Mahpus komedyen Deniz Göktaş: Halk beni anlamadı değil, halk beni anladı ve başıma işler geldi
*Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan gönderdiği mektubu X hesabından paylaştı. Göktaş, keyfinin yerinde olduğunu belirterek cezaevi deneyimini mizahi diliyle anlattı.
*Kendi isteğiyle teslim olmasına rağmen ters kelepçe uygulandığını, görüntülerinin farklı açılardan çekildiğini ifade etti.
*Politik mizah yaptığı için uzun süredir kendini sansürlemek zorunda kaldığını, bu sıkıntının korkusunu aştığını ve bu nedenle gösteriyi yayınladığını söyledi. Yedi yıllık stand-up kariyerinde muhteşem bir hayat yaşadığını belirten Göktaş, gösterilerinde anlattığı aile hikayelerinin mizahi kurgu olduğunu vurgulayarak ailesinin kendisini her zaman desteklediğini ifade etti.
*Mektubunun sonunda destek verenlere teşekkür eden Göktaş, gündemi takip etmeyeceğini ve Moby Dick kitabını bitirmeye kararlı olduğunu söyledi.
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş’ın cezaevinden kaleme aldığı mektup, X hesabı üzerinden paylaşıldı. Göktaş, Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan gönderdiği mektupta cezaevi sürecini mizahi diliyle anlattı; gözaltı sürecinden ailesine, politik mizah anlayışından yaşadıklarına kadar birçok konuya değindi.
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
— Deniz Göktaş (@idgoktas) July 7, 2026
Birçok…
Göktaş, mektubuna “Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar” sözleriyle başladı. Kendisini merak edenlere “içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde” diye seslenen Göktaş, ilerleyen günlerde iyi hissetmediği zamanlarda da bunu mizahi bir dille ifade edebileceğini belirtti.
Cezaevi deneyimini “nostaljik” olarak nitelendiren Göktaş, yıllar sonra televizyon izlediğini ve alaturka tuvalet kullandığını söyledi. Dünya Kupası’nın da etkisiyle çocukluk anılarına döndüğünü söyleyen Göktaş, “2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor” dedi.
Yemek düzeninin de değiştiğini anlatan Göktaş, dışarıdayken günde 1,5 öğün yemek yediğini, cezaevinde ise zaman geçirmek için üç öğün yediğini aktardı. Diş fırçalama alışkanlığını da artırdığını belirten Göktaş, alaturka tuvaletin sağlıklı olduğuna dair esprili yorumlar yaptı.
“Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü”
Kendi isteğiyle teslim olmasına rağmen ters kelepçe uygulanmak istendiğini anlatan Göktaş, buna itiraz ettiğini ancak zor kullanılarak kelepçelendiğini ifade etti. Bu süreci mizahi bir dille aktaran Göktaş, “Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler iki katım, ne yapayım?” dedi.
Emniyette ters kelepçeli görüntülerinin çekildiğini belirten Göktaş, bu durumu sosyal medya içeriği üretme anlayışına benzeterek eleştirdi. Videoların farklı açılardan çekildiğini söyleyen Göktaş, kameraya gülümsediği için yalnızca uzak açı görüntülerinin yayımlandığını ifade etti.
“Vatan Emniyet binası dökülüyor”
Emniyet binasına ilişkin eleştirilerde de bulunan Göktaş, çalışanların zor koşullarda görev yaptığını söyledi. “Vatan Emniyet binası dökülüyor” diyen Göktaş, çalışanların sıcaktan etkilendiğini ve klimaların yeterince kullanılmadığını ileri sürdü.
Görev yapan polislerin de ağır bir duygusal yük taşıdığını belirten Göktaş, “Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar” ifadelerini kullandı.
Göktaş ayrıca yaşadıklarından sonra Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu'da gibi yapımların gerçeklikten uzak olmadığını düşündüğünü belirterek, “Bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki kurmaca değil belgeselmiş” dedi.
“Ailemle ilgili anlattıklarım mizahi bir yaklaşımdır”
Mektubunda ailesiyle ilgili açıklamalara da yer veren Göktaş, gösterilerinde anlattığı aile hikâyelerinin mizahi kurgu olduğunu vurguladı. “Annemi Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakarken, babamı da gerçekten iyi bir baba olarak anlattığım kısımlar dışında bütün anlattıklarım kurmacadır” diyen Göktaş, kişi ve kurumların gerçek olmadığını belirtti.
Anne ve babasının kendisini her zaman desteklediğini ifade eden Göktaş, onların hiçbir zaman kendisine baskı yapmadığını söyledi. Ailesinin kararlarına katılmasa bile arkasında durduğunu belirten Göktaş, “Huzurlarınızda ikisini de öpüyorum” dedi.
“7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım”
Stand-up kariyerine de değinen Göktaş, gösteriyi herhangi bir karşılık bekleyerek ya da kendisini cesur hissettiği için paylaşmadığını söyledi.
Yedi yıl boyunca çok güzel bir hayat yaşadığını ifade eden Göktaş, gençlik döneminde içine kapanık ve karamsar biri olduğunu, ancak stand-up sayesinde binlerce insanla buluştuğunu ve çok sayıda dost edindiğini belirtti.
Göktaş, “Hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim” dedi.
“Korkum, sıkıntımdan daha küçüktü”
Politik mizah yaptığı için uzun süredir kendisini sansürlemek zorunda kaldığını anlatan Göktaş, gençlerin ve toplumdaki farklı kesimlerin yaşadığı haksızlıklara tanık oldukça bu kaygılarının arttığını söyledi.
Göktaş, “En zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım” dedi. Bu sıkıntının korkusunu aştığını belirten Göktaş, gösteriyi yayınlama kararının da bu noktada geldiğini ifade etti.
Gözaltı sonrası hastaneye götürüldüğünde kendisine el sallayan yaşlı bir kadının kendisini çok etkilediğini aktaran Göktaş, “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi diye beklerken, halk beni anladı ve başıma işler geldi oldu. WIN-WIN” ifadelerini kullandı.
Mektubunun sonunda kendisine destek verenlere teşekkür eden Göktaş, “Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler” dedi. Gündemi takip etmeyeceğini belirten Göktaş, bu kez Moby Dick kitabını bitirmeye kararlı olduğunu söyledi.
Özel, Deniz Göktaş'ın cezaevi koşullarını anlattı
Tutuklanan Deniz Göktaş, Çorlu, Karatepe "Kuyu Tipi" Cezaevi'ne sevk edildi
(EMK)