Filistinli Esraa Mohammad Awad Aljamal... 9 yıldan beri Türkiye’de yaşayan bir göçmen.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Filistinlileri “barbar hayvanlar” olarak tanımlayıp soykırımı savunarak Gazze’nin tamamen yıkılması gerektiğini belirten açıklamaları sonrası ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu önünde yapılan eyleme katıldı. Tarih 17 Eylül 2025’ti.
Bir sonraki sabah evi basılarak Mısırlı eşi Onur Azad ile birlikte gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında eşi Onur’un arkadaşı İbrahim de vardı.
Konsolosluğa molotof kokteyli atmakla suçlandılar. Üçü, dört gün gözaltında tutulduktan sonra 21 Eylül’de tutuklandı.
Gözaltına alındıklarında Esraa’nın ailesi Türkiye’ye kızlarını ziyarete gelmişti. Eyleme katılmayan Esraa’nın anne babası ve kız kardeşi Göç İdaresi Başkanlığı’na teslim edildi. Buradan da Türkiye’ye giriş yasağıyla sınır dışı edildi.
Tutukluluklarının beşinci ayında Esraa, Onur ve Onur’un arkadaşı İbrahim hakkında iddianame hazırlandı. Suçlama “mala zarar verme”, “tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma”, “korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda patlayıcı madde kullanma” ve “yabancı devlet bayrağını alenen tahkir etme”ydi.
Yargılama İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Onur Azad ve arkadaşı 6 ay tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tahliye edildi. Esraa ise Silivri’deki Marmara Cezaevinde tutulmaya devam etti.
"Çimin yandığı 40 saat sonra fark edildi"
Davada karar duruşması ise 21 Nisan (dün) günü görüldü. Esraa duruşmaya getirilmedi, Silivri’den Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.
Eşi ve eşinin arkadaşı ise duruşmadaydı. Onur Azad duruşmaya boynunda bir kefiye ile geldi. ABD Başkonsolosluğu’ndan iki temsilci de duruşmayı takip edenler arasındaydı.
Sanık savcının ceza istediği mütalaaya karşı savunma yaptı. Savunmasında bir tercüman da hazır bulunduruldu.
Avukat Gülden Sönmez, dosya içeriğindeki delillerin maddi gerçekleri ortaya koymada yetersiz kaldığını söyledi. Mahkemenin tanıkları dinlenmediğinden, bulunan şişe üzerinde Esraa’nın parmak izinin olmadığından bahsetti. Onur ve arkadaşının da suça yardım ettiklerine dair delil olmadığını ekledi.
Sönmez “Esraa Filistinli. 7 Ekim 2023’ten bu yana ülkesindeki katliamlara şahit olan bir kişi. ABD'nin İsrail’in soykırımına verdiği desteğin de farkında. Olay günü ABD Dışişleri Bakanı’nın açıklamasını görüyor. Rubio, Esraa’nın vatana soykırım çağrısı yapıyor. Esraa, Gazze'de birçok arkadaşını, akrabasını kaybetmiş bir kişi. Bunun üzerine ABD’yi protesto etmek için konsolosluğa gidiyor” diye konuştu.
Olayda maddi bir zarar oluşmadığını, çimenlik üzerindeki ufak bir alanın zarar gördüğünü, bunun da olaydan 40 saat sonra fark edildiğini söyledi.
“Esraa sadece soykırımını durdurmaya çalışan bir insan hakları aktivistidir” diye de ekledi.
Kendisi için değil Esraa için beraat istedi
Mahkeme ardından sanıklara söz verdi. Onur Azad üstüne isnat edilen suçlamaları kabul etmeyerek “Ben olayı öğrendiğimde gece saatleri olmuştu. Halbuki ben olay yerindeymişim ve saat 21.00’de oradaymışım gibi yazılmış. Esraa beni aradığında arkadaşımla birlikte gidip onu aldım” diye konuştu. Kendisi için değil Esraa için beraat talebinde bulundu. “Eşimin bir kişiye zarar vermesi mümkün değildir” dedi.
Arkadaşı İbrahim de “Onur’un telefonu sonrası Esra’yı almaya gittik. Kesinlikle böyle bir şey yapmadım. Beraatımı istiyorum.” diyerek Onur’u doğruladı.
Son olarak söz verilen Esraa ise savunma yaptığı kısa süre için suçlamaları reddetti.
Kararını açıklayan mahkeme Esraa hakkında “patlayıcı madde kullanma”dan hüküm kurmadı, “yabancı devlet bayrağını alenen tahkir etme”den ise beraata hükmetti.
Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurduğu iddiasıyla ise 4 yıl 2 yıl hapis cezasına çarptırdı. Aynı suçtan 41 bin 600 TL para cezası verdi. Ayrıca mala zarar vermeden de 1 yıl 8 ay ceza vererek bunu 5 yıl süreyle erteledi.
Yurtdışına çıkış yasağı koyarak tahliyesine hükmetti. Ayrıca cezanın infazından sonra sınır dışı edilmek üzere İçişleri Bakanlığına bildirimde bulunulmasına karar verdi.
Onur ve arkadaşı İbrahim ise mala zarar vermeden 10 ay hapis cezası aldı. Mahkeme bu cezaları da erteledi.
Tahliye edildi ama serbest bırakılmadı
Onur duruşmanın ardından Esraa’yı karşılamak için Silivri’ye gitti. Cezaevi önünde 14 saat bekledi. Gece saatlreinde bir polis aracının içinde Esraa’yı fark etti. Polisler Onur’a Esraa’yı Ümraniye’de karakola götüreceklerinin bilgisini verdi.
Avukatlar, Esraa'yı sabah Ümraniye Dudullu’da bir polis karakolunda buldu. Sabah saatlerinde Onur Dudullu'daki karakola gittiğinde ona Esraa’nın sınır dışı edilmek üzere Arnavutköy Geri Gönderme Merkezi’ne sevkinin yapılacağı söylendi.
Onur’un karakolun önünde eşini bekleyişi sürüyor.
(HA)







