HAK ÖRGÜTLERİYLE BULUŞMALAR - 32
Gıda Mühendisleri Odası: "Okul yemeğine kaynak bulunamıyor, NATO bütçeleri artırılıyor"
IPS İletişim Vakfı/bianet ile Gıda Mühendisleri Odası, "Hak Örgütleriyle Buluşmalar" kapsamında 3 Temmuz'da Beyoğlu'nda bir araya geldi. Görüşmede gıda güvenliği, güvenilir gıdaya erişim hakkı ve çalıştırılması zorunlu personel uygulaması ele alındı. Gıda Mühendisleri Odası temsilcileri, gıda güvenliğinin toprağın korunmasından başlayarak kapsamlı bir konu olduğunu, medyada sansasyonel başlıklarla değil yapısal sorunlarla ele alınması gerektiğini vurguladı. Yoksulluk nedeniyle güvenilir gıdaya erişimin zorlaştığına, tarım alanlarının korunması gerektiğine dikkat çekildi. Danıştay'ın taban ücret düzenlemesini durdurmasının gıda güvenliğini de tehdit ettiği belirtildi. Oda, etiket okuryazarlığı ve gıda güvenliğine ilişkin toplum eğitimleri yürütüyor.
Sivil toplumun güçlendirilmesi ve birlikte çalışma olanaklarının artırılması amacıyla Temmuz 2023’ten beri yürüttüğümüz “Hak Örgütleriyle Buluşmalar” kapsamında 32’nci görüşmemizi Gıda Mühendisleri Odası’yla gerçekleştirdik.
Atölye BİA’nın Beyoğlu’ndaki ofisinde 3 Temmuz’da yaptığımız görüşmeye IPS İletişim Vakfı/bianet adına bianet Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Vecih Cuzdan, Atölye BİA Araştırma Koordinatörü Sinem Aydınlı ve Sivil Toplum Paydaşları Muhabiri/Atölye BİA Asistanı Evrim Gündüz; Gıda Mühendisleri Odası adına Merkez Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Uğur Toprak, 2. Başkan Şehmus Alparslan, Yönetim Kurulu Üyesi Zelal Kal katıldı.
Buluşmada gıda güvenliği ve güvenilir gıdaya erişim hakkını, gıda politikalarına yaklaşımlarını, çalıştırılması zorunlu personel uygulamasına ilişkin yürüttükleri hukuki mücadeleyi, etiket okuryazarlığı ve toplum temelli eğitim çalışmalarını konuştuk.
Hak Örgütleriyle Buluşmalar
Zelal Kal: “Gıda güvenliği toprağın korunmasında başlıyor”
Gıda Mühendisleri Odası'nın 1996 yılında TMMOB'ye bağlı bir meslek odası olarak kurulduğunu anlatan Zelal Kal, kuruluşlarından bu yana güvenilir gıdaya erişim, halk sağlığı ve gıda politikalarının kamusal yarar doğrultusunda şekillenmesi için çalıştıklarını söyledi.
Kal, bu doğrultuda meslektaşların haklarının korunmasının yanı sıra toplumun gıda okuryazarlığını güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Çocukların beslenme hakkı, etiket okuryazarlığı, gıda güvenliğine ilişkin eğitimler ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin çalışmalarının temel başlıklarını oluşturduğunu ifade etti:
Gıda güvenliğini yalnızca mutfakta çözülebilecek bir mesele olarak görmüyoruz. Sorunu mutfakta çözmeye çalışıyoruz ama mesele toprağın korunmasında, üretimde, denetimde ve kamusal politikalarda başlıyor.
Zelal Kal: "Gıda güvenliği sansasyonel başlıklara sıkıştırılamaz"
Kal, ana akım medyada gıda konusunun çoğunlukla krizler ve gıda zehirlenmeleri üzerinden gündeme geldiğini belirtti. "Kanser yapan gıda", "zehirli ürün" gibi sansasyonel başlıkların toplumda korku yarattığını ancak gıda güvenliğine ilişkin yapısal sorunların geri planda kaldığını vurguladı:
Bizi çoğu zaman bir kriz olduğunda arıyorlar. 'Bu ürün kanser yapıyor mu?', 'Bu gıda öldürür mü?' diye soruyorlar. Oysa bizim istediğimiz, gıda güvenliğinin kriz anlarında değil, sürekli ve doğru bir zeminde konuşulması. Gıda güvenliği sansasyonel başlıklara sıkıştırılamaz.
Gıda güvenliğine ilişkin doğru bilginin kamuoyuna ulaştırılmasında basının önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Kal, bu nedenle gazetecilerle daha sürdürülebilir iş birlikleri kurmayı önemsediklerini söyledi.
Şehmus Alparslan: “Bugün mutlak yoksulluğu konuşamıyoruz”
Çocukların beslenme hakkı ve derinleşen yoksulluğa dikkat çeken Şehmus Alparslan, gıda güvenliği tartışmalarının yalnızca hijyen ya da son tüketim tarihiyle sınırlı tutulamayacağını söyledi.
