Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli’nin konuşmasında dış politika, bölgesel gerilimler ve “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne ilişkin mesajlar öne çıktı.

Abdullah Öcalan: Birlik kongresi acil bir görevdir
"Dış politika ile iç politika birbirinden kopuk değildir"
Bölgesel gelişmelere değinen Bahçeli, ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin yalnızca üç ülkeyi ilgilendirmediğini belirterek bunun Türkiye’ye çok boyutlu etkileri olabileceğini ifade etti:
"İç cephesi kırılgan olanın dış politikada manevra kabiliyeti azalır. Gündemimizi işgal eden Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran gerilimi yalnızca üç ülke arasında geçen askerî veya diplomatik bir çekişme değildir. Bu gerilim Türkiye’nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine, lojistik hatlardan dış ticaret dengelerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek büyük bir deprem potansiyeli taşımaktadır. Değişen rotalar mazot fiyatlarına, gübre maliyetlerine, çiftçinin ekim kararına, sanayicinin üretim hesabına, ihracatçının rekabet gücüne, vatandaşımızın mutfağına kadar uzanır."

SÜREÇ NE AŞAMADA?
Bahçeli "sözümüz söz" dedi; Erdoğan ise "durmak yok, aynen devam"
"Komisyon tarihi bir vazife üstlenmiştir"
TBMM’de kurulan komisyonun hazırladığı rapora da değinen Bahçeli, sürecin yasal düzenlemeler aşamasına geçmesi gerektiğini ifade etti:
"Komisyon, tarihi bir vazife üstlenmiştir. Sırada, siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır. Siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek uğruna milletimizi kutuplaştırma gafletine düşmemelidir."

Bahçeli: Edirne’de söylenen şiiri Şırnak’ta işiteceğiz
Öcalan’a ilişkin “statü” önerisi
Bahçeli, PKK’nin silah bırakma sürecine ilişkin değerlendirmesinde, Abdullah Öcalan’ın durumuna da değindi ve bu konunun sürecin bir parçası olarak ele alınması gerektiğini söyledi:
“Kimse şehitlerimizin aziz hatırlarını istismar etmemelidir. PKK'nın silah bırakma töreni tek başına bir sonuç değildir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi yaparak sürecin sağlıklı yürütülmesi mümkün değildir. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, terörsüz Türkiye sürecine hizmet edecek şekilde bu açık ele alınmalıdır.”
"Bunun adını barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü olmasını öneriyorum. Elbette başka alternatifler, öneriler de olabilir. Hedefimiz, PKK'nın kurucu önderliğinin bu tanım altında görev yapmasıdır."

Bahçeli'den 'süreç' mesajı: Oyalanmaya ve oyalamaya gerek yok
"Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" önerisi
Bahçeli, sürecin hukuki ve siyasi boyutlarının açık biçimde ele alınması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:
"(Terörsüz Türkiye) Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ve silahların teslimini takip eden bu süreçte, bunun hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ olmasını öneriyorum."
"Süreci siyasi rekabetin gürültüsüne kurban etmeyeceğiz"
Bahçeli, konuşmasının devamında sürecin muhattaplarına yönelik "siyasal sığlık" eleştirisini dile getirdi:
"Birlik meseleleri kişisel çıkar siyasetinin gölgesinde konuşulamaz. Muhalefet etmek başka, millî meselelerde ortak aklı zehirlemek başkadır. Asıl sorun Türkiye’nin içinde bulunduğu tarihî dönemin doğru okunamaması, her meselenin günlük polemik, şahıs tartışması ve dar parti çıkarı üzerinden ele alınmasıdır ve bu ciddi bir ufuk eksikliğidir.
Hükümet eleştirilir. Politikalar eleştirilir ve alternatif teklifler sunulur. Ancak Türkiye’nin imkanlarını küçümseyen, milletin moralini bozan, dışarıdaki baskılara içeride söylem desteği veren, her stratejik adımı itibarsızlaştırmaya çalışan çizginin adı siyasal sığlıktır. Bu noktada Terörsüz Türkiye başlığını siyasi rekabetin gürültüsüne kurban etmeyeceğimizin altını çizmek gerekir. Kim bu süreci sığ hesaplara indirgerse Türkiye’nin önündeki stratejik fırsatı okuyamamış olur."
(NÖ)

