TBMM'nin açılışının 106. yıldönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Meclis'te düzenlenen resepsiyonla kutlandı. TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen resepsiyona devlet erkanı ve siyasi parti temsilcileri yoğun olarak katıldı.

Kurtulmuş, 'süreç yasası' için takvim vermedi: Hayırlı işlerde acele etmek lazım
Resepsiyonda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal da yer aldı.

"Görüşürüm" dedi, görüşmedi
Erdoğan gazetecilerin CHP Genel Başkanı Özel ile görüşüp görüşmeyeceği sorusuna "Böyle soru sorulur mu? Ben iktidar partisiyim, ana muhalefet partisi görüşürüz görüşmeyiz, bizim kitabımızda yok yok. Tabii görüşeceğiz, niye görüşmeyelim. Bir basın mensubu olarak bunlar size yakışmıyor" dedi.
CHP lideri Özel de resepsiyona gelişinde "Cumhurbaşkanı'yla görüşecek misiniz?" sorusuna "Burası kokteyl ortamı imkan olursa tabii ki merhabalaşırız yani orada bir kısıt yok ama görüşme dediğiniz demokrasilerde olması gereken gibi bir görüşme için herkesin birbirinin hakkına hukukuna saygılı olması lazım. Bize düşman hukuku uygulanıyor" dedi.
İki lider olumlu mesaj verse de resepsiyonda bir araya gelmedi.

Bahçeli: Sözümüz sözdür
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bahçeli de, sürece ilişkin ilişkin değerlendirmede bulunarak, şöyle konuştu:
"Biz bu ülkenin temel meselelerinde inisiyatif almaktan hiçbir zaman kaçınmadık. Söylediklerimiz, duruşumuz net. Meclis’in gündeminde olan konular var. Herkesin bir fikri, görüşü olması doğal. Kurtulmuş’un koordinesinde bir çalışma yürütülüyor. Siyasi partiler arası diyalog önemlidir. AK Parti ile de diğer partilerle de Meclis çatısı altında görüşmelerin olması, ülkemizin yararınadır. Meclis Başkanı’nın partilerden bir çalışma istemesi, daha önce konuştuğumuz raporların devreye girmesi süreci hızlandıracaktır. Ama orada beklentilere cevap bulamıyorlarsa, o raporları hazırlayan partileri davet edip görüşlerini alabilirler. Meclis Başkanı’nın bir inisiyatif alması, Meclis’in verimli çalışması için şarttır."
Bahçeli, cezaevindeki eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili çağrısının hatırlatılması üzerine ise "Siz bizi tanımıyorsunuz. Bizim bir özelliğimiz var; sözümüz sözdür" dedi.

"Masa sağlam" mesajı
DEM Parti masasına giderek merhabalaşan Erdoğan, çözüm sürecini kastederek "Masayı deviriyorsun?" dedi. Bakırhan, Erdoğan'a "Masa sağlam" diye yanıt verdi. Bunun üzerine Erdoğan da "Sağlam" dedi.
"Durmak yok, aynen devam"
DEM Parti heyetiyle selamlaştığı sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sürecin ilerlemesi için adım atılıp atılmayacağı soruldu. Erdoğan, "Durmak yok, aynen devam" yanıtını verdi.
Erdoğan, başka bir basın mensubunun, "süreç ne aşamada?" sorusu üzerine, "Gayet olumlu bir şekilde devam ediyor. Herhangi bir sıkıntı yok" dedi.

“Sayın Cumhurbaşkanı, barış ona vurulacak mührü bekliyor; Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir”
"Süreç hızlanacak"
Sürecin tıkandığına dair söylemler DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'a da soruldu. Bakırhan, "Süreç devam ediyor, bitmedi. Umarım önümüzdeki günlerde hızlanacak. Bizim önerilerimiz hazır, sunacağız; isterlerse sunacağız. Sanırım Türkiye'nin gündemi özel yasa. Önümüzde herhangi bir engel yok, önümüzdeki günlerde Türkiye'nin gündemine gelir. Ağır işliyor. Önümüzdeki günlerde hızlanacağını ümit ediyoruz" diye konuştu.

Özel, 'padişah' anladı
Genel Kurul konuşmasında Erdoğan'a "Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir" diyen Bakırhan, bu ifadelerine dair "Bu bir metafor. Sık kullanılan bir deyim. Cumhurbaşkanı şu anda iktidarın, yürütmenin başında. Mühür onda yani. O anlamda söyledim" yanıtını verdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise, Bakırhan'ın "Süleyman" göndermesine dair soruya "Bu iş sultan ve mühür benzetmesine kaldığına göre ve Erdoğan'ın bir işi yapması için padişah benzetmesi yapılması gerekiyorsa rejimle ilgili endişemiz boşa değildir" diye cevap verdi.
"Süleyman'ın mührü" metaforu
Süleyman peygamberin mührü, iç içe geçmiş iki üçgenden oluşur. Mühür adalet, kudret, bilgelik ve ilahi korumayı simgeleyen kadim bir semboldür. "Süleyman'ın mührü" ifadesi ise siyasal jargonda sık sık "adaleti ve bunu kullanma gücünü elinde tutan" kişilere ithafen kullanılan bir metafordur. CHP'nin basın metinlerinde de zaman zaman yer almış bir ifadedir.
(AB)

