ABD Başkanı Donald Trump, İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen 56. Dünya Ekonomi Forumu (WEF) kapsamında gerçekleştirilen Barış Kurulu toplantısına katıldı.
İmza töreni öncesi Barış Kurulu üyelerine hitap eden Trump, “Gazze’deki savaşı bitiriyoruz. Yaptığımız iş çok önemli. Bunu yapmak için bundan daha iyi bir yer düşünemezdim,” dedi.
Al Jazeera’nin aktardığına göre, belgeleri ilk imzalayan Trump, kameraya gülümseyerek elindeki kâğıtları gösterdi ve diğer dünya liderleri de çiftler hâlinde Trump’ın yanına gelerek imzalarını attı.
Törene, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yerine, Türkiye’yi temsilen Dışişleri Bakanı Hakan Fidan katıldı. Böylece Türkiye, Kurul’da İsrail’le birlikte yer almış oldu.
BBC’de yer alan habere göre, sızdırılan bir tüzük, kurulun Birleşmiş Milletler’in (BM) işlevini devralmak üzere tasarlanmış olabileceğini öne sürüyor. Ancak Trump, yönetim kurulunun BM ile birlikte çalışacağını ve bunun “muazzam bir potansiyel” taşıdığını söylüyor.

“Geriye yalnızca birkaç küçük çatışma kaldı”
Trump yaptığı açıklamada, Barış Kurulu üyelerine kısaca şu sözlerle hitap etti:
“Marco Rubio, Witkoff ve Kushner’le birlikte Ortadoğu’da barış sağladık. Sekiz savaşı sona erdirdik, şimdi bir yenisini bitirmek üzereyiz. Burada barışa gerçekten bağlı çok sayıda insan var. Bugün dünya, bir yıl öncesine kıyasla daha zengin, daha güvenli ve daha barışçıl. Tüm o yangınları söndürdük; çoğu insan, ben dâhil, bu savaşların hâlâ sürdüğünü bile bilmiyordu.
“Nükleer silaha sahip iki ülke olan Hindistan ve Pakistan arasında başlayan savaşı durdurabildiğimiz için mutluyuz. Şu anda Gazze’deki savaşı da durduruyoruz. Geriye yalnızca birkaç küçük çatışma kaldı; onları da bitirmeliyiz. Bugün Barış Kurulu’na katılmak için 59 ülke burada. Daha önce Hamas’ı, sözünü tutmazsa sonuçlarına katlanacağı konusunda uyarmıştım; ancak tutacaklarını düşünüyorum. Tutmazlarsa sonları olur.
“Suriye’de IŞİD’ı ortadan kaldırıyoruz”
“Suriye’de IŞİD’ı ortadan kaldırıyoruz. İlk başkanlık dönemimde El-Bağdadi’yi iki haftada ‘etkisiz hâle’ getirdik. Suriye Cumhurbaşkanı ile görüştüm, kendisine güvendiğim için yaptırımları kaldırdım; çok sıkı çalışıyor. NATO müttefiklerini savunmaya gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde 5’ini ayırmaya ikna ettim, yalnızca İspanya buna katılmadı.
“Güçlü ABD ordusu, diktatör Maduro meselesini de çözdü. Venezuela liderleriyle iyi görüşmeler yaptık, 50 milyon varil petrol yeniden piyasaya girecek. Petrol şirketlerimiz Venezuela’da hızla üretime başlamak istiyor, ikinci bir operasyon dalgasına gerek kalmadı. Ukrayna’da hiç başlamaması gereken bir savaş var. Putin, Ukrayna için ‘gözümün çiçeği’ diyordu. Bu savaşı da sona erdirmeliyiz.”

Barış Kurulu hakkında
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 maddelik Gazze planını 17 Kasım 2025’te onayladı. Plana göre, “Uluslararası İstikrar Gücü” işgal altındaki Gazze’de konuşlanacak; sınır güvenliği, sivillerin korunması, insani yardımların kolaylaştırılması, Filistin polis gücünün eğitimi ve silahlı grupların silahlarının imha edilmesi görevlerini üstlenecek. İsrail güçleri ise bölgedeki güvenliği sağladıktan sonra tamamen çekilecek.
Plana göre, Hamas Gazze yönetiminde doğrudan veya dolaylı bir rol üstlenmemeyi kabul edecek, bölgenin kontrolünü “kamu hizmetlerinin günlük işleyişinden sorumlu teknokrat ve politika dışı bir Filistin komitesine” devredecek.
Trump, bu bağlamda küresel çatışmaları çözmek amacıyla 16 Ocak 2026’ta “Barış Kurulu”nu kurduğunu açıkladı.
Kurul başlangıçta Gazze’nin yeniden inşasını denetlemek için tasarlanmış olsa da, davetler ve taslak tüzük rolünü Filistin ile sınırlamadığını gösteriyor. Bu durum bazı ABD müttefiklerinde kaygı yarattı.
Kurula Rusya, Çin ve Belarus gibi uzun süredir baskıcı yönetimlerle anılan ülkeler, 1 milyar dolarlık bedelle daimi üyelik için davet edildi. Avrupa müttefikleri, Körfez ülkeleri, eski Sovyet cumhuriyetleri ve Papa’ya da katılım teklifi yapıldı.
Bazı ülkeler kurula katılmayacağını açıkladı. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, tüzük ile anayasaları arasındaki uyumsuzluğu gerekçe gösterdi. Slovenya Başbakanı Robert Golob ise daveti reddederek uluslararası hukuka ve BM kurallarına bağlılıklarını vurguladı.
Öte yandan Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) daveti memnuniyetle karşıladı ve gerekli hukuki ile usul adımlarını tamamlayarak imza belgelerini sunacaklarını açıkladı. (TY)




