DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, Meclis Başkanlığı’na ‘Basın özgürlüğünün önündeki engellerin araştırılması’ hakkında araştırma komisyonu kurulması için önerge verdi.
Önerge üzerine Genel Kurul’da konuşan Çandar, basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların demokratik rejimle bağdaşmadığını söyledi.
Çandar, “Her 4-5 yılda bir seçim de yapsanız fark etmez. Düşünce ve ifade özgürlüğü yoksa o ülkede demokrasi yoktur. Düşünce ve ifade özgürlüğü ancak basın özgürlüğü ile anlam taşır” dedi. Türkiye’de gazetecilere yönelik yargı baskısının giderek ağırlaştığını belirten Çandar, yıllardır tekrar edilen “Gazetecilik suç değildir” sloganının da bunun göstergesi olduğunu ifade etti.
BirGün muhabiri İsmail Arı ve DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ’ın tutuklanmalarını hatırlattı. “Gazetecilere muamele coğrafyaya göre de değişiyor” diyen Çandar 17 Ocak’ta Ajansa Welat muhabiri Nedim Oruç’un Cizre’de darp edilerek gözaltına alınmasını ve zırhlı araca bindirilerek götürülmesini de anımsattı.
Çandar, “Eğer Türkiye’nin batısında gazetecilik yapıyorsanız, kanıt sunmaya gerek duyulmadan, Dezenformasyon Yasası’nın o muğlak 217 ve 218. maddelerine dayanarak tutuklanıyorsunuz; eğer Güneydoğu’da gazetecilik yapıyorsanız örgüt propagandası yapmaktan tutuklanıyorsunuz” ifadelerini kullandı. Çandar “Hani örgüt? Mayıs 2025’te lağvedilmiş olan örgüt. Eğer Güneydoğu’da gazetecilik yapıyorsanız kendini feshetmiş örgüt propagandası yapmaktan tutuklanıyorsunuz.” dedi.
Türkiye’nin Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasından 159. sırada yer aldığını da belirterek “Bu kocaman bir ayıp tablosudur: Döktüğünüz diller bu ayıbı örtemez” diye devam etti.
Çandar, Meclis’in denetim görevini yerine getirmesi gerektiğini belirterek, basın özgürlüğüne ilişkin araştırma önergesinin kabul edilmesi çağrısında bulundu. Ancak önergenin, daha önce benzerlerinde olduğu gibi reddedilmesini beklediğini söyleyerek konuşmasını bitirdi.

3 MAYIS DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ
Türkiye basın özgürlüğünde dünyanın en kötü 22. ülkesi
(HA)







