Yapay zeka çağında cinsel şiddet yeni biçimler kazanıyor
*Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, UN Women ve SVRI tarafından hazırlanan "Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Teknoloji Destekli Şiddet" raporunun Türkçe çevirisini yayımladı ve Almanya İstanbul Başkonsolosluğu desteğiyle uluslararası bir webinar düzenledi.
*Etkinlikte teknoloji destekli şiddetin çeşitlenen biçimleri, yapay zeka riskler, uluslararası politika gelişmeleri ve hayatta kalan odaklı destek modelleri tartışıldı.
*UN Women Türkiye Program Analisti Aysel Ergün dijital şiddet kavram ağı oluşturduklarını, UN Women Politika Uzmanı Raphaëlle Rafin dünya çapında kadınların yarısının dijital şiddete maruz kaldığını belirtti. SVRI Direktörü Ayesha Mago küresel dayanışmanın önemini vurgularken, Chayn temsilcisi Carolina Cal teknolojinin doğru tasarlandığında iyileştirici bir araç olabileceğini ifade etti.
*Rapor, Türkiye'de bu alanda çalışan kurumlar için başvuru kaynağı oluşturmayı ve ortak kavramlar geliştirmeyi hedefliyor.
Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, bu ihtiyaçtan hareketle UN Women ve SVRI (Sexual Violence Research Initiative, Cinsel Şiddet Araştırma Girişimi) tarafından hazırlanan “Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Teknoloji Destekli Şiddet Alanında Küresel Önleme ve Müdahale Eğilimleri: Gelişen Uygulamalar Derlemesi” raporunun Türkçe çevirisini üstlendi ve yayını uluslararası bir webinarla tanıttı.
Etkinliğin organizasyonunu ve moderatörlüğünü üstlenen Nurgül Öz, inceledikleri çok sayıda araştırma ve rapor arasından bu yayını seçme nedeninin, derlemenin teknoloji destekli şiddete ilişkin küresel gelişmeleri kapsamlı ve bütüncül bir çerçevede ele alması olduğunu belirtti.
Almanya İstanbul Başkonsolosluğu desteğiyle gerçekleştirilen etkinlik, teknoloji destekli toplumsal cinsiyete dayalı şiddet alanında çalışan uluslararası kurumları, araştırmacıları ve hak savunucularını ortak bir tartışma zeminde buluşturdu. Webinar boyunca teknoloji destekli şiddetin giderek çeşitlenen biçimleri, yapay zeka teknolojilerinin ortaya çıkardığı yeni riskler, uluslararası politika gelişmeleri, etik araştırma yöntemleri ve hayatta kalan odaklı destek modelleri ele alındı.
"Şiddetin kendisi yeni değil, araçları değişiyor"
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hazal Sipahi, yapay zeka (ai) ve dijital teknolojilerin şiddetin doğasını değil, görünme ve uygulanma biçimlerini değiştirdiğini söyledi.
"Cinsel şiddet teknoloji ile birlikte biçim değiştiriyor ve yeni araçlar buluyor. Bugün dijital alan da gerçek dünyanın dışında sanal bir alem değil, gerçek hayatın tam kendisi. Cinsel şiddetin etkisi de gerçek. "
Sipahi, teknoloji destekli şiddetin yalnızca dijital platformlarda yaşanan bireysel ihlaller olarak değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin dijital ortamdaki devamı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bilgi üretimi ve ortaklıklar kritik önem taşıyor
UN Women Türkiye Program Analisti Aysel Ergün, dijital alanda gerçekleşen şiddet ile ilgili konu hakkında uzmanlıkları olan kişilerle ve sivil toplum örgütleriyle terminoloji çalışmaları yaptıklarını, kavramlar üzerine yoğunlaştıklarını, kavramları da içeren güncel bir rehber yayımladıklarını ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddete Karşı 16 Günlük Aktivizm günlerinde bir kampanya başlattıklarından bahsetti. Teknoloji destekli toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin kadınların dijital yaşama eşit ve güvenli katılımını doğrudan etkilediğini belirterek, bu nedenle kurumlar arası iş birliklerinin ve bilgi üretiminin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
"Dijital şiddet kavram ağı oluşturduk ve her bir kavramın köklerini nereden aldığı, alt kavramları ve bağlamları da bu kavram haritasında yer alıyor. Süreğen bir çalışma içindeyiz çünkü teknoloji devam ettikçe burada kullandığımız kavramlar da değişmeye devam edecek. "
Ergün, uluslararası bilgi birikiminin yerel deneyimlerle buluşmasının hem politika üretimi hem de sivil toplumun kapasitesinin güçlenmesi açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Kanıta dayalı politikalar geliştirmek gerekiyor
UN Women New York Kadınlara ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddetin Sonlandırılması Birimi Politika Uzmanı Raphaëlle Rafin, teknoloji destekli şiddetin küresel ölçekte hızla yaygınlaşmasına rağmen ülkelerin bu dönüşüme aynı hızla yanıt veremediğinden bahsetti.
