ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Umut Koşan: Engellilik bireysel değil, toplumsal olarak üretilen bir eşitsizlik
Atölye BİA tarafından düzenlenen iki günlük Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi başladı. Gazeteci Umut Koşan, "Haber Öğesi ve Haber Emekçisi Olarak Engellilik" oturumunda engelliliğin medyada nasıl ele alındığını değerlendirdi. Koşan, engelliliğin bireysel eksiklik değil, toplumsal ve siyasal olarak üretilen bir eşitsizlik biçimi olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Toplumda engellilerin "üretkenlik" ve "verimlilik" ölçütleriyle değerlendirildiğini, "yapar-yapamaz" anlayışının ayrımcılığı yeniden ürettiğini belirtti. Engelliliğin sosyal yardım politikaları üzerinden ele alınmasının hak temelli yaklaşımı zayıflattığını, bakım emeğinin büyük ölçüde kadınlara bırakıldığını ifade etti. Koşan, medyanın ayrımcı kabulleri yeniden üretebildiğini ancak hak mücadelelerini görünür kılarak değişime katkı sunabileceğini, tüm gazetecilerin hak temelli perspektifle haber üretmesi gerektiğini söyledi.
Atölye BİA tarafından düzenlenen ve iki gün sürecek Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi bugün başladı. Günün dördüncü ve son oturumu olan “Haber Öğesi ve Haber Emekçisi Olarak Engellilik” başlığında konuşan gazeteci Umut Koşan, deneyimlerinden hareketle engelliliğin medyada nasıl ele alındığını ve hak odaklı haberciliğin bu alandaki rolünü değerlendirdi.
Koşan, sunumunda engelliliğin bireysel bir eksiklik olarak değil, toplumsal ve siyasal olarak üretilen bir eşitsizlik biçimi olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Medyanın bu eşitsizlikleri yeniden üretebildiğini belirterek gazetecilerin hak ihlallerini görünür kılan bir perspektifle haber üretmesinin önemine dikkat çekti.
Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi birinci gün: "Kurduğumuz dili sorgulamak zorundayız"
Umut Koşan hakkında
Gazeteci. Muhabirliğe 1997'de başladı. Birçok belgeselin yönetmenliği üstlendi. "Göçenlerin Öyküsü" ve "Fotoğrafsızların Öyküsü" isimli yazı dizileriyle başarı ödülüne layık görüldü, Sabancı Vakfı’nca 2013 yılında Fark Yaratan olarak seçildi. Çağdaş Gazeteciler Derneği üyesi. Dünya Cerebral Palsi Komitesi'nde iki dönem Dünya Cerebral Palysi Günü Türkiye Temsilcisi olarak görev yaptı.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
"Yapar-yapamaz" anlayışı ayrımcılığı yeniden üretiyor
Koşan, toplumda engelliliğin çoğu zaman kişinin yapabildikleri ya da yapamadıkları üzerinden tanımlandığını söyledi. Bu yaklaşımın engellileri ya “yetersiz” ya da "olağanüstü" kişiler olarak konumlandırdığını anlattı.
Bu bakış açısının kapitalist üretim anlayışının belirlediği normlardan beslendiğini söyleyen Koşan, engellilerin "üretkenlik" ve "verimlilik" ölçütleri üzerinden değerlendirildiğini ifade etti. Bu nedenle gündelik yaşamda karşılaşılan pek çok sorunun kişisel yetersizlik olarak görüldüğünü, oysa asıl tartışılması gerekenin bu normları üreten toplumsal yapı olduğunu söyledi:
Engelliliği haklar, toplumsal cinsiyet, emek ve ekonomik politikalarla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Engellilik bireysel bir durumdan çok toplumsal olarak üretilen bir eşitsizlik biçimi.
“Bakım politikaları hak temelli yaklaşımı gölgeliyor”
Koşan, engelliliğin sosyal yardım politikaları üzerinden ele alınmasının hak temelli yaklaşımı zayıflattığını söyledi. Engellilerin eşit yurttaşlar olarak değil, bakım ve yardıma ihtiyaç duyan kişiler olarak konumlandırıldığını belirten Koşan, bu anlayışın engelliliği bir hak meselesi olmaktan çıkararak sosyal yardım alanına sıkıştırdığını ifade etti.
Evde bakım desteğinin çoğu zaman engellilerin bağımsız yaşamını desteklemek yerine hanenin geçim kaynağına dönüştüğünü belirtti. Bakım emeğinin büyük ölçüde kadınların omuzlarına bırakıldığına dikkat çekti.
Engellilik politikalarının yalnızca sağlık alanında değil, sosyal politika, toplumsal cinsiyet ve ekonomik düzenle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Medya hem sorunun hem çözümün parçası
Koşan, medyanın ayrımcı toplumsal kabulleri yeniden üretebildiğini, ancak hak mücadelelerini görünür kılarak bunların değişmesine de katkı sunabileceğini söyledi. Medyanın yalnızca mevcut düzenin bir "kurbanı" olmadığını belirten Koşan, haberlerin dili ve editoryal tercihlerin de bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti.
Oturumun devamında katılımcılarla hak odaklı habercilik üzerine değerlendirmelerde bulunan Koşan, belirli alanlarda çalışan "uzman muhabirlerden" çok, tüm gazetecilerin hak temelli bir perspektifle haber üretmesinin önemine dikkat çekti:
Mutlaka engelli odaklı haber yapan bir muhabir olması gerekmiyor. Hak odaklı bir perspektife sahip gazeteci, aktarılması gerekeni doğru bir dille yazabilir. Ayrımcı haberlerle karşılaşıldığında da basın meslek örgütleri ve özdenetim mekanizmalarının işletilmesi gerekiyor.
(EG)
Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi sona erdi: "Kafamızdaki sağlamcıyı öldürmeliyiz"
ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Meral Sözen: Engellileri acındırma kadar kahramanlaştırma da sorunlu
ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Elif Nur Aybaş: Engellilik tarihi normalliğin de tarihidir
Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi birinci gün: "Kurduğumuz dili sorgulamak zorundayız"
SİVİL SESLER FESTİVALİ
Sivil toplum COP31’e hangi sorularla gidiyor?