Ülkü Ocakları okullarda: Öfke kontrolü, zeka oyunları ve Kur’an eğitimi
Milli Eğitim Bakanlığı’nın dernek, vakıf ve çeşitli yapılarla yaptığı protokoller tartışılmaya devam ederken, Ülkü Ocakları’nın bazı illerde “yaz okulu” adıyla çocuklara ve gençlere yönelik kurs programları duyurduğu görüldü.
Tekirdağ, Aydın, Yozgat, Nevşehir ve Sivas Ülkü Ocakları il başkanlıklarının paylaştığı afişlerde Kur’an-ı Kerim, zeka oyunları, yapay zeka, atçılık, okçuluk, hijyen, gazaltı kaynakçılığı ve öfke kontrolü gibi farklı başlıklarda kurslar yer aldı. Bazı programların halk eğitim merkezleriyle iş birliği içinde duyurulduğu belirtildi.
Devlet okullarında ülkü ocakları dönemi
Nevşehir’de Ülkü Ocakları İl Başkanlığı ile Şehit Muhammet Can Biçici Halk Eğitim Merkezi iş birliğiyle açıldığı belirtilen kurslarda Kur’an-ı Kerim, zeka oyunları, hijyen, atçılık ve gazaltı kaynakçılığı başlıkları yer aldı. Sivas’ta ise Ülkü Ocakları tarafından hazırlanan broşürde “öfke kontrolü kursu” duyuruldu.
Kurs için ön başvuruların e-Devlet üzerinden alınacağı belirtilirken, eğitim içeriği “öfke tanımı ve farkındalığı, duygu yönetimi teknikleri, iletişim becerileri ve stres yönetimi” olarak sıralandı.

Bu yapının eğitim vermesi "tuzun koktuğu yer"
bianet’e konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, Ülkü Ocakları’nın okullarda ve halk eğitim merkezleri üzerinden kurs düzenlemesinin kamusal eğitim açısından ciddi sorunlar barındırdığını söyledi.
“Milli Eğitim Bakanlığı’nın öfke kontrolü konusunda kendi personeline, rehber öğretmenlerine ve psikolojik danışmanlarına güvenmesi gerekir” diyen Irmak, “Böyle bir görevin hiçbir pedagojik yanı olmayan, bu konuda eğitimi bulunmayan yapılara bırakılması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Irmak, Ülkü Ocakları’nın Türkiye siyaset tarihindeki yerine işaret ederek, bu yapının öfke kontrolü eğitimi vermesini “tuzun koktuğu yer” sözleriyle değerlendirdi.
“Türkiye’deki şiddet olayları, ölüm olayları ve toplumsal saldırılar düşünüldüğünde, böylesi bir yapıyla protokol yapılarak okullarda öfke kontrolü eğitimi verilmesi anlaşılabilir bir şey değil” diyen Irmak, “Bu, pedagojik yaklaşım açısından da bilimsel eğitim açısından da eğitim yönetimi açısından da doğru değil” dedi.

MEB ile Ülkü Ocakları arasında imzalanan protokol yargıya taşındı
"İş artık çığırından çıkmış durumda"
Irmak, benzer uygulamaların yalnızca Ülkü Ocakları ile sınırlı olmadığını belirterek, geçen yıl TÜGVA ile birçok ilde ve İstanbul’un tüm ilçelerinde yaz okulları açıldığını söyledi. Bu kurslarda kimlerin ders verdiğinin, hangi içeriklerin anlatıldığının ve öğrencilerin hangi denetim mekanizmalarıyla korunduğunun belirsiz olduğunu savundu.
“Bu yaz okullarına öğrenciler gidiyor. Kim ders veriyor, ne anlatılıyor, hangi içerikler işleniyor; bunların hiçbirisi belli değil” diyen Irmak, “Milli eğitim açısından iş artık çığırından çıkmış durumda” değerlendirmesinde bulundu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin döneminde eğitim politikalarının “anlaşılır bir program ve yöntemle ilerlemediğini” söyleyen Irmak, bakanlığın farklı dernek ve vakıflarla yaptığı protokollerin kamusal eğitim ilkesini zayıflattığını belirtti.
MEB, tarikatlardan sonra Ülkü Ocakları'yla da protokol imzaladı
"Reform yetmez devrime ihtiyaç var"
Okullarda artan şiddet vakalarına da değinen Irmak, sorumluluğun “ortak” denilerek dağıtılamayacağını söyledi. Irmak, “Yetkisi olanların sorumluluğu vardır. Okullardaki şiddet vakalarının alt nedenlerini ortadan kaldırmakla yükümlü olanlar da yetki sahipleridir” ifadelerini kullandı.
Irmak, eğitim alanında artık “reformun” yeterli olmadığını, kamusal, laik, bilimsel ve demokratik eğitim anlayışı temelinde köklü bir devrime ihtiyaç olduğunu söyledi.
(NÖ)
"Gençler barışa inanıyor ama sürecin öznesi olduklarını düşünmüyor"
Anadili, hafıza ve dijital alan: Rojda Aksoy’un Kürtçe yolculuğu
Bir parça peynir, bir açık kapı, bir ömürlük bağ: Bitter
Açlık grevindeki öğretmen: 11 yıllık öğretmenim, 40 bin lira maaşla geçinemiyorum
Cumhuriyet’in demokratik dönüşümü: “Kendi mahallemizden çıkmak gerekiyor”