Gülcan Diril'den Adalet Bakanı'na çağrı: En azından cenazemizi bulun
*Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehrî köyünde 8 Ocak 2020'de kaçırılan Süryani kökenli Hürmüz ve Şimoni Diril çiftinden anne Şimoni'nin cesedi 70 gün sonra bulunurken, baba Hürmüz Diril'den hâlâ haber alınamıyor.
*Kızları Gülcan Diril, olayın basit bir aile kavgası olarak gösterilmesine tepki göstererek, arkasında arazi ve madencilik rantları ile usulsüzlüklerin olduğunu iddia ediyor. Muhtar ve bilirkişi olan babasının bölgedeki tapu ve arazi durumunu en iyi bilen kişi olduğunu, usulsüzlüklere engel olduğu için hedef alınmış olabileceğini belirtiyor.
*Mahkemede sanık Apro Diril müebbet hapse çarptırılırken, diğer iki sanık beraat etti. Yargıtay kararları onayladı ancak aile, soruşturmanın yetersiz kaldığını savunarak İHA görüntüleri, telefon kayıtları ve maden ihalelerinin araştırılmasını talep ediyor. Süryani oldukları için yalnız bırakıldıklarını söyleyen aile, dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı.
“Babam topraklarını çok seviyordu. Kimsenin hakkına girmedi. Köy muhtarıydı. Aile arasında kavga gibi gösterip babamın ölümünü geçiştirmek istiyorlar. Adalet Bakanı’na sesleniyorum. Babamın cansız bedenini en azından bulup teslim etsinler. Bu dosyada yeterli araştırma yapılmıyor. Bakan, bizim için de elini taşın altına soksun tıpkı Gülistan Doku dosyasındaki gibi gerçekler açığa çıksın…”
"Gerçekler açığa çıksın" diye seslenen Gülcan Diril. Annesi ve babası için adalet arıyor.
Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehrî köyünde yaşayan Hürmüz ve Şimoni Diril çifti 8 Ocak 2020'de kaçırıldı. Şimoni Diril'in cesedi 70 gün sonra Hezil Çayı kenarında bulunurken, Hürmüz Diril'den hâlâ haber alınamıyor.
Gülcan Diril bianet'e şunları söyledi:
"Aile arası kavga şeklinde indirgenmesine isyan ediyoruz"
Soruşturma sürecindeki aksaklıklara ve olayın basite indirgenmesine tepki gösteren Diril, aile olarak taleplerini şöyle dile getirdi:
"Bizim isyan ettiğimiz konu, bunun çok basit bir aile arası bir cinayet şeklinde indirgenmiş olmasına. Şimdi tabii insanlar sormuyor. Hani aile arasındaysa niye çözülmüyor? Daha geniş kapsamlı neden araştırılmıyor? Hiçbir şekilde olayın üzerine gidilmiyor. Ben halen çok geniş kapsamlı bir cinayet olduğunu düşünüyorum. Bizim odaklandığımız şey, aile olarak talebimiz; soruşturmanın genişletilmesi, faillerin yakalanması ve babamızın cenazesinin bize verilmesi. Gülistan Doku'daki süreç nasıl işliyorsa, aynı şeyin bizim için de işlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Bize şu ana resmi bir açıklama yapılmadı."
"Babam muhtardı ve engel olarak görüldü"

Babasının bölgedeki tapu ve arazi durumunu en iyi bilen kişi olduğunu ve usulsüzlüklere geçit vermediği için hedef alınmış olabileceğini ifade eden Diril:
"Benim babam topraklarını çok seviyordu ve tek bir insanın hakkına girilsin istemezdi. Benim babam muhtardı. Orada muhtar olarak imzası vardı, mührü vardı. Bilirkişiydi; toprak bilirkişisiydi mesela. En iyi o biliyordu, tapular ondaydı. Bir şekilde bir engel gördüler babamı orada."
"Biz yalnız kaldık"
Süryani bir aile olarak süreç boyunca kendilerini yalnız hissettiklerini belirten Diril, yaşadıkları ayrımcılığı ve çaresizlik hissini de anlattı:
"Bizim şanssızlığımız şundan: Ben hep diyorum her acının bir mahallesi var, benim hiçbir mahallem yoktu. Herkes birbirine sahip çıkarken biz çok yalnız kaldık. Kimse belki hani Süryani olduğumuz için umursamadı."
