Seçtikleri isimlerle Lourenzo ile İsis iki trans müteşekkil bir çifttir.
İçine doğduğu ailenin ifadesiyle İsis çocukluğundan itibaren “efemine” tavırlarla dikkat çeken bir oğlandı. Babası dahil, ailedeki ve çevresindeki erkekler bu duruma şüpheyle bakmalarına rağmen kadınlar her zamanki gibi cinsiyet akışkanlığı yolculuğunda ona anlayışla yaklaşmayı bildiler.
Lourenzo ise daha küçücükken maskülen varlığıyla kız klişelerinden kendini çok uzak görüyordu. Ufaklığında kendisi için tertip edilmiş bir doğum günü kutlaması için annesinin ona giydirdiği süslü elbisenin asabını bozması boşuna değildi. Tüm davetliler evi doldurduktan sonra bile saatlerce odasına kendini kilitleyip insan içine çıkmaması sonunda fayda etmiş, babasının ona oğlan çocuğu kıyafetleri tedarik etmesiyle protestosunu sona erdirmişti.
Aradan belirli bir süre geçtikten sonra, Covid-19 pandemisi sırasında birbirinden uzak coğrafyalarda yaşayan iki genç kahramanımız sosyal medya aracılığıyla tanışmış, kısa zamanda kaynaşmış ve karşılaşmaya karar vermişler.
İlk görüşmelerinden itibaren adeta birbirleri için yaratıldıklarını anladıkları gibi, pek niyetleri olmamasına rağmen birdenbire kendilerini istikbalde potansiyel anne ve baba rolünde bulmuşlar.
Lakin çetrefilli dinamik Brezilya gibi bir aşk memleketinde gelişmesine rağmen, bilhassa dinci kesimlerin tepkisini doğurduğu gibi, hem bürokrasi hem de sağlık hizmetleri sektöründe tökezlemelerine yol açmış.
Ne de olsa ailenin kadın kimliğine sahip olup annelik yapması beklenen ferdi değil de erkek fiziğine ve erkek kimliğine sahip ferdin hamile kalıp dünyaya bir evlat getirmeye hazırlanması gerici zihniyete takılmış olanlar için de, sistemin bütünü için de kolay kabul edilir bir vaziyet oluşturmamış.

Ödüllü belgesel
Rio de Janeiro Beynelmilel Film Festivali'nden hem En İyi Belgesel (Pemiére Brasil – Redentor Trophy) hem de En İyi Film Müziği ödülleriyle çıkan Apolo adlı film gayet prestijli SXSW 2026’nın programında da yer aldı.
Yönetmen hanesinde filmin kahramanlarından İsis Broken ve ayrıca Tainá Müller adlarını gördüğümüz 2025 Brezilya yapımı 77 dakikalık belgesel bizi çalkantılı sürece zarafetle dahil ediyor. Filmin kahramanı olan çift senaryoya da katkıda bulunduğu için ortaya çıkan sonucun hususi dünyalarını ve ayrıca estetik anlayışlarını yansıttığı kesin.
Belgeselin tümüne hâkim olan yumuşacık ve optimist atmosfer sayesinde seyirci de moralini bozmamayı başarıyor ve mutlu sona varılacağını bildiğinden strese girmiyor.
İsis ve Lourenzo tüm sürece dair filmi doğacak oğulları Apolo için istikbale akarılacak bir belge olarak çekerken aslında çocukluklarında mahrum veya muzdarip oldukları ne varsa, sanki onları telafi etmek için kayda alıyor.
Belgeselin bazen kiçleşebilen, dramatik unsurların bir nebze abartıldığı anlatımı bir yana, gayet soğukkanlı bir sosyal spot izliyor hissine de kapılabilirsiniz. İki kahramanımızın müziğe meraklı olması sebebiyle bazı sekansları izlerken süslü bir müzik videosuna maruz kalıyormuşuz gibi de oluyor.
Belli ki kahramanlarımızın amaçlarından bir diğeri de toplumun kabul etmekte zorlandığı kendine has dinamiği mümkün olduğunca geniş kitlelere, fazla zorlamadan seyrettirmek.

Önyargılara rağmen…
Filmde birbirlerini nasıl şefkatle sarmaladıklarını gördüğümüz gibi genelde çok yakın ilişkide olmadıkları aileleriyle süreç sırasında yakınlaşmalarına da şahit oluyoruz. Bilhassa Apolo doğduktan sonra sanki bütün yaralar kapanıyor ve iki tarafın aileleleri kahramanlarımızı ve dünyaya ışık saçan bebeği bağırlarına basıyor.
Lakin başından itibaren durumla başetmekte zorlanacağını kolaylıkla tahmin edebileceğimiz bürokrasi dışında davranışları kabul edilmesi esas zor olanlar ülkenin sağlık sisteminin temsilcileri oluyor.
Trans bireylere dair önyargılar, dışlama ve ayrımcılıklar tavan yapıyor, Hipokrat Yemini adeta yok sayılıyor. Tehlike altında olan, biyolojik ebeveyninki bir yana bebeğin yaşama hakkı adeta gözardı ediliyor. Bu arada filmde bize verilen malumatın arasında, bebeği emzirme hususu dahil bilimsel verilerin de mühim yer kapladığını belirtmek lazım.
Neyse ki zorlu süreçte çifte şefkat ve profesyonellikle yaklaşan bir doktorun desteğiyle mutlu sona ulaşılıyor ve güneş gibi parlayan yüzüyle Apolo bize perdeden coşkuyla gülümsüyor.
Bilhassa Apolo’yu rahminde taşıyan Lourenzo’yu korkutup doğumu tehlikeye sokan, şiddete meyilli geri kafalıların iflah olması için hepimize düşen görev ise gezegen çapında istikrarlı bir eğitim misyonerliği olsa gerek!
(RL/EMK)







