Özgür Özel: "Bir kapı kapanırsa, yenileri açılır"
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, CHP’nin yargı ve idarenin müdahalelerine rağmen sahadaki siyasetini sürdüreceğini söyledi. Özel, Diyarbakır ziyaretlerinde Selahattin Demirtaş’ın selamını aldıklarını ve Rojin Kabaiş ile Gülistan Doku dosyalarını gündeme taşıdıklarını anlattı. İktidarın ekonomi ve vergi politikalarını sert sözlerle eleştiren Özel, NATO Zirvesi öncesindeki tutuklamaların 10 yıl önce AKP tarafından "iç güvenlik yasası" tartışmaları sırasında gündeme getirilip hukuk dışılığı görülünce geri çekilen “önleyici tutuklama” zihniyetiyle gerçekleştirildiğini söyledi. Komedyen Deniz Göktaş hakkında açılan soruşturmayı ifade özgürlüğü açısından değerlendirdi ve CHP’ye yönelik “mutlak butlan” sürecini iktidarın siyasi müdahalesi olarak tanımladı.
"Ankara'da oturmadık, ama milletin gönlündeyiz"
Özel, CHP’ye yönelik müdahalelerin ardından Ankara’da beklemediklerini, sahaya çıktıklarını söyledi. Partinin hedef alınmasının nedenini de uzun süredir meydanlarda, şehirlerde ve halk buluşmalarında olmalarına bağladı. Yerel seçim sürecinden bu yana çok sayıda miting ve tematik buluşma yaptıklarını hatırlattı. CHP’nin artık şatafatlı sahnelerde değil, kamyon kasasında, traktör römorkunda, kahve sandalyesinde ya da sokakta siyaset yaptığını söyledi. Bu siyaseti “başkasının planına göre değil milletin hesabına göre” kurduklarını belirtti. Bina ve makam kaybedilmiş olsa da halkla bağın güçlendiğini anlattı. CHP’nin milletin gönlünde olduğunu vurguladı.
“Partimize yönelik saldırının ardından Ankara’da oturmadık. Köy köy, belde belde, şehir şehir gidiyoruz ve milletimizle kucaklaşıyoruz. Cadde cadde, sokak sokak, meydan meydan mücadelemizi büyütüyoruz. Yeni, temiz, cesur, teslim olmayan siyaseti milletimizle birlikte ilmek ilmek örüyoruz. Belki makamlar, binalar, şatafatlı sahneler yok. Ama bazen bir kamyon kasasının arkasında, bazen bir traktör römorkunun arkasında, bir kahve sandalyesinin üstünde ya da bir bankın üzerindeyiz. Ama milletin gönlündeyiz.”
"Demirtaş’ın selamını aldık"
Özel, Diyarbakır ziyaretinde Selahattin Demirtaş’ın selamının kendisine iletildiğini söyledi. Bu selamı “başımızın gözümüzün üzerine koyduk” sözleriyle karşıladı. Diyarbakır’da Rojin Kabaiş’in ailesiyle görüştüğünü anlattı. Ailenin soruşturma sürecine ilişkin kaygılarının ve yanıtlanmamış sorularının bulunduğunu söyledi. Rojin’in bedeninde iki erkek DNA’sı bulunduğu iddiasını ailenin isteğiyle kamuoyuna aktardığını belirtti. Ardından Gülistan Doku’nun annesiyle görüştüğünü anlattı. Gülistan’ın annesinin en azından kızının mezarına kavuşmak istediğini söyledi. Bu konuda CHP’nin takibini sürdüreceğini vurguladı.
“Sayın Demirtaş’ın selamlarını aldık, başımızın gözümüzün üzerine koyduk. Rojin Kabaiş’in ailesi diyor ki; ‘Rojin’in vücudunda iki tane erkek DNA’sı bulundu. Buna rağmen bize hâlâ intihar ettiğini kabul edin diyorlar.’ Annesi dedi ki ‘Söyle’, kız kardeşi dedi ki ‘Söyle’, babası dedi ki ‘Allah aşkına söyle.’ Gülistan Doku’nun annesi de ilk gün nasılsa bugün de öyle. Biz Gülistan’ın annesinin hiç olmazsa kızının mezarına kavuşmasını ümit ediyoruz.”
"Enflasyonda dünyanın en kötü 5'i içindeyiz"
Özel, "AK Parti’nin iktidara yasak, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele" iddiasıyla geldiğini hatırlattı. Bugün gelir ve servet adaletsizliğinin derinleştiğini söyledi. Türkiye’nin enflasyonda Avrupa’nın, gıda enflasyonunda ise dünyanın en kötü ülkeleri arasında bulunduğunu savundu. Toplanan vergilerin önemli bölümünün faize gittiğini belirtti. Çalışanların ve dar gelirli kesimlerin ağır vergi yükü altında bulunduğunu söyledi. Dolaylı vergilerin adaletsiz olduğunu savundu. Mevcut ekonomik düzeni “kara düzen” olarak niteledi.
“Ülkenin yüzde 80’i Afrika standartlarında, yüzde 20’si Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Avrupa Birliği’nin enflasyonu yüzde 3,3, Türkiye’nin yüzde 33. Gıda enflasyonunda dünyada beşinci sıradayız. Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz. Toplanan her 100 liralık verginin 24 lirasını faize ödüyorlar. Bu ülkede bir vergi düzeni yok; vergi adı altında halkın soyulması var.”
"Asgari ücrete ara zam ve büyümeden pay"
Özel, asgari ücretin alım gücünün hızla eridiğini söyledi. Erdoğan’ın seçim öncesindeki ara zam vaatlerini hatırlattı. Buna rağmen iktidarın ara zammı gündemine almadığını ifade etti. İş dünyasıyla yaptığı görüşmelerde mevcut ücret düzeyinin hem çalışan hem işveren açısından sürdürülemez bulunduğunu anlattı. CHP’nin teşvik destekli asgari ücret önerisini aktardı. Emeklilerin büyümeden pay alamadığını söyledi. Bunun bir tercih olduğunu savundu.
