar, cezasızlık, şiddet ve siyasal baskılar kadınların hayatında doğrudan karşılık buldu. Aynı zamanda kadınlar, bütün bu koşullara rağmen barış ve demokrasi mücadelesinin sürekliliğini sağlayan en önemli toplumsal güçlerden biri oldular.”
Barışa giden yolda bir durak: Çerçeve Yasa
Meral Danış Beştaş: Kadınlar karar mekanizmalarında yer almalı
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, yasanın geniş oy çoğunluğuyla kabul edilmesini Türkiye halklarının barışa duyduğu ihtiyacın ve inancın bir yansıması olarak değerlendirdi. Bundan sonraki süreçte açık, şeffaf ve takvime bağlanmış bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Son derece önemli bir eşik aşıldı ve artık hukuk zemininde Kürtler için bir tanımlama yapılmış oldu. Bu muazzam emeğin hakkının teslim edilmesi, yasanın uygulayıcılar elinde bir keyfiyet aracına dönüşmesinin önlenmesi için bundan sonraki süreçte açık, şeffaf ve takvime bağlanmış bir yol haritasına ihtiyaç var.
Barışın yalnızca güvenlik başlığı altında değerlendirilemeyeceğini belirten Beştaş, demokratik siyasetin, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün ve hukuk devletinin güçlendirilmesi ile eşit yurttaşlığın önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi. AİHM ve AYM kararlarının uygulanması ve demokratikleşmeye ilişkin yasal düzenlemelerin hızlandırılması gerektiğini de vurguladı.
“Kürt meselesinin çözümünün vesayet veya baskı araçlarıyla değil, toplumsal uzlaşı, müzakere ve kolektif hakları güvence altına alan bir hukukla mümkün olduğu anlaşılmış oldu. Bu hukukun tesisi ve uygulanması halinde bambaşka yarınların bizleri beklediğini görmeliyiz.”
Kadınların yalnızca çatışmadan etkilenen kesimler olarak değil, siyaset üreten, karar alan ve müzakere eden özneler olarak sürecin bütün aşamalarında yer alması gerektiğini söyledi:
Kadınları yalnızca mağduriyetleri üzerinden değil, siyaset üreten, karar alan ve müzakere eden özneler olarak görmek zorundayız. Kadınların karar mekanizmalarında eşit ve etkin biçimde yer almadığı bir barış süreci eksik kalır. Kadın örgütlerinin, kadın siyasetçilerin ve farklı toplumsal kesimlerin sürecin bütün aşamalarına dahil edilmesi gerekir.
Beştaş, Genel Kurul’daki konuşmacı planlamasının DEM Parti’nin kadınların süreçteki rolüne ilişkin yaklaşımını yansıtmadığını anlattı. Partinin eşit temsil politikasını ve kadınların barış ile demokratik toplumun inşasındaki öncü rolünü bundan sonraki aşamalarda da sürdüreceğini ifade etti.
Oluşturulacak mekanizma ve alt kurullarda kadınların yer alması için çalışmalar yürüttüklerini aktaran Beştaş, silah bırakma ve geri dönüş sürecinde kadınların özgün ihtiyaçlarının da ayrıca ele alınması gerektiğine dikkat çekti.
(NÖ)
MESEM’de istismar iddiası: Deliller dosyada, şüpheli yurt dışında
Göçün, yoksulluğun ve kardeşliğin hafızası: Kardeşim Boro
Jimothy kim ve neden milyonlar onu konuşuyor?
Derslik ve laboratuvar eksikken okullara “Cuma Mescidi” talimatı
YTÜ Davutpaşa Kampüsü’ndeki 128 köpek için öğrenciler nöbette