Birleşik Tekstil Dokuma ve Deri İşçileri Sendikası (BİRTEK-SEN) Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Antep’teki evinden gözaltına alındı.
Türkmen’in evini basan jandarma, evdeki elektronik eşyalara da el koydu.
Evrensel, Türkmen’in Sırma Halı işçilerinin eylemdeki konuşması gerekçe gösterilerek "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla gözaltına alındığını yazdı.
Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca, Türkmen’in gözaltına alınmasına “Patronların memur savcıları bir kez daha görev başında.” diyerek tepki gösterdi.
Karaca “Bu ülkede patronlar işçilerin alın terini gasbettiğinde, sendika düşmanlığı yaptığında, işçileri kapının önüne koyduğunda devlet ‘kin ve düşmanlık’ görmüyor bunda. Ama bir sendika başkanı çıkıp işçilerin hakkını savunduğunda bir anda savcılar devreye giriyor. Yani diyorlar ki işçilerin hakkını savunmak suç ama patronların işçinin hakkını gasp etmesi hak! Mehmet Türkmen’e yöneltilen bu suçlama, gerçekte Sırma Halı işçilerinin direnişini bastırma girişimidir. Geçtiğimiz yıl Şubat ayında da yine Antep'teki direnişi bastırmak için başkanı tutuklamışlardı. Asıl suç, işçilerin ekmek mücadelesini suç gibi göstermeye çalışan patron terörüdür.” ifadelerini kullandı.
Türkmen ne demişti?
Aylardır zamlı ücretlerini alamayan, son ay ücretleri ödenmeyen ve her ücret dönemi ücretleri geç yatırılan Şireci'ye bağlı Sırma Halı işçileri 9 Mart'ta iş bırakmış, 23 Mart günü de Balıklı Meydanı’nda basın açıklaması yapmıştı.
Bu basın açıklamasında söz alan Mehmet Türkmen şu ifadeleri kullanmıştı:
"Bu ülkeyi, bu kenti yönetenlerin ve onlarla iş birliği yapan patronların ramazan başından beri hayırseverlikleri ile övünüyorlar. Ülkeyi yönetenler her gün yoksulların yer sofralarında oturma pozu veriyorlar. Onları Sırma Halı işçilerinin sofralarına çağırıyoruz. O sofralara oturanlar işçiyi kuru ekmeğe muhtaç edenlerdir. İşçiler aylardır maaşlarını düzenli alamıyorlar. Fazlasını değil sadece maaşının zamanında yatırılmasını istiyorlar. Karşılığında tehdit mesajları alıyorlar. İşçiler bir gün fatura ödemese üstüne faiz geliyor ama işçiye geç ödenen para aynı para. Bu ülkeyi var edenler, sırtında taşıyanlar fabrikalarda çalışan işçiler.
Haksızlığa karşı sesini duyurmak için toplanıyor ama etrafında yüzlerce polis oluyor. Neden işçiler basın açıklaması, yürüyüş yapmak istediğinde önüne bu kadar polis diziliyor? Barikatları işçilere değil patronlara kurun. Bu öfke birikiyor. Bu adaletsizliğe her gün yenilerini ekleyerek işçilerin yüreğinde öfke ve isyan biriktiriyorsunuz. Yapmayın, altında kalırsınız!
İşçinin mesai ve zam farklarını bir an önce ödeyin. İşçileri tehdit etmekten vazgeçin. İşçileri insan yerine koymayı öğrenin.”
(HA)