“Asgari ücret verildiği günkü alım gücüyle 24 bin liraya geriledi. Erdoğan seçimden önce ‘Yılda dört kez düzenleme yapacağız’ diyordu. Bugün ara zammı ağzına bile almıyorlar. Alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Devlet devletliğini yapacak. Emekliye büyümeden pay vermeyen anlayışla mücadele etmeye devam edeceğiz.”
"NATO Zirvesi tutuklamaları hukuksuzluk"
Özel, NATO Zirvesi öncesinde geniş güvenlik önlemleri alındığını söyledi. Protesto ihtimali gerekçesiyle yüzlerce kişinin gözaltına alındığını ve tutuklandığını anlattı. Bunun geçmişte reddedilen “önleyici gözaltı” anlayışının da ötesine geçtiğini savundu. TEMA gönüllülerinin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve sivil toplum temsilcilerinin hedef alındığını söyledi. Tutuklamaların ileride hak ihlali olarak değerlendirileceğini ifade etti.
“225 kişi gözaltına alındı, 178 kişi tutuklandı. Bundan 10 yıl önce önleyici gözaltıyı reddeden Mecliste bugün önleyici tutuklama yapılıyor. TEMA gönüllülerini, gazetecileri, akademisyenleri tutukluyorlar. Cümle âlem biliyor ki hiçbir suçları yok. Cümle âlem biliyor ki Trump gittikten sonra bırakacaklar. Bu kadar açık bir hukuksuzluk var.”
"Mizahtan güçsüzler korkar"
Özel, komedyen Deniz Göktaş’ın iktidarı da CHP’yi de eleştiren bir siyasi mizahçı olduğunu söyledi. Gösterisini izlediğini ve mizahın bütün siyasetçilere yöneldiğini anlattı. Buna rağmen hakkında soruşturma açıldığını belirtti. Bunun mizaha ve ifade özgürlüğüne tahammülsüzlük olduğunu savundu. Geçmiş liderlerin mizaha daha açık olduğunu hatırlattı. Güçlü liderlerin eleştiriden korkmayacağını söyledi.
“Deniz Göktaş iktidarı da eleştiriyor, bizi de eleştiriyor. Şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor. Buna rağmen hedef gösterildi, gösterisi engellendi, soruşturma açıldı. Sanata saygısı olmayan, şakadan anlamayan bir anlayış var. Güçlü liderin karikatürden dizi titremez. Güçlü liderin şakadan, espriden ödü kopmaz.”
Mutlak butlan süreci siyasi bir müdahale
Özel, CHP’nin yerel seçimlerde iktidarı ilk kez yenilgiye uğrattığını söyledi. İktidarın CHP’nin toplumla kurduğu bağı kesmeye çalıştığını savundu. Partinin adaysızlaştırılmak ve etkisizleştirilmek istendiğini belirtti. Mutlak butlan tartışmasını CHP içi değil, Türkiye’nin demokrasi meselesi olarak tanımladı. Erdoğan’ın bu süreçteki rolünü inkâr ettiğini ileri sürdü. CHP’nin milletin safında kalacağını söyledi.
“Biz AK Parti’yi tarihinde ilk kez yenilgiyle tanıştıran kadrolarız. Emeklinin halini biz konuşmazsak kim konuşacak? Çiftçinin derdini CHP anlatmazsa kim anlatacak? CHP’yi adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma ve lidersizleştirme operasyonu çekiyorlar. Mesele CHP’nin iç meselesi değildir.”
"Canavarı yaratan Erdoğan"
Özel, Erdoğan’ın kullandığı Frankenstein benzetmesini yanlış bulduğunu söyledi. Frankenstein’ın canavar değil, canavarı yaratan kişi olduğunu hatırlattı. Bu örnek üzerinden iktidarı eleştirdi. CHP’ye yönelik dış mihrak suçlamalarını reddetti. Devlet okullarında okuduğunu ve askerlik yaptığını anlattı. CHP’ye bu suçlamayı yöneltenlere sert tepki gösterdi.
“Frankenstein canavarın adı değil, onu yaratanın adıdır. Eğer bir canavar varsa onu yaratan Recep Tayyip Erdoğan’ın ta kendisidir. CHP’ye dış mihrak tarif edecek adamın alnını karışlarım.”
"Milleti seçeneksiz bırakmayacağız"
Konuşmanın sonunda Özel, CHP’nin partisini geri almak için hukuken, siyaseten ve fiziken mücadele edeceğini söyledi. Yorgunluk, tükenme veya vazgeçme olmayacağını vurguladı. “İşgal bitmezse” milletin seçeneksiz bırakılmayacağını söyledi. Bir kapı kapanırsa yenilerinin açılacağını ifade etti. Cumhuriyet’in kimsesizlerin kimsesi olduğunu hatırlattı. Yoksulların, işçilerin, memurların ve emeklilerin yalnız bırakılmayacağını söyledi. CHP’nin pusulasının millet, rotasının iktidar olduğunu vurguladı. Konuşmasını, halkın iktidarını kurma çağrısıyla tamamladı.
“Partimizi geri almak için sonuna kadar mücadele ediyoruz; hukuken, siyaseten ve fiziken. Asla yorulmadık, yorulmayacağız. Vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız. Bir kapı kapanırsa yenileri açılır. Yolumuz iktidar yoludur. Pusulamız millettir. Rotamız iktidardır. Eninde sonunda iktidarı değiştireceğiz ve halkın iktidarını kuracağız.”
(AEK)