İsrail ordusu, dün (8 Nisan) “en büyük eşzamanlı saldırı dalgası” olarak adlandırdığı saldırılarda, 10 dakika içinde Lübnan genelinde 100 konumu hedef alarak yüzlerce kişiyi öldürdü ve yaraladı.
Uluslararası Af Örgütü, İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik saldırılarına tepki göstererek devletlere, “İsrail’e silah ve mühimmat transferini acilen durdurmaları” çağrısında bulundu.
Örgütün Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktörü Heba Morayef, şunları kaydetti:
“Lübnan’da sivillerin kâbusu daha da korkunç bir hâl aldı. Dün, Lübnan’ın güneyinde, Bekaa Vadisi’nde ve Beyrut’un merkezindeki kalabalık sivil bölgelerde, çoğu uyarıda bulunmaksızın gerçekleştirilen yoğun hava saldırılarıyla çatışmaların tırmandığı 2 Mart’tan bu yana en ölümcül gündü. Hastaneler, gelen yaralı sayısının çok yüksek olması nedeniyle kan bağışı çağrıları yapıyor.”

İsrail ordusunun Lübnan’a saldırıları sürüyor: Bir günde en az 254 can kaybı
“İsrailli yetkililerin korkunç bir sicili var”
“Çocukların, sağlık çalışanlarının ve gazetecilerin de öldürülenler arasında olduğu Lübnan’da siviller halihazırda dayanılmaz bir bedel ödüyor” diyen Morayef, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Son saldırılar bu feci boyutlardaki can kaybını daha da artıracak. İsrail’in Lübnan’da hukuka aykırı saldırılar gerçekleştirmek ve İsrail yetkililerinin kendilerine tanındığını sandığı cezasızlıkla körüklenen bir tutumla, sivillerin hayatını utanmazca hiçe saymak konusunda korkunç bir sicili var.”

İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan’ı bombaladı: Çok sayıda kişi hayatını kaybetti
“Ciddi bir uluslararası hukuk ihlali”
Morayef, İsrail ordu sözcüsünün “Hizbullah’ın Beyrut’un güney banliyölerinden kuzeyine uzanan bir alanda ve kentin karma bölgelerinde yeniden konumlandığı” yönündeki ifadesinin, sivil bölgelerde başka saldırıların da düzenlenebileceği yönünde korkulara yol açtığını belirtti.
Uluslararası Af Örgütü Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktörü, sözlerini şöyle sonlandırdı:
“İsrail güçleri, uluslararası insancıl hukuk uyarınca, sivillerle askeri hedefleri birbirinden ayrı tutma ve doğrudan sivilleri ve sivil yapıları hedef alan saldırılardan, gelişigüzel ve orantısız saldırılardan kati surette kaçınma yükümlülüğü altındadır. Sivillere ve sivil altyapıya yönelik zararı en aza indirmek için, yoğun nüfuslu yerleşim bölgelerinde geniş alan etkili patlayıcı silahlar kullanmaktan kaçınmak da dahil mümkün olan tüm tedbirleri almak zorundalar. Bu yükümlülüklere uymamak, ciddi bir uluslararası hukuk ihlalidir ve sivillerin hayatını yakın tehlikeye atmaktadır.”

(VC)