"Teknoloji çok hızlı gelişiyor. Önleme ve müdahale mekanizmalarının da aynı hızla güçlenebilmesi için güvenilir veri üretimine, araştırmaya ve uluslararası bilgi paylaşımına ihtiyaç var. Dünya çapında kadınların yarısı dijital şiddete maruz bırakılıyor. Bu nedenle teknoloji destekli şiddeti yalnızca bireysel vakalar olarak değil, küresel bir politika meselesi olarak ele almak gerekiyor. Bu konunun Birleşmiş Milletler kararlarında ve uluslararası sözleşmelerde yer alması, ülkelerin kendi yasal düzenlemelerini geliştirmeleri açısından önemli bir dönüm noktası oldu. "
Rafin, son yıllarda teknoloji destekli toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin uluslararası politika gündeminde giderek daha görünür hale geldiğini; ancak özellikle yapay zeka teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte yeni düzenlemelere ve ortak standartlara duyulan ihtiyacın arttığını vurguladı.
Küresel dayanışma olmadan çözüm mümkün değil
Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddeti araştıran bir ağ olan, SVRI Küresel Savunuculuk Direktörü Ayesha Mago, teknoloji destekli toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin küresel ölçekte ortak mücadele gerektiren bir alan olduğunu belirtti. Özellikle Küresel Güney'de üretilen araştırmaların ve sahadan gelen deneyimlerin uluslararası bilgi üretiminde çoğu zaman görünmez kaldığını söyleyen Mago, bu bilgi birikiminin farklı dillere çevrilerek erişilebilir hale gelmesinin bilgi adaletinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Türkçe yayımlanan derlemenin, Türkiye'de bu alanda çalışan kurumlar için önemli bir kaynak oluşturacağını ifade etti.
"Derlemede önleme, savunuculuk faaliyetleri ve bir hareket başlatma üzerinden iyi örnekler bulunuyor. Bu alanın en büyük ihtiyacı da birlikte öğrenebilmek. Araştırmacıları, uygulayıcıları, teknoloji uzmanlarını ve feminist hareketleri ortak bilgi üretimi etrafında buluşturan uluslararası ağlar, etkili politikaların geliştirilmesinde belirleyici rol oynuyor."
Mago, iyi örnekler arasında Afrika, Latin Amerika ve STOPNCII.org’u da gösterdi. SVRI bünyesinde oluşturulan Technology-Facilitated Gender-Based Violence Community of Practice ağının araştırma, etik dijital yöntemler ve politika geliştirme alanlarında uluslararası deneyim paylaşımını güçlendirmeyi hedeflediğini aktardı.
Teknoloji aynı zamanda iyileşmenin de aracı olabilir
Chayn Hayatta Kalan Destek Hizmetleri Kolaylaştırıcısı Carolina Cal ise https://bloom.chayn.co ‘yu tanıtarak konuşmasında teknolojiyi hayatta kalan odaklı kullanmanın öneminden ve teknolojinin iyileştirici olabilme potansiyelini vurguladı.
"Teknoloji doğru tasarlandığında, hayatta kalanların güvenilir bilgiye erişmesini, destek mekanizmalarına ulaşmasını ve kendi iyileşme süreçlerini kendi hızlarında sürdürebilmelerini sağlayan güçlü bir araç olabilir."
Cal, feminist ve travma bilgili dijital araçların, özellikle destek hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu coğrafyalarda önemli bir boşluğu doldurduğunu belirtti. Ayrıca Bloom projesinin çok yakında Türkçede erişilebilir olacağının bilgisini verdi.
Türkiye'de ortak bir mücadele oluşturma ihtiyacı
Webinar boyunca katılımcılar; yapay zeka destekli cinsel şiddet, görüntü temelli istismar, etik araştırma yöntemleri, çevrim içi güvenlik ve uluslararası iyi uygulamalar üzerine görüş alışverişinde bulundu.
Türkçeye kazandırılan raporun, teknoloji destekli toplumsal cinsiyete dayalı şiddet alanında çalışan hukukçular, akademisyenler, gazeteciler, kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri için ortak bir başvuru kaynağı oluşturması hedefleniyor. Aynı zamanda raporun, Türkiye'de bu alanda ortak kavramların geliştirilmesine, kanıta dayalı politika üretimine ve hayatta kalan odaklı müdahale mekanizmalarının güçlenmesine katkı sunması amaçlanıyor.
Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, teknoloji destekli şiddet alanında uluslararası bilgi birikimini Türkiye'ye taşımaya, savunuculuk çalışmalarını güçlendirmeye ve farklı disiplinleri ortak bir mücadele zemininde buluşturmaya yönelik çalışmalarını sürdürecek.
(EMK)