Afrika’da iklim krizi: Doğal afetler, açlık ve göç riski artıyor
Küresel sera gazı emisyonlarına en az neden olan bölgelerden biri olan Afrika, iklim krizinin en ağır sonuçlarıyla karşı karşıya.
Kıta genelinde artan sıcaklıklar, uzun süreli kuraklıklar, yıkıcı seller ve aşırı hava olayları; gıda güvenliğini, su kaynaklarını ve milyonlarca insanın geçim kaynaklarını tehdit ediyor.
Uluslararası kuruluşlar, gerekli önlemler alınmadığı takdirde açlık, yoksulluk ve zorunlu göç riskinin önümüzdeki yıllarda daha da büyüyeceği uyarısında bulunuyor.
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 18'ine ev sahipliği yapan Afrika, küresel sera gazı emisyonlarının yalnızca yaklaşık yüzde 4'ünden sorumlu olmasına rağmen iklim krizinden en ağır etkilenen bölgeler arasında yer alıyor.
Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) raporunda ise kıta genelinde sıcaklıklar küresel ortalamanın üzerinde artarken kuraklık, aşırı yağışlar, seller ve sıcak hava dalgaları daha sık görüldüğü, tarımsal üretimde yaşanan düşüş ve su kaynaklarının azalma sının milyonlarca insanın yaşamını doğrudan etkilediği belirtiliyor.
İklim krizi: Afrika ülkeleri milyarlarca dolar harcamak zorunda
Kuraklık ve seller yaşam koşullarını zorlaştırıyor
Avrupa Komisyonu'nun 10 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı değerlendirmeye göre Doğu Afrika başta olmak üzere kıtanın birçok bölgesinde uzun süren kuraklık dönemleri su kaynaklarını azaltıyor ve tarımsal üretimi tehdit ediyor. Ekin veriminin düşmesi, gıda fiyatlarının yükselmesine ve milyonlarca kişinin geçim kaynaklarının zarar görmesine neden oluyor.
2024 yılında yayınlanan bir WMO raporunda ise 2030 yılına kadar Afrika'da açlık sınırının altında yaşayan yaklaşık 118 milyon kişi iklim kaynaklı doğal afetlerin etkisi altında kalacağı belirtiliyor. Raporda iklim krizinin yalnızca kuraklıkla sınırlı olmadığı, kıtanın birçok bölgesinde aşırı yağış ve sellerin de can ve mal kayıplarına yol açtığı vurgulanıyor.
Güney Afrika’da krizin faturası göçmenlere kesiliyor
İklim değişikliği göçü de hızlandıracak
İklim krizinin yol açtığı doğal afetler, milyonlarca insanı yaşadığı yerleri terk etmeye zorluyor.
Uluslararası Göç Örgütü'ne (IOM) göre Afrika'da yaşanan göç hareketlerinin önemli nedenlerinden biri iklim değişikliğine bağlı doğal afetler. Avrupa Komisyonu'nun 2020 yılında Doğu Afrika'da yaşanan sel felaketine ilişkin raporunda Sudan, Güney Sudan, Etiyopya, Somali, Kenya ve Uganda'da yaklaşık 1,2 milyon kişinin yerinden olduğu belirtiliyor.
IOM, iklim değişikliği ve buna bağlı ekonomik sorunlar nedeniyle 2050 yılına kadar 86 milyondan fazla Afrikalının göç etmek zorunda kalabileceğini öngörüyor.
ARAŞTIRMA
Zengin ve yoksullar arasındaki karbon ayakizi farkı açılıyor
Doğal afetler ekonomiyi de zorluyor
İklim değişikliğinin etkileri yalnızca insani krizlerle sınırlı kalmıyor. Avrupa Komisyonu'nun analizine göre Sahra Altı Afrika'nın iklim değişikliğine uyum sağlayabilmesi için her yıl yaklaşık 30-50 milyar dolar harcaması gerekiyor. Ekonomik zorluklarla mücadele eden birçok ülke, bu nedenle daha büyük mali baskıyla karşı karşıya kalıyor çünkü Afrika ekonomileri büyük ölçüde iklim koşullarına bağımlı sektörlerden oluşuyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) verilerine göre tarım, birçok Afrika ülkesinde nüfusun yaklaşık yüzde 60 ila yüzde 85'ine istihdam sağlıyor.
Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ise iklim değişikliğinden en fazla etkilenen sektörün tarım olduğunu belirtiyor. Kuraklık, sel ve aşırı hava olayları her yıl üretimi azaltırken ülkeler bir yandan ekonomik kayıp yaşarken diğer yandan afetlerle mücadele için milyarlarca dolar harcamak zorunda kalıyor.
Yeni El Niño dalgası sel, kuraklık ve yangın riskini büyütebilir
El Niño 2026'da riskleri artırabilir
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne (MGM) göre El Niño, Ekvatoral Doğu Pasifik Okyanusu'nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla oluşan ve küresel hava dolaşımını etkileyen bir iklim olayı.
Geçtiğimiz Mayıs ayında uzmanlar, 2026 yılında uzun yıllardır görülmeyen şiddette bir El Niño yaşanabileceği ve küresel sıcaklık rekorlarının kırılabileceği uyarısında bulundu.
FAO, Afrika'yı El Niño'dan en fazla etkilenen bölgeler arasında gösterirken WMO da bu yıl Orta Afrika'da ortalamanın üzerinde yağış nedeniyle sel riskinin artacağını, Doğu Afrika'da ise yağışların mevsim normallerinin altında kalarak kuraklığın şiddetlenebileceğini öngörüyor.
Yoksul kesimler daha fazla etkileniyor
İklim krizinin etkileri toplumun tüm kesimlerini aynı ölçüde etkilemiyor.
Ottawa Üniversitesi araştırmacısı Brodie Ramin'in kentleşme ve halk sağlığı üzerine yaptığı araştırmaya göre Sahraaltı Afrika'daki kent nüfusunun yaklaşık yüzde 72'si gecekondularda yaşıyor. Altyapı eksikliği, plansız kentleşme ve yetersiz kamu hizmetleri nedeniyle sel, sıcak hava dalgaları ve diğer afetler en çok düşük gelirli kesimleri etkiliyor. Bu nedenle iklim değişikliğinin insani maliyeti, Afrika'nın yoksul bölgelerinde çok daha ağır hissediliyor.
(EY/NÖ)