Alparslan, güvenilir gıdaya erişimin ekonomik ve sosyal politikalarla doğrudan ilişkili olduğunu belirtti:
Bugün mutlak yoksulluğu konuşamıyoruz. Çocukların beslenmesini, annelerin sağlıklı gıdaya erişimini konuşamıyoruz. Bir öğün çocukların ücretsiz okul yemeği ve suyuna kaynak bulunamadığı söylenirken, NATO'ya ayrılan bütçeler artırılabiliyor. Bir öğün ücretsiz okul yemeğini bile tasarruf kalemi olarak gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Gıda güvenliği yalnızca sofraya gelen ürünle değil, insanların o gıdaya erişebilmesiyle de ilgilidir.
Tarım alanlarının madencilik ve yapılaşmaya açılmasının da güvenilir gıdaya erişimi tehdit ettiğini belirten Alparslan toprağın, meraların, su havzalarının ve zeytinliklerin korunmasının aynı zamanda bir gıda politikası olduğunu ifade etti.
16 EKİM DÜNYA GIDA GÜNÜ
"Her 4 çocuktan biri yoksul her 5 çocuktan biri aç"
1 HAZİRAN DÜNYA SÜT GÜNÜ
Gıda Mühendisleri Odası: Süt her çocuğun hakkıdır
İbrahim Uğur Toprak: “Çalıştırılması zorunlu personel gıda güvenliğinin güvencesidir”
İbrahim Uğur Toprak, çalıştırılması zorunlu personel uygulamasına ilişkin yürütülen hukuki sürece de değindi. Belirli kapasitenin üzerindeki gıda işletmelerinde gıda mühendisi çalıştırılmasının halk sağlığının korunması açısından kritik olduğunu söyledi.
Toprak, uygulamaya ilişkin taban ücret düzenlemesinin Danıştay kararıyla durdurulmasının yalnızca gıda mühendislerini değil, gıda güvenliğini de doğrudan etkileyebileceğini anlattı:
Bugün bir işletme daha düşük ücret ödemek için deneyimli bir mühendisi değil, yeni mezun bir mühendisi tercih edebilir. Bu yalnızca meslektaşlarımızın hak kaybı anlamına gelmiyor; aynı zamanda gıda güvenliği açısından da risk oluşturuyor. Çalıştırılması zorunlu personel gıda güvenliğinin güvencesidir.
Çalıştırılması zorunlu personel uygulamasının yalnızca büyük işletmeleri kapsadığına dikkat çeken Toprak, küçük ve orta ölçekli işletmelerin önemli bölümünde gıda konusunda eğitim almış bir uzmanın görev yapmadığını söyledi. Bu nedenle uygulamanın yaygınlaştırılması ve kamusal olarak desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Çalıştırılması zorunlu personel nedir?
Belirli kapasitenin üzerindeki gıda işletmeleri, yürürlükteki mevzuat uyarınca gıda mühendisi, ziraat mühendisi veya veteriner hekimlerden birini "çalıştırılması zorunlu personel" olarak istihdam etmekle yükümlü. Bu personel, üretim süreçlerinin gıda mevzuatına uygun yürütülmesini ve güvenilir gıda üretimini denetliyor. Uygulama, gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla işletmelerde teknik denetim ve mevzuata uygunluğun sürdürülmesini hedefliyor.
Öğrenci temsilciliklerinden toplum eğitimlerine
Gıda Mühendisleri Odası'nın yalnızca meslek mensuplarının haklarını savunmakla sınırlı kalmadığını belirten Zelal Kal, Türkiye genelindeki şube, il ve öğrenci temsilcilikleri aracılığıyla meslek örgütlenmesini güçlendirmeye çalıştıklarını söyledi.
Kal, aynı zamanda toplumun gıda okuryazarlığını artırmaya yönelik eğitim ve farkındalık çalışmaları yürüttüklerini ifade etti. Etiket okuryazarlığı, güvenilir gıda, sağlıklı beslenme ve mutfak hijyenine ilişkin eğitimler düzenlediklerini aktaran Kal, son yıllarda kamu kurumlarında eğitim yürütmenin zorlaştığını ancak üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve farklı kurumlarla iş birliklerini sürdürdüklerini belirtti.
Gıda Mühendisleri Odası'nı Facebook, X, Instagram, YouTube ve Linkedn gibi sosyal medya platformlarından takip edebilirsiniz.
(EG)
Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi sona erdi: "Kafamızdaki sağlamcıyı öldürmeliyiz"
ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Umut Koşan: Engellilik bireysel değil, toplumsal olarak üretilen bir eşitsizlik
ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Meral Sözen: Engellileri acındırma kadar kahramanlaştırma da sorunlu
ENGELLİ ODAKLI HABERCİLİK ATÖLYESİ
Elif Nur Aybaş: Engellilik tarihi normalliğin de tarihidir
Engelli Odaklı Habercilik Atölyesi birinci gün: "Kurduğumuz dili sorgulamak zorundayız"