ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Meral Sözen: Engellileri acındırma kadar kahramanlaştırma da sorunlu
Atölye BİA tarafından düzenlenen Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi'nde konuşan Meral Sözen, medyada engellilerin temsilindeki sorunlu kalıpları değerlendirdi. Sözen, medyanın engellileri üç şekilde yanlış temsil ettiğini belirtti: acındırma, olağanüstüleştirme ve görünmezleştirme. Hak ihlali haberlerinin "yürek burkan" gibi başlıklarla duygusal hikâyelere dönüştürüldüğünü, engellilerin başarılarının kahramanlık öyküsü gibi sunulduğunu ve "özel birey" gibi dolaylı ifadelerin engelliliği görünmez kıldığını vurguladı. Sözen, sorunun sözcük seçiminden çok engelliliğin eksiklik olarak görülmesinde yattığını, haberciliğin korumacı dil yerine hak temelli bir perspektifle engellileri hak sahibi özneler olarak görmesi gerektiğini ifade etti.
Atölye BİA tarafından düzenlenen ve iki gün sürecek Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi bugün başladı. Günün üçüncü oturumu olan “Medyada Dil, Temsil ve Sorunlu Kalıplar” başlığında konuşan Meral Sözen, medyada engellilerin nasıl temsil edildiğini örnek haberler üzerinden değerlendirdi.
Sözen, sunumunu medyada engellilerin temsilinde öne çıkan acındırma, olağanüstüleştirme ve görünmezleştirme başlıkları etrafında kurdu. Bu temsil biçimlerinin engellilerin karşı karşıya kaldığı hak ihlallerini görünmez kıldığını söyleyen Sözen, habercilikte asıl meselenin doğru sözcüğü bulmaktan çok engelliliği bir hak alanı olarak kavramak olduğunu belirtti.
Engelliler hakkında kurulan dilin toplumsal algıyı şekillendirdiğini ifade eden Sözen, haberlerin hak ihlallerini görünür kılan bir perspektifle hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Meral Sözen hakkında
Felsefe öğretmeni. Sağlamcılık karşıtı alanda örgütlü ve bireysel aktivizm yürütüyor. Eşitlikçi ve kapsayıcı bir dilin yaygınlaşması amacıyla metin analizleri yapıyor ve bu konuda danışmanlık veriyor. bianet Yayın Danışma Kurulu üyesi. 2006 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'nü, 2019 yılında ise Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü tamamladı. 1983 yılında İstanbul’da doğdu.
"Hak ihlali haberini acındırma hikâyesine dönüştürüyoruz"
Sözen, görme engelli bir öğretmenin erişilebilir ders materyallerine ulaşamadığı için yaptığı protestonun "yürek burkan görüntüler" başlığıyla verilmesini örnek gösterdi. Öğretmenin talebinin özel bir ayrıcalık değil, en temel haklarından biri olduğunu belirten Sözen, haberin merkezindeki hak ihlalinin başlık tercihiyle geri plana itildiğini söyledi:
Medyada engelliler söz konusu olduğunda sıklıkla acındırma refleksi devreye giriyor. Bu yaklaşım okuyucunun dikkatini sorunun kendisinden uzaklaştırıyor. Habercinin okura ne hissetmesi gerektiğini söylememesi gerekiyor. Hak ihlali haberlerini acındırma hikâyelerine dönüştürüyoruz.
Bu tür sunumların hak ihlallerini görünmez kıldığını belirten Sözen, erişilebilir eğitim materyallerine ulaşamayan bir öğretmenin yaşadığı sorunun bireysel bir mağduriyet hikâyesi olarak değil, kamusal bir hak meselesi olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Bu gönderiyi Instagram'da gör
"Acındırma kadar kahramanlaştırma da sorunlu"
Sözen, medyada sık karşılaşılan bir diğer sorunun olağanüstüleştirme olduğunu belirtti. Engellilerin gündelik yaşamlarının ve başarılarının çoğu zaman sıra dışı olaylarmış gibi sunulduğunu, bunun da medyada yaygın bir temsil biçimi olduğunu ifade etti.
Bu yaklaşımın engellileri sıradan bireyler olarak görmek yerine kahramanlaştırdığını ifade eden Sözen, hak temelli haberciliğin kişisel azim hikâyeleri üretmekten çok yapısal sorunları görünür kılması gerektiğini belirtti.
Buna örnek olarak engelli bir öğrencinin ya da mühendisin başarısının yalnızca engelli olduğu için haberleştirilmesini gösteren Sözen, bu tür haberlerin yapısal eşitsizlikleri görünmez kılarak kişisel azim anlatılarına odaklandığını söyledi.
"Kör demekten çekinmek de bir görünmezleştirme"
Sözen, "özel birey", "görme farklılığı olan birey", "görme yetersizliğinden etkilenmiş birey" gibi ifadelerin çoğu zaman iyi niyetle kullanılsa da engelliliği görünmez kıldığını aktardı. Bu tür ifadelerin engelliliği doğrudan adlandırmak yerine dolaylı yollarla anlatmaya çalıştığını belirten Sözen, engellilerin kırılgan ya da korunması gereken kişiler olarak görülmesinin bu dil tercihlerini beslediğini söyledi.
"Kör" sözcüğünün kaba bulunmasını da eleştiren Sözen, körlüğün utanılması ya da saklanması gereken bir durum olmadığını ifade etti. Sözen'e göre sorun belirli kelimelerin kullanılması değil, engelliliğin eksiklik ya da kusur olarak görülmesi.
Sözen "kardeşlerimiz" gibi ifadelerin de eşitlik yerine hiyerarşi kurduğunu belirtti:
Engellilerin yardım ya da merhamet nesnesi olarak değil, hak sahibi özneler olarak görülmesi gerekiyor. Engellilik alanındaki haberciliğin de korumacı bir dil yerine eşit yurttaşlık ve hak temelli bir perspektiften hareket etmesi gerekiyor.
Sözen, engellilik alanındaki haberciliğin dil tartışmalarına indirgenemeyeceğini asıl meselenin engellileri hak sahibi özneler olarak gören bir habercilik anlayışı geliştirmek olduğunu vurguladı.
(EG)
ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Elif Nur Aybaş: Engellilik tarihi normalliğin de tarihidir
SİVİL SESLER FESTİVALİ
Sivil toplum COP31’e hangi sorularla gidiyor?
SİVİL SESLER FESTİVALİ
Türkiye'nin sivil sesleri anlattı
SİVİL SESLER FESTİVALİ
COP31'e giderken: Engelliler iklim müzakerelerinde söz istiyor
Sivil Sesler Festivali başladı: "Şimdi ayağa kalkma zamanı"