Mehmet Türkmen 58 gün sonra hakim karşısında: Savcı ceza istedi, mahkeme beraat verdi
Antep’te, Sırma Halı fabrikasında ücretlerini alamadıkları için eyleme çıkan işçilere destek verdiği için tutuklanan ve 58 gündür hapis tutulan BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen bugün hakim karşısına çıktı.
Duruşma öncesinde BİRTEK-SEN üyeleri, işçiler ile Türkmen’in yakınları Gaziantep Adliyesi önünde eylem yaptı.
Eyleme Türkiye’nin farklı illerinden ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden işçi ve sendika temsilcileri ile siyasetçiler de destek verdi.
Evrensel'in aktardığına göre burada bir konuşma yapan BİRTEK-SEN Genel Sekreteri Mikail Kılıçalp, Mehmet Türkmen’in tutukluluğunun ve ona açılan davanın hukuki değil siyasi olduğunu söyledi.
“Mehmet Türkmen'in suçu maaşlarını alamayan işçilerle yan yana durmak, iş cinayetlerinin hesabını sormaktır.” diyen Kılıçalp, “Mehmet, 'Yasalar zenginler için geçerli değil' dediği için tutuklandı. Biz de soruyoruz: İşçinin tazminatına çöken, işten atan, emeğini gasp eden kaç patron bu kapıdan içeri girdi? Yanıltıcı olan bizim sözlerimiz değil, bu adaletsiz düzenin kendisidir" ifadelerini kullandı.
Sırma Halı’nın AKP’ye yakın isimlerden Hanifi Şireci’ye ait olduğunu hatırlatarak “Sermaye sahipleri ve siyasal iktidarın ortak olduğu bu şebeke, bir düğmeye basarak sendikacıyı, gazeteciyi, siyasetçiyi tutukluyor. İş cinayetlerinin üstünü örtüyorlar. Her yıl 2000 işçinin canını alan bu düzenin dişlileri zarar görmesin diye Mehmet Türkmen susturulmak isteniyor. Ama bu mücadele her geçen gün daha da güçlenecek.” dedi.
Bülent Duran: Hukuk, yaşamı ve hakları koruduğu sürece vardır
Daha sonra söz alan Gaziantep Baro Başkanı Bülent Duran, “Bu tutuklama kararı şahsi değil, açlığa mahkum edilen, örgütlenmek isteyen tüm insanların iradesine vurulmuş bir kelepçedir.” diye konuştu. Hukukun yaşamı ve hakları koruduğu sürece var olduğunu söyledi.
Türkmen’in annesi Ayşe Türkmen de “Oğlum işçinin, garibanın hakkını savunduğu için mi içerde?” diye sordu. “Ben oğlumu almaya geldim, onu bırakmazlarsa Ankara’ya kadar giderim” dedi.
10 yıl önce Özmen İplik’te geçirdiği iş kazasında elini kaybeden Mustafa Alkurt da “Altmış yedi gün hastanede yattım. 14 operasyon geçirdim. Bu süre boyunca beni hiç kimse aramadı, ziyaret etmedi, destek olmadı. Bir tek Mehmet Türkmen yanıma geldi, beni haberlere çıkardı, beni Meclis’e gönderdi. Mehmet, bizim gibi işçilerin sesi oldu. Buradan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de sesleniyorum. ‘Vatandaşın bir talebi varsa çözeceğim’ demişti. Adalet talebimizi görün, hakkımızı verin” ifadelerini kullandı.
Duruşma 30 kişilik salonda
Açıklamanın ardından kitle duruşmayı izlemen için adliyeye girdi. Ancak duruşma salonunun 30 kişilik olması kitlenin duruşmayı takip etmesini engelledi. Avukatlardan dışarıda kalanlar oldu.
Mehmet Türkmen duruşma salonuna getirilirken, salondakiler tarafından alkışlarla karşılandı.
Türkmen, savunmasına uğradığı hukuki karmaşayı anlatarak başladı. Önce 'halkı kin ve nefrete sevk etmek' suçundan gözaltına alındığını, karakolda ise bu suçlamanın aniden 'halkı yanıltıcı bilgiyi yayma' suçuna dönüştürüldüğünü belirtti. Savcının bile hangi suçtan emin olmadığını söyleyerek, bu belirsizliğin aslında bir susturma yöntemi olduğunu vurguladı.
Soruşturmanın re'sen açıldığı söylense de Türkmen, bu sürecin asıl kaynağını fabrika içinden aldığı bilgilerle bildiğini söyledi:
“Adım gibi biliyorum ki bu soruşturma Şireci patronunun şikayeti üzerine açıldı. Son 6 yılda 30 kez gözaltına alındım ve hepsi bir patronun telefonuyla oldu. Bir sendika genel başkanını gözaltına almak neden bu kadar kolay?”
"İyilik olsun diye değil, soruşturma kapansın diye ev aldı"
Türkmen, savunmasının devamında Şireci Tekstil’de kolu kopan işçiye dair konuştu. Patronun işçiye ev alarak şikayetini geri çektirdiğini, bunun bir hayırseverlik değil, adaletten kaçma yöntemi olduğunu söyledi:
“Ahmet Şireci, işçilerin tazminatına çökmekle ünlüdür. O işçiye iyilik olsun diye değil, soruşturma kapansın diye ev aldı. İşçi şikayetçi olmadı diye delillerin karartıldığı, kan lekelerinin temizlendiği bir dosyada patron aklandı; ama ben o kopan kolun hesabını sorduğum için suçlu oldum.”
İSİG Meclisi’nin raporuna atıfta bulunan Türkmen, Gaziantep’te son 13 yılda en az 555 işçinin öldüğünü hatırlattı:
“Bu 555 ismin hepsi var. Bir tek patron hapis yatmadı, bir tek patron gözaltına alınmadı. Tekstil iş kolu en az riskli olanlardan biri olmasına rağmen neden her gün birinin eli, kolu kopuyor? Çünkü patronların kâr hırsı, işçinin canından kıymetli.”
“Adalet güvenini daha fazla sarsmayın”
Türkmen, savunmasını bitirirken “İki aydır sendikal görevimden ve ailemden uzağım. Patronlara ‘İstediğiniz kadar sömürün, konuşanı biz içeri atarız’ mesajı veriyorsunuz. Bu haksızlık bir an önce son bulmalı; zaten can çekişen adalet güveni daha fazla sarsılmamalıdır” dedi.
Avukatların beyanlarının ardından savcılık makamı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcılık, 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan Mehmet Türkmen hakkında hapis cezası verilmesini talep etti. Kararını açıklayan mahkeme ise Türkmen’in beraatına hükmetti.
(HA)