Ağır cezalar suça sürüklenen çocukları nasıl etkiliyor?
AKP milletvekillerinin 14 Temmuz’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, çocuk adalet sisteminde cezalandırıcı uygulamaları genişleten hükümler içeriyor.
Teklif, kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarında, 15-18 yaş grubundaki çocuklara uygulanan yaş küçüklüğü indiriminin belirli koşullarda hâkim tarafından uygulanmamasına olanak tanıyor. Düzenleme yasalaşırsa, bu çocuklar hakkında yetişkinler için öngörülen müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları gündeme gelebilecek.
Teklif ayrıca çocuk hükümlülerin cezalarının infazına çocuk eğitimevleri yerine kapalı çocuk ceza infaz kurumlarında başlamasını, eğitimevine geçişin ise iyi hâl değerlendirmesine bağlanmasını öngörüyor. Buna karşın uluslararası çocuk hakları standartları, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasının son çare olarak ve mümkün olan en kısa süreyle uygulanması gerektiğini belirtiyor.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“İçeride devlet yok, birbirini yakanları gördüm”
Uluslararası standartlar: Özgürlüğünden yoksun bırakma son çare olmalı
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ve BM Çocuk Hakları Komitesinin 24 No’lu Genel Yorumu, çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasının son çare ve mümkün olan en kısa süreyle uygulanmasını; yönlendirme, onarıcı adalet ve toplum temelli seçeneklere öncelik verilmesini öngörüyor. Avrupa Konseyi standartları da aynı yaklaşımı benimsiyor.
Avrupa Birliği'nin (AB) suça sürüklenen çocuklara yönelik politikaları da rehabilitasyon ve çocukların topluma yeniden kazandırılmasına odaklanıyor. Cezalandırmaktan çok eğiterek tekrardan topluma kazandırmayı amaçlayan programlar ile rehabilitasyonu amaçlayan AB ülkeleri genel olarak aynı tutumda.
Bununla birlikte bazı istisnalar da mevcut. Uluslararası Çocuk Hakları Ağı'nın (CRIN) 2013 tarihli araştırması, o tarihte Kıbrıs Cumhuriyeti, Fransa ve Birleşik Krallık mevzuatlarında çocuklar için farklı biçimlerde müebbet hapis cezasının bulunduğunu belirtiyor. Fransa, çocuklar için müebbet hapis cezasını 2016’da kaldırdı.
Danimarka, 2010’da cezai sorumluluk yaşını 15’ten 14’e indirdi. Yaklaşık 20 ay yürürlükte kalan uygulama daha sonra kaldırıldı. Düzenlemeyi inceleyen araştırmacılar, yaş sınırının düşürülmesinin çocuk suçluluğu üzerinde caydırıcı bir etkisi olmadığını ortaya koydu.
İsveç hükümeti, önce cezai sorumluluk yaşını belirli ağır suçlar bakımından 13’e indirmeyi planladı. Temmuz 2026’da sunulan güncel teklifte ise alt sınır 14 olarak belirlendi. Teklif, cinayet ve ağırlaştırılmış cinsel saldırı gibi ceza alt sınırı en az dört yıl olan suçları kapsıyor.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR ANLATIYOR
“13 yaşında cezaevine girdim, herkes bize dışardan bakıyor bir de içerden baksınlar”
ABD'de ortak bir yaş sınırı yok
Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) çocukların ceza sorumluluğu için ülke genelinde geçerli tek bir yaş sınırı bulunmuyor. Yaş sınırları eyaletlere göre değişirken çocuklar çoğunlukla 18 yaşına kadar çocuk adalet sistemi kapsamında değerlendiriliyor. Ağır suçlarda ise bazı çocuklar yetişkin mahkemelerinde yargılanabiliyor.
Eyaletlerin neredeyse yarısında ise çocukların ceza sorumluluğu için belirlenmiş bir yaş sınırı bulunmuyor. Bu durum, çok küçük yaştaki çocukların da cezai süreçlerle karşı karşıya kalabilmesine neden oluyor. Çocukların yetişkinlere yönelik cezaevlerinde tutulması ve bu süreçte rehabilitasyon olanaklarına erişip erişemedikleri ise uzun süredir eleştiriliyor.
Buna karşın ABD'de de rehabilitasyon programlarına öncelik verilmeye ve çocuk mahkumların sayısını azaltmaya yönelik adımlar atılıyor. ABD Adalet İstatistik Büro'sunun (BJS) araştırmasına göre yetişkinlere yönelik cezaevleri ve yerel tutukevlerinde tutulan çocukların sayısı 2008’de 10 bin 420 iken 2021’de 2 bin 250’ye geriledi.
“Devlet çocukları ancak suç işlediklerinde görüyor”
Hapsedilme, yeniden suça sürüklenme riskiyle ilişkilendiriliyor
Cezaları artırmanın suç oranlarını düşüreceği ilk bakışta mantıklı görünse de konuya ilişkin araştırmalar bunun aksini gösteriyor.
ABD merkezli The Sentencing Project tarafından 2023 yılında hazırlanan ve suça sürüklenen çocukların rehabilitasyonunu konu alan raporda, çocuklara ceza verilmesinin veya cezaların artırılmasının suç oranlarını azaltmadığı belirtiliyor. Rapora göre, bu tür cezalandırıcı politikalar suça sürüklenen çocukların yeniden suç işleme ihtimalini artırabiliyor.
Raporda yer verilen Seattle'da gençler üzerinde yürütülen bir araştırmaya göre, hapsedilen çocukların yetişkinlik döneminde yeniden hapsedilme olasılığının, hapsedilmeyen benzer yaştaki akranlarına kıyasla yaklaşık dört kat daha yüksek.
Bu sonuç, hapis cezasının çocukları suçtan uzaklaştırmak yerine ceza adaleti sistemiyle kalıcı bir ilişki içine sokabileceğini gösteriyor.
"Çocukları cezalandırmak değil, suça sürükleyen karanlığı sorgulamak gerekir"
Eğitimde fırsat eşitsizliği riski
Hapsedilmenin çocuklar üzerindeki etkisi yalnızca yeniden suç işleme riskiyle sınırlı değil. Cezaevinde geçirilen süre, çocukların eğitim hayatından kopmasına ve yetişkinlik dönemindeki sosyal ve ekonomik olanaklarının daralmasına da neden olabiliyor.
Aynı CRIN raporunda atıf yapılan 2019 tarihli bir başka araştırmada ise Philadelphia ve Phoenix'te ciddi suçlar nedeniyle mahkemeye sevk edilen gençlerin eğitim durumları incelendi.
Araştırmaya göre, hapsedilip daha sonra serbest bırakılan gençlerin lise mezunu olma ihtimali, hiç hapsedilmemiş benzer durumdaki akranlarının yarısından daha az. Bu durum, hapsedilmenin çocuklar arasındaki eğitim eşitsizliğini daha da derinleştirebildiğine işaret ediyor.
Bu bulgular, çocukların rehabilitasyonuna ve topluma yeniden kazandırılmasına odaklanan politikaların önemini gösteriyor.
(EY/NÖ)