10 Ekim Ankara Katliamına ilişkin adalet arayışı sürerken, Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) tartışma yaratan bir karar geldi.

AYM'den 10 Ekim Ankara Gar Katliamı kararı: "Yaşam hakkı ihlal edilmedi"
Mahkeme, katliama ilişkin ceza yargılamasında verilen 3 Ağustos 2018 tarihli karara karşı 239 katılan adına yapılan bireysel başvuruyu "kabul edilemez" buldu.
"Açık bir ihlal bulunmuyor"
Evrensel’den Okan Evrim’in haberine göre, AYM’nin 25 Nisan 2026 tarihinde tebliğ edilen kararında, başvurunun yalnızca bireysel başvuru sınırları ve sunulan belgeler çerçevesinde incelendiği belirtildi.
Kararda, Anayasa’nın 17. maddesi kapsamında devletin yaşam hakkına ilişkin yükümlülükleri bakımından "açık bir ihlal bulunmadığı" ifade edildi.
"Yargılama eksik yürütüldü"
Ankara’da 10 Ekim 2015’te IŞİD tarafından düzenlenen saldırıda 103 kişi yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Davada tutuklu sanıklardan 9’u "anayasal düzeni ihlal", "kasten öldürme" ve "öldürmeye teşebbüs" suçlarından ağırlaştırılmış cezalara çarptırılırken; diğer sanıklar "terör örgütü yöneticiliği ve üyeliği" ile çeşitli suçlardan hüküm giymişti.
Başvuruyu yapan avukatlar ise yargılama sürecinin eksik yürütüldüğünü belirtti. Başvuruda, saldırı öncesinde istihbarat birimlerinin olası eyleme dair bilgi sahibi olduğu, ancak gerekli önlemlerin alınmadığı; bazı kamu görevlilerinin sorumluluğunun ise araştırılmadığı vurgulandı. İçişleri Bakanlığı raporları, teknik takip kayıtları ve tanık beyanlarının yeterince değerlendirilmediği de dile getirildi.
"İnsanlık suçu gözardı edildi"
10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, karara tepki göstererek, AYM’nin değerlendirmesinin "gerekçesiz ve hukuki temelden yoksun" olduğunu belirtti. Açıklamada, kararın kamu görevlilerinin sorumluluğunu ve katliamın insanlığa karşı suç niteliğini göz ardı ettiği ifade edildi.
Komisyon ayrıca, Gaziantep Emniyeti’nde görevli bazı yetkililer hakkında yeni soruşturmaların başlatıldığı bir dönemde verilen kararın “düşündürücü” olduğunu ifade etti. Açıklamada, katliamın tüm sorumlularının yargı önünde hesap vermesi için hukuki mücadelenin sürdürüleceği vurgulandı.
(AB)