Diril Ailesinin dikkate alınmasını istediği talep
Ailenin olayın aydınlatılması için dosyaya girmesini istediği en önemli 4 talep ise şöyle sıralandı:
1. İHA ve drone görüntülerinin incelenmesi: Olay tarihlerinde bölgede "Kapan-1" adlı askeri operasyonun yürütüldüğünü ve bunun TSK’nin resmi sitesinde de yer aldığını belirten aile, söz konusu tarihlere ait drone/İHA görüntülerinin incelenerek raporlanmasını talep ediyor.
2. Kritik telefon görüşmesi ve HTS kayıtları: Sanık Apro Diril’in cinayetten hemen önce ve sonra iletişim kurduğu, Nazdar Hamo adına kayıtlı açık hattı fiilen kullanan kişinin açık kimliğinin tespit edilmesi isteniyor. Bu kişinin Apro Diril’e kendisine bir şey olmayacağına dair ısrarla güvence verdiğini vurgulayan aile, kişinin cinayetle bağlantısının ve HTS kayıtlarının araştırılmasını bekliyor.
3. Maden ve arazi ihalelerinin araştırılması: Köy topraklarından devlet hazinesine devredilen ve şirketlere ihaleyle açılan alanlar varsa, bu arazilerin hangi şirket veya şahıslara nasıl verildiğinin detaylıca sorgulanması isteniyor.
4. Daraltılmış baz istasyonu raporu: Şüphelilerin ve olayın gerçekleştiği bölgenin tespiti için daraltılmış baz istasyonu raporunun hazırlanması ve sinyallerin derinlemesine araştırılması talep ediliyor.
Ne olmuştu?
Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Mehrî köyünde yaşayan Hürmüz ve Şimoni Diril çifti, 8 Ocak 2020 tarihinde kimliği belirsiz kişi veya kişilerce kaçırıldı. Olayın ardından başlatılan arama çalışmaları sonucunda Şimoni Diril’in cansız bedenine 70 gün sonra Hezil Çayı kenarında ulaşıldı. Hürmüz Diril’den ise o günden bu yana hâlâ haber alınamıyor. Olayın ardından soruşturmayı genişleten adli makamlar, Apro Diril, Behçet Öztunç ve İsmail Yıldız hakkında “canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” ile “tasarlayarak öldürme” suçlamalarıyla dava açtı.
Yargılama sürecinde dosyayı inceleyen Şırnak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 21 Temmuz 2023 tarihli karar duruşmasında sanıklardan Apro Diril’i müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, diğer sanıklar Behçet Öztunç ve İsmail Yıldız hakkında ise beraat kararı verdi. Kararın ardından yapılan itirazları değerlendiren istinaf mahkemesi beraat kararlarını onaylayınca, dosya temyiz incelemesi için Yargıtay’a taşındı.
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, Behçet Öztunç ve İsmail Yıldız hakkında verilen beraat kararları ile Apro Diril’e verilen müebbet hapis cezasını yerinde bularak hükümleri onadı. Yargıtay kararın gerekçesinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığını, sanıkların suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığını ve "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmediğini vurguladı.
Yargıtay’ın beraat kararlarını kesinleştirmesinin ardından Diril ailesinin avukatı hukuki süreci bir üst mercie taşıyarak harekete geçti. Soruşturmanın etkin yürütülmediği, delillerin eksik toplandığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle hazırlanan dosya Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşındı.
(EMK)
SİYASET BİLİMCİ EREN AKSOYOĞLU YANITLADI
10 soruda YENİ Parti: Nasıl yol alacak, riskleri neler?
Meclis, Kürtçeye ilişkin soru önergesini "kişisel görüş" diyerek iade etti
Tutukluluğun 100. gününde Sezin Uçar: Bile bile döndüm; 'çılgınlık' değil, mücadele ısrarı
Gençlik örgütü üyesi gözaltını anlattı: Kuyu tipi cezaevindeki arkadaşımız için endişeliyiz
AVUKAT EMEL ATAKTÜRK SEVİMLİ YANITLADI
İspanya’nın "Unutma Paktı" Türkiye’ye ders olur mu?